Uzman isimden kritik deprem analizi! "Daha yüksek şiddette hissedilebilir"
Güncel, 2026.06.18 15:44Deprem uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, Karadeniz'de Ordu, Trabzon ve Rize için deprem riskinin yalnızca fay hatlarıyla açıklanamayacağını, zemin yapısının sarsıntının etkisini önemli ölçüde artırabileceğini belirtti. Bektaş, özellikle kıyı kesimlerinde alüvyon ve dolgu zeminlerin deprem dalgalarını büyütme riski taşıdığına dikkat çekti.
Karadeniz Bölgesi'nde deprem tehlikesinin yalnızca aktif fay hatlarıyla sınırlı olmadığını belirten deprem uzmanı Osman Bektaş, özellikle Ordu, Trabzon ve Rize'de zemin özelliklerinin sarsıntıların etkisini artırabilecek önemli bir faktör olduğuna dikkat çekti. Bektaş, uzak bölgelerde meydana gelen büyük depremlerin oluşturduğu uzun periyotlu sismik dalgaların, kıyı kesimlerindeki zayıf zeminlerde daha güçlü hissedilebileceğini ifade etti. Uzmanın değerlendirmeleri, Karadeniz'de deprem riskinin yalnızca bölgedeki fay sistemleri üzerinden ele alınmaması gerektiğini bir kez daha gündeme taşıdı.
KIYI ŞERİDİNDEKİ ZEMİN YAPISI DEPREMİN ETKİSİNİ ARTIRABİLİR
Prof. Dr. Bektaş, özellikle sahil kesimlerinde yer alan alüvyon ve dolgu alanların deprem dalgalarını büyütebildiğini belirtti. Doğu Anadolu Fay Hattı gibi uzak deprem kaynaklarından gelen düşük frekanslı, yani uzun periyotlu sismik dalgaların, bu tür zeminlerde daha şiddetli hissedilebildiğini vurgulayan Bektaş, kıyı bölgelerinin bu nedenle özel bir risk taşıdığını ifade etti.
Bektaş, "Doğu Anadolu Fayı üzerinde meydana gelen depremler. Zemin etkisi: Bu deprem kaynaklarından gelen özellikle düşük frekanslı (uzun periyotlu) sismik dalgalar, sahil kesimindeki alüvyon ve dolgu zeminlerde büyüyerek daha yüksek şiddette hissedilebilir" değerlendirmesinde bulundu.

HEYELAN VE SIVILAŞMA RİSKİNE DİKKAT ÇEKTİ
Deprem sonrasında yaşanabilecek ikincil afetlere de işaret eden Bektaş, Karadeniz'in coğrafi ve jeolojik yapısının bazı ek riskleri beraberinde getirdiğini belirtti.
Uzman isme göre, şiddetli sarsıntıların ardından yamaç bölgelerde heyelanlar meydana gelebilir, dolgu alanlarında oturmalar ve yanal kaymalar gelişebilir. Ayrıca gevşek ve suya doygun zeminlerde sıvılaşma riski de artış gösterebilir.
Bektaş, Ordu, Trabzon ve Rize için deprem tehlikesinin yalnızca yakın çevredeki faylarla açıklanamayacağını belirterek, bölgenin uzak fay sistemlerinden gelen sismik etkiler nedeniyle de değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

UZAK DEPREMLERİN ETKİSİ KARADENİZ'DE DAHA GÜÇLÜ HİSSEDİLEBİLİYOR
Prof. Dr. Bektaş, açıklamasında deprem tehlikesinin çok boyutlu ele alınması gerektiğini vurgulayarak, "Uzaktaki büyük fay sistemlerinden gelen uzun periyotlu dalgaların sahil dolguları ve zayıf zeminlerde büyümesiyle de şekillenmektedir" ifadelerini kullandı.
Bu durumun, Karadeniz kıyılarındaki yapılaşma ve zemin planlamasının önemini artırdığına dikkat çeken Bektaş, özellikle dolgu alanları ve alüvyon zeminlerde deprem etkisinin beklenenden daha yüksek hissedilebileceğini kaydetti.
AFAD'IN BÖLGEYE YÖNELİK ÖNGÖRÜLERİNİ HATIRLATTI
Açıklamalarında Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı verilerine de değinen Bektaş, kurumun Karadeniz sahil şeridine ilişkin deprem senaryolarını hatırlattı.
Bektaş, "Bu nedenle AFAD sahilde, sağlam zemin içi ve yarı sert sahada şiddetini 0,2-0,3 g veya en büyük depremi 6,6 olarak öngörmüştür" ifadelerini kullanarak, bölgenin deprem tehlikesinin yalnızca fay hatlarıyla değil, zemin koşulları ve uzak depremlerin oluşturduğu sismik dalgalarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Uzmanların değerlendirmeleri, Karadeniz'deki kentleşme politikalarında zemin etütlerinin ve afet risk analizlerinin önemini bir kez daha gündeme getirirken, özellikle kıyı bölgelerinde yaşayan vatandaşlar için deprem hazırlığının çok yönlü ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor.
Güncel, 2026.06.18 15:44