Uzman isimden Bursa'yı da yakından ilgilendiren deprem uyarısı! Gözler o bölgeye çevrildi

Güncel, 2026.07.02 15:02

Marmara Denizi'nde beklenen olası büyük depreme ilişkin tartışmalara yeni bir değerlendirme eklendi. Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Bursa'yı da etkileyebileceği belirtilen olası İstanbul depremi senaryolarında göz ardı edilmemesi gereken bölgenin Çınarcık Çukuru olduğunu belirterek, bu alandaki zayıf fayların orta büyüklükte depremler üretebileceğini ve bilimsel çalışmaların kapsamının genişletilmesi gerektiğini söyledi.

Uzman isimden Bursa'yı da yakından ilgilendiren deprem uyarısı! Gözler o bölgeye çevrildi

Marmara Denizi'nde beklenen olası büyük depreme ilişkin bilimsel tartışmalar sürerken, Karadeniz Teknik Üniversitesi emekli öğretim üyesi Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmeyle dikkat çeken bir noktaya işaret etti.

Bektaş, Bursa'yı da etkilemesi beklenen olası İstanbul depremine ilişkin senaryolarda ağırlıklı olarak ana fay hattına odaklanıldığını, ancak Marmara'nın güneyinde yer alan Çınarcık Çukuru'nun da deprem dinamikleri açısından ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

ÇINARCIK ÇUKURU İÇİN DİKKAT ÇEKEN DEĞERLENDİRME

Prof. Dr. Bektaş, Kuzey Marmara'da farklı yıllarda meydana gelen depremlerin fay sistemi üzerindeki gerilme dağılımını etkilediğini belirtti. Değerlendirmesinde, 1912, 2011, 2012, 2019 ve 2025 yıllarında yaşanan deprem dizilerinin gerilmeyi batıdan doğuya doğru aktardığını, 1935 Marmara Adası ve 1999 İzmit depremlerinin ise gerilmeyi doğudan batıya yönlendirmiş olabileceğini ifade etti.

Bu iki farklı gerilme aktarımının arasında yer alan Çınarcık Çukuru'nun, doğrultu atımlı ve normal faylardan oluşan karmaşık yapısı nedeniyle gerilme değişimlerine karşı hassas bir bölge olduğuna dikkat çekti.

"ORTA BÜYÜKLÜKTE DEPREMLER ÜRETEBİLİR"

Bektaş, 1999 İzmit Depremi ile 2025 yılında meydana gelen depremlerin ardından oluşan artçı sarsıntıların Çınarcık Havzası'nın kenarlarında yoğunlaşmasının, ortaya koyduğu gerilme modelini destekleyen gözlemsel veriler arasında değerlendirilebileceğini söyledi.

Görüşlerini paylaşan Bektaş, şu ifadeleri kullandı:

"Eğer bu hipotez doğruysa, Çınarcık Çukuru'nu sınırlayan zayıf faylar geçmişteki 1963 Adalar (M6+) depremine benzer orta büyüklükte depremler üretebilir. Bu nedenle İstanbul'un güneyindeki Çınarcık yalnızca ana fay açısından değil, havzayı oluşturan fay sistemi açısından da öncelikli araştırma alanlarından biri olmalıdır."

"BİLİMSEL VERİLER ESAS ALINMALI"

Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara Denizi'ndeki deprem riskine yönelik yürütülecek çalışmalarda varsayımlar yerine ölçülebilir bilimsel verilerin esas alınması gerektiğini de vurguladı.

Bektaş, deniz tabanı jeodezisi, GPS ölçümleri, sismisite kayıtları ve Coulomb gerilme modelleriyle elde edilecek verilerin bölgedeki fay sisteminin davranışını daha sağlıklı ortaya koyacağını belirterek, bilimsel tartışmaların bu veriler ışığında yürütülmesinin önemine dikkat çekti.

Kaynak: BURSADA BUGÜN

Güncel, 2026.07.02 15:02