BALYOZ Darbe Planı adıyla bilinen 'darbeye teşebbüs iddiasıyla' açılan dava sonunda müebbete kadar çeşitli hapis cezalarına çarptırılan emekli ve muvazzaf amiral ve yüksek rütbeli subayların eş ve yakınlarının cumartesi günleri Gölcük'te 'sessiz çığlık' adı altında düzenlediği protestoya, CHP Kocaeli Milletvekili Hurşit Güneş de destek verdi.
Güneş burada yaptığı açıklamada, 'Balyoz' ve 'Ergenekon' diye bilinen davalarda adaletin ihlal edildiğini belirterek, "Terörizmin başı olan kişi ile müzakere eden, bir barış müzakeresi yapan hükümet terörle mücadele etmiş olan subaylarını eğer hapiste tutuyorsa, kendi vicdanlarında önemli bir sorumluluğu da beraberlerinde taşıyorlar. Yani bunu nasıl kaldırıyorlar, vicdanları bunu nasıl kaldırıyor, bunu anlamış değilim" dedi.
Kocaeli'nin Gölcük İlçesi'nin Değirmendere semtinde Cumhuriyet Meydanı'ndaki Atatürk Anıtı önünde gerçekleştirilen 'Sessiz Çığlık' buluşmasına bugün de 200 kadar, tutukluların eş ve çocukları ile anne ve babaları, arkadaşları katıldı. Atatürkçü Düşünce Derneği'nin de destek verdiği 'Sessiz çığlık' buluşmasında açıklama yapan Hurşit Güneş, bu davalarda hukuk ihlali olduğunu belirterek şunları söyledi:
"Her hafta bu etkinlikle mağdur aileler ile toplum bu çığlıği dile getirmeye çalışıyorlar. Biliyorsunuz Pazartesi günü de CHP Silivri'de bir etkinlik yapacak. Davaları izlemeye çalışıyor. Ben de gerek Balyoz, gerek Ergenekon davasını Silivri'de gitip bizzat izlemiştim. Silivri'de tutuklularla görüşmüştüm. Önemli bir adalet ihlali var bu davalarda. Adalet katlediliyor. Şu anlamda adalet katlediliyor. Birisi, haksız yere insanlar hapislerde çürüyor."
'VİCDANLAR BUNU NASIL KALDIRIYOR?'
Hurşit Güneş açıklamasında, bu davalarda yargılanan komutanların önemli bir kısmının terörden yargılandığını da belirterek, "Bu davaların şüpheli olduğu, kuşkulu olduğu, sadece bu davalardaki müdafiler ve avukatlar tarafından dile getirilmiyor. Birçok insan tarafından dile getiriliyor. Bu davalar haksız. Unutmayalım, yargılanan komutanların önemli bir kısmı terörden dolayı yargılanıyor. Bugün terörün, terörizmin başı olan kişi ile müzakere eden hükümet, bir barış müzakeresi yapan hükümet, terörle mücadele etmiş olan subaylarını eğer hapiste tutuyorsa, kendi vicdanlarında önemli bir sorumluluğu da beraberlerinde taşıyorlar. Yani bunu nasıl kaldırıyorlar, vicdanları bunu nasıl kaldırıyor bunu anlamış değilim. Eğer gerçekten Türkiye 30 yıldır teröre çok insanını kurban verdiyse, onların kurban olmaması için teröre karşı mücadele etmiş subaylarımızın terörden dolayı içerde bulunması affedilir bir şey değil, anlaşılır bir şey değil. İnsanlar bundan dolayı insan ediyor, çığlık içindeler" diye konuştu.
DÖRT SİYASİ PARTİ UZLAŞMALIYDI
Hurşit Güneş, akil adamlar konusunda ise şunları söyledi:
"Yanlış kurulmuş bir yer. Hükümet ilan ediyor, hükümet belirliyor, hükümetin istediği doğrultuda çıkıp topluma birşeyler anlatmaya çalışıyorlar. Bunlar hükümetin temsilcisi pozisyonunda. CHP'nin önerisi şuydu. 'Eğer gerçekten terörü durdurmak istiyorsak, bir akil adamlar niyeti oluşturmak istiyorsak, bunu TBMM'deki dört siyasi parti uzlaşarak oluşturmalı ve bunlar topluma gidip anlatmak yerine önce çözümü bulmak tartışmak değerlendirmesi gerekir' demiştik. Bu olmadı, hükümet kendi temsilcilerini seçti, onları çeşitli yerlere yollayacak. Hükümetin temsilcileridir bunlar. Bu, parlamentonun kendisinin, bu siyal oluşumunun getirdiği temsilciler değil bunlar. Biz onu istedik. Yani 4 siyasi parti, BDP de dahil AKP'de dahil ve biz CHP. Dört siyasi parti akil adamları uzlaşarak oluşturalım ve bunlar teröre karşı çözüm yolunu bulsunlar demiştik. Hükümet bunu sevmedi, bunu istemedi. Zaten bu hükümetin mantalitesi de o. Nedir, 'kendi temsilcilerimi koyayım, tayin ettiğim kişileri koyayım, benim politikamı savunsunlar' Peki neyi savunacaklar? Neyi anlatacaklar. Nedir bu süreç. Bileni var mı?"
'SİLAHI TÜMÜYLE BIRAKMIYORLAR'
Hurşit Güneş, Türkiye'de barış ve huzur olmasını herkesin istediğini de belirttiği açıklamasında "Hepimiz istiyoruz Türkiye'de huzur olsun, barış olsun, terör dursun diye. Peki nasıl oluyor bu? Neden PKK birdenbire silah bırakma kararı aldı? Daha doğrusu, silah bırakma kararı almadı. Türkiye'nin içinde silah sıkanlar silahı bırakıp Kandil'e çıkma kararı içindeler. Silahı tümüyle bırakmıyorlar. Bu nasıl oldu hiçbir bilgimiz yok. Sadece desteklememiz isteniyor. Karşılıklık desteklememiz isteniyor. Bilmeden desteklememiz isteniyor. Ama öte yandan teröre karşı mücadele etmiş insanlar içerde ömür boyu müebbet yatıyorlar. Bunu anlamak mümkün değil. Burası da bu isyanın yeri"
6 YAŞINDAKİ BERAY'IN ÇIĞLIĞI
Sessiz çığlık buluşmasında tutuklu eşlerinden Saadet Tezcan yaptığı konuşmada, bu tutuklamaların haksız yapıldığını belirtirken, yine tutuklulardan Kurmay Albay Baybars Küçükatay'ın 6 yaşındaki kızı Beray'ın sesi titreyerek babasını özlediğini söylemesi herkesi duygulandırdı. Küçük Beray, sesi titreyerek, "Ben Kurmay Albay Baybars Küçükatay'ın kızıyım. Babamın eve gelmesini istiyorum. Babam çok uzun zamandır yok. Ben artık eve gelmesini istiyorum. Çok özlüyorum onu, hiç gelmiyor eve. Evimize hiç gelmiyor. Gece, akşam gündüz hiç gelmiyor" dedi. Ağlamaklı olan ve sesi tirteyen küçük Beray daha fazla konuşamayarak megafonun mikrofonu yanındakilere verdi.
Sessis Çığlık buluşması, pazartesi günü Silivre'de yapılacak duruşma öncesi orada buluşmak üzere son buldu.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Siyaset, 2013.04.06 16:14