Elif Didem Danacıoğlu
elifdidemdanacioglu@gmail.com
Makinede yeni çağ!
02 Ekim 2026 Cuma, 20:55
Ekonomi Köşesi'nden merhaba...
İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi'ndeydim.
MAKTEK Avrasya Fuarı'nda...
Makine ve üretim teknolojileri sektörünün önemli buluşmalarından biri...
1.000'den fazla firmanın katıldığı fuarda, sanayinin geleceğine ilişkin önemli ipuçları da var.
Çünkü artık mesele yalnızca makine satmak değil; daha hızlı üretmek, daha yüksek katma değer yaratmak ve en önemlisi de dünya ile rekabet edebilmek.
***

Fuarda Lothbrog Makine Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Akıncıoğlu ile sohbet ettik.
Bursa'da 7 yıl önce kurulan şirket, yüksek teknolojili fiber lazer makineleri, büküm makineleri, lazer kaynak makineleri modelleri ve endüstriyel üretim çözümleri alanında faaliyet gösteriyor.
MAKTEK'te geçen yıla göre yüzde 50 daha fazla makineyle yer alıyorlar. 600 metrekarelik stantta sergilenen makineler de aslında Türkiye sanayisinin nereye doğru gittiğini gösteriyor.
Lütfi Akıncıoğlu, sanayideki dönüşüme dikkat çekti.
Türkiye'de uzun yıllar üretimde giyotin makas ve apkant gibi makineler öne çıktı.
Şimdi ise CNC teknolojileri, otomasyon, robotik sistemler ve insansız çalışan makineler daha fazla konuşuluyor.
Lothbrog'un yeni hedefleri arasında CNC panel bükücüler, CNC boru kesme makineleri ve farklı segmentlerde otomatik üretim sistemleri bulunuyor.
Daha büyük makineler, daha yüksek teknoloji, daha yüksek yatırım tutarı...
Lütfi Akıncıoğlu, geçmişte 100-120 bin dolar seviyesinde olan bazı makine satışlarının bugün 250-300 bin dolara ve hatta bazı modellerde 500 bin doların üzerine çıktığını anlatıyor.
Bu rakamlar Türkiye'de sanayicinin makine yatırımında teknoloji çıtasının da yükseldiğini gösteriyor.
Bir başka dikkat çekici nokta ise insan kaynağı...
Lothbrog bugün 110 kişilik bir ekiple çalışıyor.
Lütfi Akıncıoğlu, çalışanların büyük bölümünün beyaz yakalı olduğunu ve 70'in üzerinde elektronik mühendisi istihdam ettiklerini söylüyor.
Burada klasik bir ithalatçı tanımının da yetersiz kaldığını düşünüyor.
Çünkü getirdikleri makineyi satıp kenara çekilmiyorlar. Müşterinin üreteceği ürünü analiz ediyorlar. Hangi makinenin uygun olduğunu belirliyorlar. Gerekirse özel üretim çözümü geliştiriyorlar. Sonrasında da satış sonrası hizmet veriyorlar.
Yani...
Makine satışı, danışmanlıkla başlıyor.
***
Lütfi Akıncıoğlu'nun verdiği bir başka örnek ise, Türkiye'nin ihracat rekabeti açısından önemli.
Türkiye'de üretim yapan bir firma, Avrupa veya ABD pazarında işçilik maliyetleri nedeniyle zorlanabiliyor.
Burada devreye teknoloji giriyor.Daha az işçilik, kısa üretim süresi, daha fazla otomasyon ve yüksek verimlilik...
Dolayısıyla makine yatırımı sadece bir yatırım kalemi olmaktan çıkıyor. İhracatçının rekabet gücünü belirleyen unsurlardan biri haline geliyor.
Çin konusu da sohbetimizin önemli başlıklarından biri oldu.
Lütfi Akıncıoğlu, fiber lazer teknolojisinde dünyada sınırlı sayıda üretici bulunduğuna dikkat çekiyor.
Bunların önemli bölümünün Çin'de olması nedeniyle Çin'le teknoloji alanında iş birliğinin kaçınılmaz olduğunu düşünüyor.
Ancak standart ürünlerde Çin'le fiyat üzerinden rekabet etmenin kolay olmadığını söylüyor.
Türkiye için çıkış yolunu ise farklı bir yerde görüyor: Özel projeler, know-how, mühendislik, danışmanlık, katma değer...
Yani Çin'in yüksek adetlerle ürettiği standart ürünlerle yarışmak yerine, Türkiye'nin kendi bilgi birikimini kullanarak daha özel ve yüksek katma değerli alanlara yönelmesi gerektiğini savunuyor.
***
Buradan ekonominin en çok konuşulan başlıklarından birine geliyoruz: Finansman...
Sanayicinin yatırım yapabilmesi için finansmana ihtiyacı var.Ancak yüksek maliyetli finansman, yatırım kararlarını da zorlaştırıyor.
Lütfi Akıncıoğlu, son dönemde açıklanan kredi ve destek paketlerinin doğru kanallara yönlendirilmesi halinde sanayi açısından önemli bir hareket alanı yaratabileceğini düşünüyor.
2023'te KGF ve yatırım teşvikleriyle yaşanan hareketliliği hatırlatıyor.
Beklentisi ise şu yönde: Finansman yeniden sanayiciye ulaşırsa, yatırım ve ihracat tarafında yeni bir ivme oluşabilir.
Buradaki kritik olan ise; doğru sektör, doğru yatırım, doğru firma, doğru finansman modeli ve istihdam.
***
Lothbrog olarak 2025-2026 döneminde üreticisinin belirlediği hedeflerin yüzde 20-30 üzerinde performans gösterdiklerini belirtiyor.
Yeni dönemin üzerinden henüz 20 gün geçmişken kendi hedeflerinin yüzde 12'sine ulaştıklarını söylüyor.
Yeni hedef ise büyümeyi istihdamla desteklemek!
Bu da şunu gösteriyor:Sanayide büyüme yalnızca makine sayısıyla ölçülmüyor!
İnsan kaynağı da büyümenin önemli bir parçasıdır.
Nitelikli insan kaynağı...
Sanayide eski usta-çırak ilişkisi zayıflıyor.Yeni makineler daha fazla bilgisayar, CNC, otomasyon ve elektronik bilgisi gerektiriyor.
Üniversite mezunlarının ise sahaya geldiklerinde bazı teknolojilerle ilk kez karşılaştıkları ifade ediliyor.
Özellikle fotonik mühendisliği gibi alanlarda insan kaynağı ihtiyacı dikkat çekiyor.
Lothbrog bu nedenle üniversitelerle ve gençlerle daha fazla temas kurmaya çalışıyor.
Öğrencileri sanayinin içerisine çekmek, onlara gerçek iş hayatını göstermek ve gençleri başarılı şirketlerin yöneticileriyle buluşturmak...
Hatta gençlerin bir süre şirket yöneticilerinin yanında çalışarak iş hayatını yakından gözlemleyebileceği yeni bir proje üzerinde çalışıyorlar.
Bence burası çok önemli!
Çünkü sanayinin geleceği yalnızca yeni makinelerden geçmiyor, o makineleri kullanacak insanlardan geçiyor.
***
Velhasıl...
MAKTEK'te dolaşırken görünen aslında yalnızca makineler değildi, Türkiye sanayisinin dönüşümünü de izledik.
Lazerden robotiğe, otomasyondan yapay zekâya, klasik üretimden yüksek teknolojili üretime...
Dolayısıyla Türkiye, daha yüksek katma değerli üretime ne kadar hızlı geçebilecek?
Bunun cevabı sadece makinecilerde değil; finansman politikaları, eğitim, nitelikli insan kaynağı, Ar-Ge ve ihracat stratejilerinde.
MAKTEK fuarında görünen bir gerçek vardı.
O da sanayicinin zor koşullara rağmen üretmenin ve teknolojiye yatırım yapmanın yollarını arıyor oluşuydu.
Zira üretim durursa ekonomi de durur!
Teknoloji geride kalırsa rekabet gücü de geriler!
Kilit nokta ise...
Türkiye ve Bursa'nın bu teknoloji yarışında hangi hızla ilerleyeceğidir!

Yazarın Diğer Yazıları
BTSO'da sandıklar açılıyor!
30 Eylül 2026 Çarşamba, 19:54
Bursa'nın Ar-Ge gücü!
28 Eylül 2026 Pazartesi, 21:37
Konkordato aynası!
25 Eylül 2026 Cuma, 18:19
3 sektör, 3 farklı beklenti!
24 Eylül 2026 Perşembe, 22:30
Yazı mı, tura mı?
22 Eylül 2026 Salı, 20:47
İhracatçıda maliyet alarmı!
21 Eylül 2026 Pazartesi, 21:30
Bursa'nın Kapalı Çarşı'sından fabrikaya!
18 Eylül 2026 Cuma, 21:16
Bursa'da şirketler dünyasında neler oluyor?
16 Eylül 2026 Çarşamba, 20:34
30 yıllık birikimden Bursa'nın geleceğine!
14 Eylül 2026 Pazartesi, 22:01
Bursa'nın 'vergi rekortmeni' neden görünmek istemiyor?
11 Eylül 2026 Cuma, 20:35