Yeşim Mutlu
kosucu_yesim@hotmail.com
Artık takvimler değil, leylekler haber verir baharı
27 Şubat 2026 Cuma, 15:43
Her yıl olduğu gibi bu yıl da Yaren leyleğin geldiği haberini aldık. Bana göre bu, sıradan bir doğa olayı değil; insanlık adına farklı anlamlar taşıyan, sadece bir leylek hikâyesi olarak görülemeyecek özel bir hadise.
Aslında birçok içsel anlam barındırıyor. Neden özellikle aynı kişiye, aynı zamanlarda geliyor? Saat ve zaman kavramını sorgulamadan bize nasıl bu düzeni yaşatıyor? Ben bunu, özünde derin anlamlar taşıyan bir kavuşma olarak görüyorum. Baharın gelişi yalnızca yaprakların açması, havanın ısınması ya da hafif rüzgârların esmesi değildir. Pandemi sonrası baharın ve yaz aylarının kıymetini daha iyi anladık. Soğuk günlerde kendimizi kapalı alanlara hapsederken, güzel havaların bir an önce gelmesini umut ederek yaşadık. Ama yine biz insanoğlu, yaz geldiğinde "Bu ne sıcak?" diye yakınmayı da ihmal etmeyeceğiz. Yine de beklemek başlı başına heyecan verici.
Baharın gelişini artık sadece teknolojiden ya da takvim yapraklarından öğrenmiyoruz; Yaren leylek adeta bize haberci oluyor. Baharı en iyi, gökyüzünden gelen bir kanat sesi müjdeliyor. Her yıl aynı zamanda, aynı yere dönüşünü nasıl başarıyor diye sorarsanız; bunun cevabı içgüdü ve sadakatte saklı. Kışın sessizliğini ve kasvetini geride bırakan Yaren leylek, kıyıda sabahın erken saatlerine alışkın balıkçılar ve gökyüzüne bakmayı unutmayan birkaç insan için bir umut olur. Çünkü bilirler; bazı misafirler takvime bakmaz. Onlar zamanı kalpleriyle ölçer ve pusulaları akıl değil, bağlılıktır.
Bizler hayatın telaşında sürüklenip giderken doğa her zaman kendini hatırlatır. Şehirlerin hızında günleri ve ayları birbirine karıştırırken; doğa sözünü tutmaya devam eder. Doğada zaman ne gecikir ne de vazgeçer. Rüzgâr değişse de yollar uzasa da o geri gelir. Bu bekleyiş artık sıradan bir bekleyiş değil, bir inanç meselesine dönüşmüştür.
Şehirlerde bahar çoğu zaman fark edilmeden gelir. Beton duvarların arasında ağaçların ne zaman çiçek açtığını bile kaçırırız. Ama göl kıyısında durum farklıdır. Orada mevsim değişimi bir haberdir, bir buluşmadır; neredeyse bir bayramdır. Çünkü doğa hâlâ insanla konuşmaktadır, yeter ki dinlemeyi bilelim.
Yaren leylek aslında bize unuttuğumuz sabrı da öğretti. Modern hayat beklemeyi unutturdu çünkü. Her şeyin hemen olmasını istiyoruz: mesajlar anında gelsin, yollar kısa sürsün, mevsimler bile hızlı geçsin istiyoruz. Oysa beklemek de anlamlı değil midir?
Yazarın Diğer Yazıları
Altın düşüyor, konut satışları hareketleniyor
05 Haziran 2026 Cuma, 13:57
9 gün bayram
01 Haziran 2026 Pazartesi, 09:31
Kiracı Skor Sistemi Çözüm Olur mu?
21 Mayıs 2026 Perşembe, 11:25
Enerji sınıfına göre konut kredileri avantajlı mı?
18 Mayıs 2026 Pazartesi, 09:30
10 çocuk mu?
08 Mayıs 2026 Cuma, 15:10
İşçisin sen, işçi kal
01 Mayıs 2026 Cuma, 16:33
Çocuk bayramlarının tadı kalmadı
24 Nisan 2026 Cuma, 13:21
Okullar güvenli değil mi?
17 Nisan 2026 Cuma, 18:21
Tüketimin sessiz yüzü
08 Nisan 2026 Çarşamba, 09:35
Küçük bir an
07 Nisan 2026 Salı, 12:42