Silivri açıklarındaki gemi faciasında kaptanların ifadeleri ortaya çıktı
Güncel, 2026.09.04 19:44Silivri açıklarında iki Türk bayraklı ticari geminin çarpışması sonucu Tuğberk İmamoğlu isimli geminin batması ve 10 kişilik mürettebatına ulaşılamaması üzerine başlatılan soruşturmada yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Kazayla ilgili Alsu isimli gemide gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen 6 şüpheliye ilişkin savcılığın değerlendirmeleri ile gemi kaptanlarının hakimlikte verdikleri ifadeler dosyaya yansıdı.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın merkezinde, kazanın meydana geldiği sırada Alsu gemisinin köprü üstündeki vardiya düzeni, gemilerin birbirlerine karşı gerçekleştirdiği manevralar ve çarpışmanın önlenmesi için alınan tedbirler bulunuyor.
Edinilen bilgilere göre olay, Silivri'nin yaklaşık 18 deniz mili güneyinde meydana geldi. Kocaeli'den Aliağa'ya doğru seyir halinde bulunan, rulo sac metal ve inşaat demiri taşıyan Türk bayraklı Tuğberk İmamoğlu ile Türk bayraklı Alsu isimli ticari gemi denizde çarpıştı. Çarpışmanın ardından Tuğberk İmamoğlu battı. Gemide bulunan 10 kişilik mürettebattan ise henüz haber alınamadı.
Savcılığın sevk yazısında dikkat çeken vardiya ayrıntısı
Soruşturma kapsamında hazırlanan sevk yazısında, Alsu gemisinin 3. kaptanı ve aynı zamanda vardiya zabiti olan Murat Evciman'ın kaza sırasında köprü üstünde tek başına bulunduğu belirtildi. Yazıya göre, olay anında köprü üstünde gözcü veya dümenci görevlendirilmedi.
Evciman'ın Alsu gemisine kazadan yalnızca iki gün önce katıldığı ve çarpışmanın yaşandığı sırada 00.00-04.00 vardiyasında görev yaptığı kaydedildi. Savcılık değerlendirmesinde, gemiye kısa süre önce katılan ve geminin manevra özellikleri ile köprü üstündeki cihazlara henüz yeterince hakim olmadığı değerlendirilen vardiya zabitinin köprü üstünde yalnız bırakılmasının önem taşıdığı ifade edildi.
Dosyaya giren bilirkişi değerlendirmelerinde de köprü üstündeki vardiya organizasyonunun usulüne uygun yapılmadığı ve kaptanın seyir güvenliğine ilişkin gözetim sorumluluğunu yerine getirmediği yönünde tespitler bulunduğu aktarıldı.
Kaptan Erarslan: O sırada kamarada istirahatteydim
Alsu gemisinin 1. kaptanı Ahmet Erarslan'ın ifadesinde ise kazanın yaşandığı sırada kamarasında bulunduğu ve istirahat ettiği belirtildi. Erarslan, geminin sevk ve idaresinin olay anında kendisinde olmadığını savundu.
Erarslan, çarpışma sırasında duyduğu sesin ardından kamarasından çıktığını ve güverte reisi Süleyman Eker'in "çarpıştık" şeklindeki sözlerini duyduğunu anlattı. Daha sonra köprü üstüne çıktığını belirten Erarslan, Tuğberk İmamoğlu'nu sancak kıç omuzluğunda ve ışıkları yanar halde gördüğünü, iki gemi arasındaki mesafenin yaklaşık 300 metre olduğunu söyledi.
Alsu'nun sola dönüş yaptığı sırada karşı geminin ışıklarını yaklaşık 2-3 dakika boyunca gördüğünü aktaran Erarslan, dönüşün tamamlanmasına yakın Tuğberk İmamoğlu'nun ışıklarının kaybolduğunu ifade etti. Radar üzerinden geminin konumunu kontrol ettiğini belirten Erarslan, kısa süre içerisinde geminin radarda da görünmediğini ve ardından Sektör Marmara ile irtibat kurarak kazayı bildirdiğini söyledi.
Erarslan ayrıca olay sırasında gemide gözcü bulunmadığını kabul ederken, gözcü görevlendirilmesinin kaptanın inisiyatifinde olduğunu ifade etti. Ancak yoğun deniz trafiğinin bulunduğu bölgelerde gözcü bulundurulması gerektiğini de belirtti.
Kaptan, kazanın kendi gemilerinin karşı tarafa çarpmasıyla gerçekleştiği yönündeki değerlendirmeyi kabul etmedi. Erarslan, Tuğberk İmamoğlu'nun telsiz üzerinden yapılan uyarının ardından yanlış manevra yaptığını ve bu nedenle Alsu ile çarpıştığını savundu. Bilirkişi raporunda kendisiyle ilgili tespitleri kabul etmediğini belirten Erarslan, olayda kusuru bulunmadığını ileri sürdü.
Üçüncü kaptan Evciman kazadan önceki manevraları anlattı
Alsu gemisinin 3. kaptanı Murat Evciman ise kazanın meydana geldiği sırada geminin kumandasının kendisinde olduğunu söyledi. Evciman, gemiye 31 Ağustos tarihinde katıldığını ve yaklaşık 7 aylık mesleki tecrübesinin bulunduğunu belirtti.
İfadesine göre Tuğberk İmamoğlu tarafından telsiz üzerinden "iskeleye al" şeklinde bir uyarı yapıldı. Evciman, radar ekranından karşı gemiyi takip ettiğini ancak çıplak gözle geminin fenerini göremediğini ifade etti.
İki gemi arasındaki mesafenin yaklaşık 500 metreye düşmesinin ardından Tuğberk İmamoğlu'nun bir anda sancağa yöneldiğini ve rotasını Alsu'nun üzerine çevirdiğini belirten Evciman, karşı geminin manevra yapacağını düşündüğünü söyledi. Bunun üzerine telsizden karşı gemiyi uyardığını aktaran Evciman, mesafenin hızla azalması üzerine kendi gemisini iskeleye çevirdiğini ifade etti.
Evciman, buna rağmen Tuğberk İmamoğlu'nun Alsu'ya doğru ilerlemeye devam ettiğini savundu. Çarpışmanın ardından köprü üstünden çıkarak diğer mürettebata kazayı haber verdiğini belirten Evciman, yaklaşık 20 saniye sonra 2. kaptan Barış Hazar'ın köprü üstüne geldiğini söyledi.
Evciman'ın anlatımına göre Hazar, gemiyi sağa doğru çevirerek Tuğberk İmamoğlu'ndan uzaklaştırdı. Çarpışmanın ardından karşı gemiyle iletişim kurmaya çalıştıklarını ancak herhangi bir yanıt alamadıklarını belirten Evciman, kazanın yaklaşık 10-15 dakika sonrasında Sektör Marmara'ya bilgi verildiğini aktardı.
Bilirkişi değerlendirmesi soruşturmanın seyrini etkiledi
Savcılığın sevk yazısında, Evciman'ın karşı geminin telsiz mutabakatına aykırı olduğu değerlendirilen manevrasını yaklaşık 0,5 deniz mili mesafeden fark ettiği belirtildi. Buna rağmen çarpışmayı önlemek veya olası sonuçları hafifletmek amacıyla hız azaltma, makineyi durdurma ya da tam tornistan gibi tedbirlerin zamanında uygulanmadığı ifade edildi.
Savcılık değerlendirmesinde Evciman'ın yalnızca iskele yönündeki rota değişikliğini sürdürdüğü kaydedildi. Bilirkişi heyetinin de söz konusu hareketlerin kazanın meydana gelmesinde ve ortaya çıkan ağır neticenin oluşmasında kusur oluşturduğu yönünde değerlendirme yaptığı aktarıldı.
Tuğberk İmamoğlu'nun çarpışmanın ardından batması ve gemide bulunan 10 kişilik mürettebata halen ulaşılamamış olması soruşturma dosyasındaki en önemli unsurlardan biri oldu.
İki kaptan tutuklandı, dört şüpheli adli kontrolle serbest bırakıldı
Savcılık, Ahmet Erarslan ve Murat Evciman'ın taksirle öldürme suçundan tutuklanmasını talep etti. Hakimlik tarafından yapılan değerlendirme sonucunda iki kaptanın tutuklanmasına karar verildi.
Dosyada yer alan diğer şüpheliler 2. kaptan Barış Hazar, başmühendis Necip Meraloğlu, makine yağcısı Serkan Ayar ve 2. makinist Murat Gezgin hakkında ise farklı bir karar uygulandı. Bu kişiler yönünden soruşturma kapsamında somut deliller bulunduğu belirtilirken, mevcut delil durumu ve isnat edilen fiiller dikkate alınarak yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması uygun görüldü.
Hazar'ın ifadesinde, kazanın meydana geldiği sırada istirahatte olduğunu, çarpışmanın etkisiyle uyandığını ve 3. kaptanın bağırması üzerine köprü üstüne çıktığını söylediği aktarıldı. Hazar, karşı geminin Alsu'nun sancak baş omuzluğuna çarptığını, ardından ikinci bir temas yaşandığını ve gemiyi karşı taraftan uzaklaştırmak için sancak alabanda manevrası yaptığını öne sürdü.
Soruşturma kapsamında Alsu gemisinde ifadeleri alınan 9 şüpheliden 6'sı Silivri Adliyesi'ne sevk edilmişti. Savcılık işlemlerinin ardından 1. kaptan Ahmet Erarslan ile 3. kaptan Murat Evciman tutuklama istemiyle hakimliğe gönderilirken, 2. kaptan Barış Hazar, başmühendis Necip Meraloğlu, makine yağcısı Serkan Ayar ve 2. makinist Murat Gezgin hakkında adli kontrol talebinde bulunulmuştu.
Deniz kazasına ilişkin soruşturma, Tuğberk İmamoğlu'nda bulunan 10 kişilik mürettebatın akıbeti, gemilerin çarpışma öncesindeki seyir hareketleri ve kazada sorumluluğu bulunan kişilerin belirlenmesine yönelik incelemelerle devam ediyor.
Kaynak: AA
Güncel, 2026.09.04 19:44