Prof. Dr. Murat Taş
Yatay mı dikey mi? Yatay mı mimari?
11 Ekim 2026 Pazar, 22:56
Evet evet mimariden söz ediyorum. Bir yatay mimari, dikey mimari tartışması almış başını gidiyor.
Herşeyden önce şunu ifade etmek isterim. Mimarinin yatayı, dikeyi olmaz. Mimaride az katlı bina, yada tam aksine çok katlı yüksek bina vardır. Az katlı bina, arazi büyüklüğünün daha müsait olduğu yerlerde genellikle şehir merkezine uzak bölgelerde daha az sayıda insanın rahatça yaşayabilmesi için belirlenen düşük nüfus yoğunluğu hedeflenmiş bir yaşam alanını tarif eder. Şehir merkezi diye belirlenen arazi büyüklüğü imkanlarının daha kısıtlı olduğu yerlerde ve daha çok sayıda insanın bir arada olduğu daha sıkışık yaşam alanları için yüksek binalar da yapılabilir. Burada ihtiyaca göre en uygun yerleşim planı ve mimari çözümlerin yapılabilmesi önemlidir. Bunu da çok basit bir matematiksel işlemle çözermiş gibi bir hesap yapamazsınız. Bu işi bu konuda iyi eğitim almış uzman mimar ve mimarların öncülüğünde çalışan diğer plancı ve tasarımcıların yapması gerekir. Bir şehrin yerleşim düzeni ve mimarisinin nasıl olması gerektiğini yaptığı işten sadece para kazanmak isteyen bir emlakçıya, bir gayrimenkul yatırımcısına, bir müteahhitlik firmasına yada inşaat işleri ile uğraşan bir meslek grubu temsilcisine bırakamazsınız. Bu, çok yönlü teknik, bilimsel, sosyo kültürel ve ekonomik yönleri olan uzmanlık gerektiren bir iştir ve kesinlikle bu işi uzman mimar ve plancılar yapmalıdır.
Bırakın Bursa merkezini hemen tüm ilçelerimizde, kırsal bölgelerimizde bile sanki büyük bir şehir merkeziymişçesine yüksek ve yoğun binalar yapılmakta. Ne oluyoruz, nedir bu ısrar? Bir de hepsi malesef çirkin binalar. Bina demeye bile dilim varmıyor, zira hepsi bir inşaat yığını adeta. Artık şu inşaat yapma sevdasından bir an önce vazgeçmemiz gerekiyor. Arazinin çok da müsait olduğu rahat yerleşim düzenleri yapma imkanı varken bile bu yerlerde hala bitişik nizam, neredeyse tüm parselin tamamının binaya ayrıldığı bir yerleşim düzeni tercih etmek, planlamak, en sade anlatımla sağlıksız, yaşam için elverişli olmayan inşaat ve bina yığınları yapmaktan başka birşey değidir. Hele bir de birçok şehrimizde malesef kendi kendine durduğu yerde yıkılan, çöken binalar olduğunu görmek ve can kayıpları yaşamak bu çağda bizim toplulumuza hiç yakışmıyor. Şehrin yerleşim kararlarını, binaların nasıl olmasını gerektiğini artık iyi yetişmiş mimarlara bırakma zamanı çoktan geldi. Şehirlerimizi de binalarımızı da artık insan yaşamının en iyi olacağı şekli ile tasarlama ve yapma işini mimarlar yapmalıdır. Ancak sadece bir mimar şehrin yerleşimini ve imarını aralarında farklı uzmanlıkları olan birçok kişi, kurum ve kuruluşla çok yönlü ilişkiler kurarak en uygun şekilde yapabilir.
İster adına kentsel dönüşüm deyin, ister yenileme deyin, isterseniz yeni kentsel yerleşim alanları deyin ve isterseniz de en teknolojiğinden hatta en organizesinden tutun da küçük-orta-büyük ölçekli sanayi alanları bölgesi deyin bunların planlanmasını, tasarlanmasının, yapılmasını uzman mimar, plancı, mühendis ve tasarımcılara bırakın.
Bir sonraki yazımda buluşmak dileğiyle sağlıcakla kalın, sevgiyle kalın, güvenle kalın, Allah'a emanet olun.
Yazarın Diğer Yazıları
Mimarlık herkes için önemli ve gereklidir
04 Ekim 2026 Pazar, 21:16
Mimari estetikten daha fazlasıdır...
27 Eylül 2026 Pazar, 21:21
Zengin gecekondusu...
20 Eylül 2026 Pazar, 22:48
Bursa'nın emsal hesabı...
13 Eylül 2026 Pazar, 22:30
Bursamızın huzur dolu mekanları
06 Eylül 2026 Pazar, 21:36
Bursa'mızda masada kalan projeler...
31 Ağustos 2026 Pazartesi, 12:20
Bursamızda KOBİ'ler gerçekten taşınabilecek mi?
16 Ağustos 2026 Pazar, 21:52
Herkes zirvelerde geziyor
10 Ağustos 2026 Pazartesi, 09:08
Tarihi çarşı ve geleneksel hanlardan modern AVM'lere: Bursamızın alışveriş mekanları
02 Ağustos 2026 Pazar, 22:12
Bursamızda yaşamın ev mimarisine yansıması Bursa evleri
26 Temmuz 2026 Pazar, 23:09