New York borsasında karışık kapanış: Tahvil faizleri yükselirken gözler Fed'e çevrildi
Ekonomi, 2026.09.30 23:36New York borsası, ABD'de açıklanan ve beklentilerin altında kalan enflasyon verilerinin ardından hareketli bir seans geçirdi. Enflasyon göstergelerinin ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikasına ilişkin beklentileri desteklemesine karşın tahvil piyasasında devam eden satış baskısı, hisse senedi piyasalarında yönün birbirinden ayrılmasına neden oldu. Gün sonunda Dow Jones ve S&P 500 değer kaybederken, Nasdaq sınırlı yükseliş kaydetti.
Kapanışta Dow Jones endeksi yüzde 0,86 gerileyerek 50.906,05 puana indi. S&P 500 endeksi yüzde 0,25 düşüşle 7.651,54 puandan günü tamamladı. Teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksi ise yüzde 0,24 yükselerek 26.861,06 puana çıktı.
Piyasalarda gün boyunca ABD ekonomisinin büyüme performansı, istihdam görünümü, tüketici harcamaları ve Fed'in yakından takip ettiği enflasyon göstergeleri öne çıktı.
ABD ekonomisinde büyüme beklentileri aştı
ABD ekonomisine ilişkin açıklanan veriler, ekonomik aktivitenin ikinci çeyrekte öngörülenden daha güçlü bir performans sergilediğini ortaya koydu. Ekonomi, yılın ikinci çeyreğinde yıllıklandırılmış bazda yüzde 2,2 büyüdü.
Daha önce yayımlanan öncü tahminde ikinci çeyrek büyümesinin yüzde 1,5 seviyesinde gerçekleşeceği öngörülmüştü. Açıklanan son veri, büyüme performansının önceki beklentilerin üzerinde gerçekleştiğini gösterdi.
Ekonomik aktivitenin güçlü seyrini koruduğuna ilişkin bir diğer gösterge ise özel sektör istihdamında görüldü. ABD'de özel sektör istihdamı eylül ayında 90 bin kişi arttı. Böylece istihdam artışı piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti.
İstihdam piyasasındaki bu görünüm, ABD ekonomisinin yüksek faiz oranlarına rağmen dirençli yapısını koruduğuna ilişkin veriler arasında yer aldı. Piyasaların Fed'in gelecekteki para politikası adımlarına yönelik değerlendirmelerinde büyüme ve istihdam göstergeleri yakından izlenmeye devam etti.
![]()
Tüketici harcamaları arttı, gelir artışı beklentilerin altında kaldı
ABD'de tüketicilerin harcama eğiliminin de ağustos ayında güçlü olduğu görüldü. Kişisel tüketim harcamaları, ağustosta aylık bazda yüzde 0,9 yükseldi. Söz konusu artış piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti.
Buna karşın kişisel gelirlerdeki artış daha sınırlı kaldı. ABD'de kişisel gelirler aynı dönemde yüzde 0,2 yükselirken, bu oran piyasa beklentilerinin altında kaldı.
Tüketim harcamaları ile gelirlerdeki değişim, ABD ekonomisindeki iç talebin seyrine ilişkin önemli göstergeler arasında bulunuyor. Özellikle tüketici harcamalarının güçlü kalması, ekonomik büyümenin temel unsurlarından biri olarak takip ediliyor.
Fed'in izlediği çekirdek enflasyon beklentilerin altında
Piyasalarda günün en önemli başlıklarından biri ise Fed'in enflasyon göstergesi olarak yakından takip ettiği çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi oldu.
Gıda ve enerji fiyatlarının hesaplama dışında bırakıldığı çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi, ağustos ayında aylık bazda yüzde 0,2 arttı. Endeksin yıllık artışı ise yüzde 3 olarak kaydedildi.
Piyasa beklentileri çekirdek göstergenin aylık bazda yüzde 0,3, yıllık bazda ise yüzde 3,3 yükselmesi yönündeydi. Verinin beklentilerin altında kalması, ABD'de enflasyonun seyrine ilişkin değerlendirmelerde öne çıktı.
Enflasyon verisinin ardından Fed'in ekim ayında faiz artışına gitme ihtimaline yönelik beklentiler zayıfladı. Ancak piyasaların odağında yalnızca kısa vadeli enflasyon göstergeleri değil, uzun vadeli faiz ve enflasyon görünümüne ilişkin gelişmeler de yer aldı.
ABD tahvil faizlerinde 2007'den bu yana en yüksek seviye
Hisse senedi piyasalarındaki hareketlilikte tahvil piyasasındaki satış baskısı da etkili oldu. ABD'nin 10 yıl vadeli Hazine tahvili faizi, seansın ilerleyen bölümünde yüzde 5,30 seviyesini aşarak 2007'den bu yana en yüksek seviyesine çıktı.
Tahvil faizlerindeki yükseliş, özellikle uzun vadeli borçlanma maliyetleri ve finansal koşullar açısından piyasaların yakından takip ettiği gelişmeler arasında yer aldı. Günün erken bölümünde gerileyen 10 yıllık tahvil faizi daha sonra yönünü yukarı çevirdi.
ABD'nin 30 yıl vadeli Hazine tahvili faizi de yüzde 5,64 seviyesine kadar yükseldi. Böylece 30 yıllık tahvil faizinde 2002'den bu yana görülen en yüksek seviye kaydedildi.
Uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükseliş, hisse senedi piyasalarında yatırımcıların risk değerlendirmelerinde etkili olan başlıklardan biri olarak öne çıktı. Tahvil getirilerindeki artışın devam etmesiyle New York borsasındaki endekslerin gün içindeki hareketleri de birbirinden ayrıştı.
Kaynak: AA
Ekonomi, 2026.09.30 23:36