TBMM Genel Kurulu'nda, 'Türk Kızılay Kanunu Teklifi'nin ilk 3 maddesi kabul edildi

Güncel, 2026.10.16 01:57

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda Türk Kızılayının görev ve yetkilerine ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifinin ilk 3 maddesi kabul edildi. Teklifin görüşmeleri sırasında 6 Şubat depremlerinde yaşananlar, Kızılayın denetimi ve kamu kaynaklarının kullanımı gündeme gelirken, milletvekilleri arasında sert tartışmalar yaşandı. Genel Kurul'daki görüşmelerde başörtüsü üzerinden başlayan karşılıklı açıklamalar da siyasi tansiyonu yükseltti.

TBMM Genel Kurulu'nda, 'Türk Kızılay Kanunu Teklifi'nin ilk 3 maddesi kabul edildi

TBMM Genel Kurulu, Türk Kızılay Kanunu Teklifi'ni ele almak üzere Meclis Başkanvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplandı. Gündem dışı konuşmaların, milletvekillerinin birer dakikalık sözlerinin, grup başkanvekillerinin değerlendirmelerinin ve siyasi parti gruplarının sunduğu araştırma önergelerine ilişkin görüşmelerin tamamlanmasının ardından kanun teklifinin maddelerine geçildi.

Teklifin birinci bölümü üzerinde söz alan milletvekilleri, Kızılayın kurumsal yapısı, denetim mekanizmaları ve afet dönemlerindeki sorumlulukları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Görüşmelerde özellikle 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından kurumun faaliyetleri ve kamuoyunda gündeme gelen tartışmalar öne çıktı.

Kızılay kanun teklifinde denetim tartışması

Yeni Yol Grubu adına söz alan Samsun Milletvekili Mehmet Karaman, kanun teklifinin en önemli başlıklarından birinin denetim olduğunu söyledi. Kızılayın bağımsız bir yapıya sahip olmasıyla kamu kaynaklarının denetlenmesinin birbirine aykırı olmadığını belirten Karaman, mali işlemlerin şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

Karaman, kamu kaynaklarının kullanıldığı alanlarda Sayıştay denetiminin açık şekilde düzenlenmesini, Kızılayın Türkiye Büyük Millet Meclisine yıllık rapor sunmasını ve bağımsız denetim raporlarının kamuoyuyla paylaşılmasını önerdi. Bu mekanizmaların kurumun hesap verebilirliği açısından önem taşıdığını dile getirdi.

Konuşmasında 6 Şubat depremlerine de değinen Karaman, felaketin ardından toplumun geniş çaplı bir dayanışma sergilediğini hatırlattı. Ancak depremzedelerin barınma ihtiyacının yoğun olduğu dönemde Kızılayın bir iştirakinin çadır satışı yapmasının kamuoyunda ciddi tartışmalara neden olduğunu belirterek, geçmişte yaşananların yeni düzenleme hazırlanırken dikkate alınması gerektiğini söyledi.

İYİ Parti'den Kızılayın mali işlemlerine açık denetim çağrısı

İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan da kanun teklifine ilişkin değerlendirmesinde, Kızılayın güçlenmesini desteklediklerini ancak kuruma yeni yetkiler, ayrıcalıklar ve muafiyetler tanınmasına karşı olduklarını ifade etti.

Türkkan, bağışların, kamu tarafından sağlanan imkânların ve kurumun şirketleriyle yürüttüğü mali ilişkilerin denetlenebilir olması gerektiğini belirtti. Kamu kaynaklarının ve kamuya tanınan ayrıcalıkların kullanımında Sayıştay denetiminin kapsamının kanunda açıkça belirtilmesini isteyen Türkkan, diğer mali işlemler için de bağımsız dış denetimin zorunlu tutulması gerektiğini söyledi.

Denetim hükümlerinin belirsiz bırakılmaması gerektiğini savunan Türkkan, mali süreçlerin izlenebilir olmasının hem kurumun yönetimi hem de kamuoyu açısından önem taşıdığını dile getirdi.

CHP'li Ali Öztunç'tan 6 Şubat depremleri üzerinden eleştiri

CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, konuşmasında Kızılayın 6 Şubat depremleri sırasındaki faaliyetlerini eleştirdi. Deprem döneminde yaşanan çadır satışı tartışmasını gündeme getiren Öztunç, kurumun o süreçteki performansının kamuoyunda tepki topladığını söyledi.

Öztunç, Kızılayın afet dönemindeki eksikliklerinin sivil toplum kuruluşlarının faaliyetleriyle de bağlantılı olduğunu savundu. Deprem sonrasında Haluk Levent'in öncülüğündeki Ahbap Derneğinin öne çıkmasını Kızılayın oluşturduğu boşlukla ilişkilendiren Öztunç, vatandaşlardan toplanan yardımların kullanımına yönelik tartışmalara da değindi.

Kızılayın kurumsal sorumluluklarını yerine getirememesinin yardım süreçlerini etkilediğini öne süren Öztunç, afet dönemlerinde vatandaşların bağışlarının hangi kanallar üzerinden ve nasıl değerlendirildiği konusunun önem taşıdığını ifade etti.

Kaynak: DHA

Güncel, 2026.10.16 01:57