Hasan Boztürk
hasanbozturk@hotmail.com
Dağ Yöresi özeleştiri yapıyor mu? Dağ ilçelerine önce dağlılar sahip çıkmalı
10 Mart 2026 Salı, 15:52
Özellikle vurgulamak istiyoruz.
Ve gözden kaçan bu durumu gündeme getirmek istiyoruz.
Ya da söyleyeceklerimiz biliniyor olsa bile yüzleşmekten uzak durulmasına yönelik bir hatırlatma yapmak istiyoruz.
Konu oldukça açık.
Oldukça net.
Yani itiraz edilecek bir da yok aslında.
Daha yöresini sürekli konuşuyoruz, ediyoruz, gündeme getiriyoruz ama "önce biz ne yapıyoruz" diye sorgulamıyoruz.
Sorgulayalım istiyoruz.
Konuyu biraz daha açalım...
Başlıktan da kısmen anlaşılacağı üzere dağ yöresine ilişkin yıllardır hizmet beklentisini dile getiriyoruz.
Doğru.
Haklı bir çağrı.
Ancak bir noktayı atlıyoruz.
Dağ yöresinin nüfusu ne yazık ki şehre göçlerle birlikte iyice azalmış durumda.
Kimi köylerde sıfıra inen ya da birkaç kişiye düşen nüfus kayıtları söz konusu.
Güncel nüfusları bakalım isterseniz.
En fazla nüfusa sahip olan ilçe geçmişten beri Orhaneli.
İlçenin nüfusu 19.000 civarı.
Bir nevi dağ yöresinin merkezi konumunda bulunmakta.
Keles'in nüfusu yaklaşık 11.000.
Büyükorhan'ın nüfusu 9 binin üzerinde.
Harmancık ise 6 binin üzerinde bir nüfusa sahip.
Bu yörelerde doğmuş ya da bu ilçelerle bağlantılı olarak kent merkezinde yaşayan nüfus ise tam olarak tespit edilemese de yüzbinlerle ifade edilmekte.
Bursa'da kamuda da iş dünyasında da siyasette de hemen her alanda etkililer.
Hemen her ortamda söylediğimiz gibi dağ yöresi insanı Balkan ve Rumeli göçmenleri gibi Bursa'nın çimentosu görevini üstlenmekte.
Bursa'ya göç etmiş Anadolu'nun tüm yöresinden gelen hemşerilerimizle kaynaşmamızı sağlamakta.
Bu manada DAĞ-DER önemli bir noktada bulunmakta.
DAĞ-DER'i yorumlarken özellikle şu hususu dile getiriyoruz.
Ve DAĞ-DER'i salt dağ yöresinin sorunlarını gündeme getiren ya da dağ yöresinin kültürünü yaşatan bir noktada görmüyoruz.
Kamu yararına çalışan dernek statüsünden de anlaşılacağa üzere önemli bir sivil toplum kuruluşu olarak Bursa'nın değeri olarak konumlandırıyoruz.
DAĞ-DER'in de geçmişten günümüze politik malzeme yapılmaması gerektiğini dile getiriyor ve herhangi bir parti ya da ismin arka bahçesi olarak görülemeyeceğini anlatıyoruz.
DAĞ-DER yöneticilerinin de bu bilinçle hareket etmesi gerektiğine inanıyoruz.
Gerek söylemleri gerekse duruşlarıyla bunu hissettirmeleri gerektiğini düşünüyoruz.
Geçmişten günümüze kimi zaman aksi örnekler gündeme gelse de genel itibariyle bu anlayışla hareket edildiğini gözlemliyoruz.
Yukarıdaki nüfus örnekleriyle devam ettiğimizde yerel yönetimlerin gelir kaynakları açısından önemli bir kalem olduğunu hatırlatmak istiyoruz.
Daha doğrusu bir belediyenin gelir kalemleri arasında öncelikli olarak nüfus sayılarının önemli olduğunu dile getirmek istiyoruz.
Dağ yöresinde yaşayan yaklaşık 45.000 nüfus üzerinden bir gelir kalemi oluştuğunu vurguluyoruz.
Bu bağlamda da hizmetlerin yetersiz olduğunu düşünerek gerek merkezi idare gerekse de Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere girişimlerde bulunuyoruz.
Ancak bir şeyi atlıyoruz.
Kent merkezinde yaşayan 100 binlerce dağ yöresi insanının hepsi olmasa bile bir kısmının ikametlerini dağ yöresini almayı bir türlü hayata geçiremiyoruz.
Zaten sözünü ettiğimiz kentte yaşayan hemşerilerimizin önemli bir bölümünün dağ yöresinde de evleri bulunmakta.
Yani ikamet taşıma bu açıdan zor değil.
Dolayısıyla bir öz eleştiri yapma zamanı çoktan geldi, geçiyor bile.
Dağ yöresine önce dağ insana sahip çıkmalı.
Bu konuda sahip çıkılmalı.
Kent merkezinde yaşayan dağ yöresi insanın en azından bir bölümünün ikametlerini taşımaları halinde ilçe belediyelerinin gelirleri artmış olacak, bu da bir sinerji ortaya çıkarmış olacak.
Zaten kent merkezinden dağ yöresine ulaşım her geçen gün daha iyi hale gelmekte.
Bu da yeni yatırımların söz konusu 4 ilçeye gelmesiyle ilgili avantaj ortaya koymakta.
Yatırım demişken, özellikle vurgulamak istediğimiz husus da çevreye duyarlı dağ yöresinin özüne zarar vermeyecek nitelikte olması son derece önemli olacaktır.
Cezaevi yapılması hadisesi ayrı bir tartışma konusu olmakla birlikte bu yazıda özellikle vurgulamak istediğimiz husus nüfus sayısının değişmesiyle alakalı.
Sonuç olarak ifade etmek istediğimiz konu dağ yöresine öncelikle daha yöresi halkının sahip çıkması.
Oluşacak sinerjiyle birlikte tüm yönleriyle kent yönetimi ve merkezi yönetimin daha fazla ilgi göstermesi için fırsat olması.
DAĞ-DER'in de bu minvalde çağrı yapması ve bir eylem planıyla hareket etmesi önemli olacaktır.
Yazarın Diğer Yazıları
Büyükşehir'in yeni dönemi ve acil konular
05 Nisan 2026 Pazar, 17:59
Bursa'da kritik dönemeç! Gözler pazar gününde
06 Mart 2026 Cuma, 15:21
Esnaf odalarında değişim sinyali mi? Değişim oldu ama zirve rakipsiz gibi
01 Mart 2026 Pazar, 00:16
5 yıl çabuk geçer; 2'si bitiyor bile...
11 Şubat 2026 Çarşamba, 19:09
CHP'nin güncel krizi / Hangi belediye başkanı yeni yuvasına geçecek?
09 Şubat 2026 Pazartesi, 22:07
En büyük seçim orada. Her hafta başkan seçiliyor
16 Ocak 2026 Cuma, 20:08
Kabine değişikliği yükleniyor!
05 Ocak 2026 Pazartesi, 19:14
Bursaspor etrafında kenetlenmeliyiz
26 Aralık 2025 Cuma, 14:41
Bursa'ya giriş dertti, çıkış da dert oldu
09 Aralık 2025 Salı, 12:35
AK Parti ve Gürkan'dan yeni hamle
05 Aralık 2025 Cuma, 16:35