Aylin Tekir
a-tekir@hotmail.com
Büyük Önder Atatürk'ün istediği o tatlı!
06 Ekim 2026 Salı, 17:49
Tatlı yiyelim, tatlı konuşalım, ne dersiniz?
Sizlerin de bildiği gibi Türk mutfağımızın birbirinden leziz yemek ve tatlı kültürü dünyaya nam salmış durumda...
Geniş yelpazeye sahip mutfağımızın dünyanın dört bir yanında iz bırakıyor olması ne büyük bir gurur... Çorba çeşitlerimiz, zeytinyağlılarımız, et yemeklerimiz, hamur işlerimiz derken elbette sofralarımızın vazgeçilmezi tatlılarımız... Şerbetli ve sütlü tatlılar... Hepsi birbirinden değerli sanat eseri adeta.
Siz hangi tatlıyı seviyorsunuz? Şerbetli mi, sütlü mü?
Ya da sorumu şöyle değiştireyim. Tadı damağınızda kalan ve aklınızdan çıkmayan tatlı hangisi?
Seçenek çok olunca karar vermekte zor olsa gerek, farkındayım. Ama size öyle bir tatlıyı yeniden hatırlatacağım ki eskiler bu lezzeti daha iyi bilir.
Osmanlı Saray Mutfağı'nın gözdesi ve en asil tatlısı "zerde".

Altını andıran rengiyle dikkatleri üzerine çeken bu tatlı, Osmanlı'dan Bursa'ya, sonrasında da kısa sürede tüm Anadolu'ya yayılmış tarihi tatlı lezzetlerimizden biri.
Yalnız, zerdeyi sıradan bir tatlı gibi düşünmeyin lütfen. Zengin tatlısı olarak adlandırmış olsak yanlış olmaz sanırım. Tatlının da zengini olur mu demeyin. Çünkü bu tatlının yapımında kullanılan malzemelerden birinin fiyatı adeta altınla yarışıyor... "Safran".
Mor çiçeklerin ortasındaki üç kırmızı tepecikten elde edilen safran, zahmetli bir üretim sürecinden geçiyor. Sonbaharda açan bu naif çiçek, gün doğmadan ve henüz kapalıyken tek tek elle toplanarak kurutuluyor.
Büyük emeklerle toplanan safran, sınırlı olduğu için dünyanın en pahalı baharatı. Ekonomik değeri ve rengi nedeniyle de "kırmızı altın" olarak anılıyor.
Merak edenler için detaylandıracak olursak; içerdiği krosin maddesi sayesinde dokunduğu sıvıya ve yemeğe o eşsiz altın sarısı rengi veriyor.

Zerdeyi diğer tatlılardan ayrıştıran da bu özelliği olsa gerek.
Öyle ki yüz yıllar öncesinde özellikle özel günlerin ve büyük sofraların vazgeçilmez tatlılarından biri haline gelmiş.
Biraz araştırdığımızda Kanuni Sultan Süleyman döneminde düzenlenen büyük şenliklerde zerdeye önemli bir yer verildiği görülüyor. Sünnet düğünleri, düğünler, zafer kutlamaları ve çeşitli özel günlerde Osmanlı sofralarında yerini almış.
Bu yüzden zerde ikram etmek, hanedanın gücünü, zenginliğini ve misafirlerine verdiği değeri göstermenin bir yolu olarak gösteriliyormuş.
Biraz daha eski dönemlere gidecek olursak, dillere destan bu tatlının matem sofralarında da yer aldığı söyleniyor...
Safran baharatının pahalılığından bahsettik, gösterişli ve ihtişamlı bir tatlı olduğunu anlattık. Gelelim en duygulandıran kısmına...
Zannetmeyin ki "zerde" sadece Osmanlı döneminde rağbet gördü.
Cumhuriyet'in ilk yıllarında düzenlenen resmi ziyafetlerde, yabancı devlet adamlarına sunulan menülerde, geleneksel Türk mutfağını temsil eden bir gurur kaynağı olarak yer almaya devam etmiş.
Hatta Mustafa Kemal Atatürk'ün de zerdeyi sevdiği ve Dolmabahçe Sarayı'ndaki ağır hastalığı döneminde kız kardeşi Makbule Hanım'dan zerde tatlısı istediğine ilişkin anlatılar bulunuyor.
Tarihçi Murat Bardakçı imzasıyla çıkan "Makbule" kitabında, ünlü tarihçi, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün hastalığı sürecinde kardeşinden zerde tatlısı istediği zamanı Makbule Hanım'ın sözleriyle anlatıyor.
"Benden beyaz zerde istedi. 'Kardeşim, sen annemin zerdesini bilirsin. Bana Selanik zerdesi yaptır. Canım istedi.' dedi."
Son derece duygulandıran bu sözler sonrası, zerde tatlısının hepimiz için ayrı bir yeri olacağı bir gerçek...
Bazı tatlar sadece damakta kalmaz, gönüllerde de derin bir iz bırakır...
Yazarın Diğer Yazıları
Bursa'da durup düşünme zamanı
05 Ekim 2026 Pazartesi, 18:07
Bursa Nilüfer'de yeşeren "Umut Ağacı"
02 Ekim 2026 Cuma, 17:44
Bursa'da konuşan renkler, bin yıllık hikaye
30 Eylül 2026 Çarşamba, 15:07
Bursa'da bir gece, binlerce anı! Zeki Müren'in şarkıları yeniden hayat buldu
28 Eylül 2026 Pazartesi, 17:26
Bursa Devlet Tiyatrosu 1 Ekim'de perdelerini açıyor
25 Eylül 2026 Cuma, 17:28
"BUSMEK" her yaştan Bursalıyı öğrenmeye davet ediyor
23 Eylül 2026 Çarşamba, 15:31
Bursa'ya da gelmişti! Tırın kapısı açıldı, binlerce çocuğun hayatı değişti
22 Eylül 2026 Salı, 16:42
Bursa'da Gastronomi Festivali'nden Arkeofest'26'ya
21 Eylül 2026 Pazartesi, 15:03
Bursa Karabalçık'ta bir salkım mutluluk
18 Eylül 2026 Cuma, 16:44
Bursa'nın mazisinde kalan, unutulmayanlar!
17 Eylül 2026 Perşembe, 13:51