Aylin Tekir
a-tekir@hotmail.com

Osmanlı sarayındaki o büyülü koku!

20 Ekim 2025 Pazartesi, 17:44

Bu haftaki yazıma Abdulkadir Geylani'den güzel bir sözle başlamak istedim. "Her kalp, içindeki çiçeğin kokusunu verir."

Kim güzel ve etkileyici kokmak istemez ki... Kokuları çoğaltmak mümkün tabi... Bebek kokusuyla da huzur bulurken havada aşk kokusu var deriz mesela. O kokuyu duyduğunuz an derin bir nefes alın ve kocaman içinize çekin derim. Belki işe yarayabilir.

Bir çiçeğin kokusuyla çocukluğumuza giderken, sevdiklerimizin parfümü ile de anılara yolculuk ederiz. Koku deyip geçmemek lazım. Kalbimizi ısıtan, yüreğimizin en derinlerinde ki duyguyu öne çıkaran kokular, aslında aksesuar gibi...

Bu yazımda Osmanlı döneminde en çok kullanılan ve günümüze kadar gelen kokulardan biri olan gül suyu ve gül kokusundan bahsetmek istedim.

Özellikle bitki dünyasında çiçeklerin kraliçesi olarak da adlandırılan gülden elde edilen gül suyu ve gül kokusuna son yıllarda cilt bakımında ve doğal kozmetiklerde sıklıkla rastlamak mümkün... Gül suyu, cilde etkili bir nemlendirici etkisi verirken hoş kokusu ve rahatlatıcı özelliği ile de pek çok kadının tercihi. Uyku öncesi kullanıldığında da uykuya dalma sürecini iyileştirdiği söyleniyor... O zaman gelsin gül kokulu geceler...

Gül suyu Osmanlı mutfağına güllaç, su muhallebisi, güllabiye ve şerbetlerle girerken cilt ve göz hastalıklarına karşı da ilaç olarak kullanılmış.

Gül yağının faydalarını da saymak bitmeyecek türden. Pozitif enerji yaydığı ve duyusal anlamda denge sağlayarak kişinin ruh haline iyi geldiği söyleniyor. Bu nedenle gül yağı meditasyon, yoga gibi ruhsal çalışmalar sırasında sıklıkla tercih ediliyor.

***

Osmanlı geleneğinde kokuların ayrı bir önem taşıdığını biliyoruz....Saray kadınları da elbette kokularına her daim dikkat edermiş. Osmanlı saraylarındaki parfüm kullanımı statüye göre değişirmiş. Valide sultanlar 70 gram esans kullanma hakkı varken cariyelerin ise ayda üç gram esans kullanabiliyormuş.

Hürrem Sultan, esansı en güçlü olan çiçeklerin kokularını kullanırmış. Kullandığı esansın içinde portakal çiçeği, karanfil, orkide, frezya, misk, gül ve nilüfer bulunurmuş.

Hatice Sultan, Hürrem Sultan'ın aksine daha hafif kokular tercih ediyormuş. Sultan, esansında bergamot, hanımeli, yasemin, gülhatmi, vişne, vanilya, zencefil, böğürtlen ve çikolata gibi birçok farklı karışımı kullanıyormuş.

***

Böylesine güzel bir konudan bahsetmişken o dönem de çiçeklerle kokular üzerinden verilen mesajı sizlerle paylaşmak isterim...

Zambak Kokusu

Osmanlı'da evlilik için kız görmeye gidildiğinde zambak kokusu götürülürmüş. Bu, 'kızınıza talibiz' demekmiş. Kız tarafı da aynı şekilde kokular üzerinden mesaj vererek eğer şerbetler karanfili gelirse buyurun gelin demekmiş. Şerbetlerin sade ikram edilmesi ise 'size verilecek kızımız yok' demenin kırıcı olmayan yoluymuş. Bunun gibi saltanatta ve haremde de mesaj içeren koku kültürleri mevcut...

Zambak kokulu ve karanfilli şerbetleriniz olsun... Bir sonra ki yazım da görüşmek üzere...

Yazarın Diğer Yazıları

Bursa'da mutlu bir gelecek için "Ana Baba Okulu" açıldı
23 Ekim 2026 Cuma, 17:52

Sizin de pul koleksiyonunuz var mı?
21 Ekim 2026 Çarşamba, 17:51

Bursa'da gençler için "İzci Evi" hizmete açıldı
20 Ekim 2026 Salı, 17:29

Eski geleneklerden 'baby shower'a...
13 Ekim 2026 Salı, 18:04

Kültür sanatın kalbi Yıldırım'da atacak
12 Ekim 2026 Pazartesi, 15:31

Bursa'da Ekim ayının rengi "Pembe"
09 Ekim 2026 Cuma, 11:24

Mudanya asırlık antlaşmanın yıl dönümüne hazırlanıyor
07 Ekim 2026 Çarşamba, 18:15

Büyük Önder Atatürk'ün istediği o tatlı!
06 Ekim 2026 Salı, 17:49

Bursa'da durup düşünme zamanı
05 Ekim 2026 Pazartesi, 18:07

Bursa Nilüfer'de yeşeren "Umut Ağacı"
02 Ekim 2026 Cuma, 17:44

Tüm Yazılar