Aysın Komitgan'ın sunduğu Gün'Aysın programının bugünkü konuğu Atatürkçü Düşünce Derneği Bursa Şube Başkanı Gürhan Akdoğan oldu. Akdoğan, "100. Yılda hala bir marş yapamadık, 10. Yıl marşıyla övünüyoruz" dedi.
HABER MERKEZİ / BURSADA BUGÜN
Gün'Aysın programının bugünkü konuğu Atatürkçü Düşünce Derneği Bursa Şube Başkanı Gürhan Akdoğan oldu.
Atatürkçü Düşünce Derneği Bursa Şube Başkanı Gürhan Akdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle;
Birinci yılımız doldu. Göreve geldiğimizde ben arkadaşlarımla oturdum ne yapabiliriz diye düşünürken ilk olarak bulunmayan bir şey gerçekleştirelim, bir kurumsallaştırma yaratalım dedik. Koltuğa güç veren olalım koltuktan güç alan olmayalım dedik. Kurumsal çalışmalarına ağırlık verdik. Çünkü kurumsallaşmayınca geleceği bir şey devredemiyoruz ve geçmişten bir şey alamıyorsunuz. Dolayısıyla her yeni gelen yeni bir şey yapıyor ama ömrü yetmiyor ve yarım kalıyor. Kurumsallaşma çalışmalarımız en ağır çalışmalarımızdı. Somuta inersek biz üye sayısını ilk 5 ayda yüzde 100 arttırdık. 1 yıl içinde Türkiye'de 60 bin üyesi bulunan en güçlü örgüt ve 354 şubesi var. Bu şubeler arasında üye yapma olayında birinci sıradayız. Bize en yakın Şişli şubesiydi onun bile 174 üye kaydı vardı. Biz bu kentte 300'e yakın üye yaptık. Fakat hala yeterli değil üye sayımızı daha da artıracağız. Üye de aktif üye olması lazım. Bursiyer sayımızı yüzde 80 artırdık. Öğrencilerimize burs veriyoruz, bu verdiğimiz bursun ücretini de yine yüzde 70 ila 80 arasında arttırdık. Bu zorlu şartlar içinde çocuklarımızı okutmaya çalışıyoruz. Atatürkçü Düşünce Derneği bir şey söylediği zaman kamuoyunda yer etsin ve bundan sonra Kemalist ideolojisiyle, Cumhuriyet'in devrimlerine karşı duruş olduğu takdirde 'Atatürkçü Düşünce Derneği ne der?' diye endişe etsin istedik ama savunanlar 'Arkamızda Atatürkçü Düşünce Derneği var' diye hissetsinler istedik.
"ÖLDÜRÜLMELERİNİN TEK NEDENİ ATATÜRKÇÜ OLMALARIYDI"
Atatürkçü Düşünce Derneği bana göre Atatürk Severler Derneği değil. Atatürk'ün düşünce sistemine, Kemalist felsefe, Kemalist ideolojiyi sahiplenen, onu geliştiren, onu devrim teorisinde ifade ettiği gibi kendini yeniçağa uyduran ama ana unsurlarından taviz vermeyen yapıyı kamuoyuna yansıtmak ve bu görevi misyon edinmiş bir dernektir. Maalesef bu derneği kuranlar, 50 yiğit Yurtseven insanlar Atatürkçülüğün içerden ve dışarından büyük tehdit altında olduğunu hissetmişler ve amaç maddesine yazarak bu derneği kurmuşlar. Dernek kurulduktan 8 ay sonra laiklik bildirisini hazırlarken Muammer Aksoy haince katledildi. Onun ardından yine bir 8 ay sonra bir diğer kurucumuz Bahriye Üçok'u katlettiler. 3 yıl sonra Uğur Mumcu katledildi. Bunların dönemlerde bir tek özelliği vardı ve öldürülmelerinin tek nedeni Atatürkçü olmalarıydı. Atatürkçülük sadece bir kalıba sığdırarak yürütülecek bir şey değildir. Biz bu kente her zaman söyleyecek bir söz bulacağız.
"BUGÜNE KADAR BU KENT ÇOK KÖTÜ YÖNETİLDİ"
Yerel yönetimler de bizim işimiz, bizim sahiplenmemiz gerekiyor. Mustafa Kemal Atatürk'ün o temel ideolojisinden beslenmeyen hiçbir şey Türkiye'de yürümüyor. Bugün tek çözüm o kutup yıldızı Mustafa Kemal Atatürk'e bakarak olmalı. 100 yıl önce söylediği şeyler geçerli. Dolayısıyla bu manifestoyu hazırlarken biz baktık ki bugüne kadar bu kent çok kötü yönetildi. Adaylar sosyal medyalarındaki paylaşımlarında yeşil rengi kullanıyorlar. Hemen yeşil bir Bursaspor atkısı takıyorlar. O atkıyı takarak o paylaşımlarda yeşil rengi kullanarak Bursa'yı yeşil yapamazsınız. Bursa gri bir Bursa oldu. Madem adaylar böyle bir yola çıkıyorlar, çıkarken de biz onlara kentli ve Atatürkçüler olarak 'Nasıl bir kent istiyoruz, ne yapmaları gerekiyor?' bunu yapalım istedik. 17 kişilik bir komisyon oluşturduk. Normalde bir manifesto 2 ya da 3 sayfalıktır ama biz öyle yapmadık. 30 sayfalık bir metin hazırladık. Bu bir el kitabı olarak belediye başkan adaylarının ve yerel yöneticilerin hepsinin okuması gereken bir başucu kitabı oldu.
"100. YILDA HALA BİR MARŞ YAPAMADIK, 10. YIL MARŞIYLA ÖVÜNÜYORUZ"
Bulunduğum her alanda bundan böyle kenti en doğusundan, en batısına kadar bütün yerel yönetimleri bu rant ve uygun olmayan projelerin takipçisi olacağız. Katılımcılık, şeffaflık, denetlene bilirlik, hesap verilebilirlik gibi yapıların olmadığı bir ortamda siz istediğinizi yapabilirsiniz. Öyle de oluyor. Siyasetin finansmanı 30 bin TL ücret alan genç bir adam büyükşehirde belediye başkan adayı olabilir mi? 2-3 metrelik pankart için 2 bin 500 TL para veriyorsunuz. Ben bunu sorgulamayacağım da neyin sorgulayacağım? Bu kentin her yurttaşı bunu sorgulamak zorunda. 100. Yılda hala bir marş yapamadık, 10. Yıl marşıyla övünüyoruz. 90 yılda bu kent nasıl bu hale geldi? Bu sorgulamayacak mıyız, bunu sormayacak mıyız? Bunları sorgulamadan biz geleceği kurtaramayız.
Bursa Bölge, 2024.03.04 12:14