Yıllık izin parası bekleyen işçiler dikkat! Yargıtay'dan 5 yıl kararı

Bursa Bölge, 2026.10.18 09:25

İşten ayrıldıktan sonra kullanmadığı yıllık izinlerin ücretini almak isteyen milyonlarca çalışanı ilgilendiren önemli bir hukuki ayrıntı yeniden gündeme geldi. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık izin ücreti alacaklarında zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğuna hükmetti. Sürenin iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren hesaplanması gerektiğini belirten Yargıtay, zamanaşımı itirazının dikkate alınmadığı bir kararı bozdu. Karar, işten ayrılan ancak izin ücretini tahsil edemeyen çalışanların hak arama sürecinde süreleri kaçırmamasının önemini ortaya koydu.

Yıllık izin parası bekleyen işçiler dikkat! Yargıtay'dan 5 yıl kararı

İş hayatında sıkça karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri olan kullanılmayan yıllık izinlerin ücretinin ödenmesi, iş sözleşmesi sona erdiğinde gündeme geliyor. Çalışırken kullanılmayan izin günleri, işten ayrılma halinde belirli koşullarla ücret alacağına dönüşüyor. Ancak bu paranın talep edilmesi için geçerli zamanaşımı süresinin dikkate alınması gerekiyor. Yargıtay'ın emsal niteliğindeki değerlendirmesi de özellikle geçmiş yıllara ait izin alacakları bulunan çalışanlar açısından önem taşıyor.

Yıllık izin ücretinde zamanaşımı kaç yıl?

Yıllık ücretli izin alacaklarında zamanaşımı süresi, iş mevzuatındaki düzenlemeler ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda değerlendiriliyor. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile yapılan düzenleme kapsamında, iş sözleşmesinden kaynaklanan yıllık izin ücreti alacakları için zamanaşımı süresi 5 yıl olarak belirlendi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, daha önceki uygulamayı yeniden ele alarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği dönem ile 7036 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi arasındaki süreçte de yıllık izin ücretinin 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu sonucuna ulaştı. Böylece söz konusu dönem için 10 yıllık sürenin uygulanması yönündeki önceki yaklaşım değiştirildi.

Kararda, yıllık izin ücreti alacağında zamanaşımının başlangıcı bakımından da önemli bir ayrıntıya dikkat çekildi. Buna göre 5 yıllık süre, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başlıyor. Bu nedenle işten ayrılmasının üzerinden uzun zaman geçen çalışanların, kullanılmayan izin ücretlerine ilişkin taleplerinde zamanaşımı itirazıyla karşılaşma ihtimali bulunuyor.

11 yıl çalışan işçinin izin parası davasında dikkat çeken karar

Yargıtay'ın değerlendirmesine konu olan uyuşmazlık, bir inşaat şirketinin yurt dışındaki şantiyelerinde demir ustası olarak çalışan işçinin alacaklarına ilişkin açılan davadan kaynaklandı. Yaklaşık 11 yıl çalıştığı işyerinden emeklilik nedeniyle ayrılan D.K., kullanılmayan yıllık izinlerinin ücretini alamadığını ileri sürdü. İşçinin vefatının ardından yakınları, ödenmediği belirtilen işçilik alacaklarının tahsili için mahkemeye başvurdu.

Davacı taraf, merhum işçinin çalışma süresi boyunca haftanın 7 günü çalıştığını ve çeşitli işçilik alacaklarının ödenmediğini iddia etti. Bu kapsamda kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin işverenden alınması talep edildi.

İnşaat şirketi ise davaya karşı zamanaşımı itirazında bulundu. İş sözleşmesinin işin tamamlanması nedeniyle sona erdiğini savunan şirket, işçinin herhangi bir alacağının kalmadığını ileri sürdü. Uyuşmazlıkta tarafların çalışma süresine, iş sözleşmesinin sona erme biçimine ve ödenmediği belirtilen alacaklara ilişkin iddiaları mahkeme tarafından değerlendirildi.

İş Mahkemesi 110 günlük yıllık izin alacağına hükmetti

İş Mahkemesi, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları ve dosyadaki diğer deliller üzerinden yaptığı incelemede, merhum işçinin davalı şirkette çalıştığını kabul etti. İşverenin iş sözleşmesinin tazminat gerektirmeyecek şekilde sona erdiğini ispatlayamadığı değerlendirilirken, işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı sonucuna ulaşıldı.

Mahkeme, çalışma dönemi boyunca toplam 110 gün yıllık ücretli izin hakkı bulunduğunu da tespit etti. İşverenin, bu izinlerin kullandırıldığını veya karşılık gelen ücretlerin ödendiğini kanıtlayamadığı belirtildi.

Buna karşılık fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ile genel tatil ücretlerine ilişkin talepler zamanaşımı gerekçesiyle kabul edilmedi. Mahkeme, diğer alacak kalemlerini de değerlendirerek davayı kısmen kabul etti.

Karara itiraz edilmesi üzerine dosya Bölge Adliye Mahkemesine taşındı. İstinaf başvurularının reddedilmesinin ardından davalı şirket kararı temyiz etti. Dosya, bu aşamada Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından incelendi.

Yargıtay 10 yıllık süre uygulamasını neden değiştirdi?

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yaptığı incelemede yıllık izin ücretinin zamanaşımı süresine ilişkin önceki yaklaşımını yeniden değerlendirdi. Daire, daha önce Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarih ile 7036 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih arasındaki dönemde yıllık izin alacakları için 10 yıllık zamanaşımı uygulanması gerektiği görüşünü benimsemişti.

Ancak Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin kapatılarak 9. Hukuk Dairesiyle birleştirilmesinin ardından konu yeniden ele alındı. Yapılan değerlendirmede, yıllık ücretli izin alacaklarının söz konusu dönem bakımından da 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu sonucuna varıldı.

İncelenen davada işçinin iş sözleşmesi 4 Aralık 2013 tarihinde sona ermiş, dava ise 24 Ekim 2019 tarihinde açılmıştı. İşverenin süresi içinde zamanaşımı itirazında bulunduğunu dikkate alan Yargıtay, aradan geçen sürenin 5 yılı aştığına işaret etti.

Daire, yıllık izin ücretinin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle talebin reddedilmesi gerekirken aksi yönde hüküm kurulmasını hatalı buldu. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin kararı oy birliğiyle bozuldu.

Kullanılmayan yıllık izin ücretini kimler talep edebilir?

Yıllık ücretli izin hakkı, işçilerin kanundan doğan hakları arasında yer alıyor. İş sözleşmesi devam ederken kullanılmayan izin günlerinin ücreti kural olarak doğrudan talep edilemiyor. Ancak iş sözleşmesi sona erdiğinde, işçinin hak kazanıp kullanmadığı yıllık izinlerin karşılığı son ücret üzerinden hesaplanarak ödenmesi gerekiyor.

İşverenin izinlerin kullandırıldığını veya ücretlerinin ödendiğini kanıtlaması, uyuşmazlıklarda önem taşıyor. Bununla birlikte alacağın varlığı kadar talebin hangi tarihte ileri sürüldüğü ve zamanaşımı itirazının bulunup bulunmadığı da davanın sonucunu etkileyebiliyor.

İşten ayrıldığı halde yıllık izin ücretini alamayan çalışanların 5 yıllık zamanaşımı süresini dikkate alması gerekiyor. Sürenin başlangıcı iş sözleşmesinin sona erdiği tarih olduğundan, işten ayrılma tarihi eski olan çalışanların somut durumlarını hukuki açıdan değerlendirmesi önem taşıyor. Zamanaşımının uygulanması, işverenin itirazı ve dosyanın özellikleri gibi unsurların birlikte ele alınması gerektiğinden, her uyuşmazlık kendi koşullarına göre inceleniyor.

Kaynak: IHA

Bursa Bölge, 2026.10.18 09:25