Mobbing iddiası ve yargıtay kararı: E-posta işçinin feshi sayıldı
Güncel, 2026.09.01 15:00Bir işçinin mobbing gerekçesiyle işverene gönderdiği e-posta, Yargıtay tarafından iş sözleşmesinin işçi tarafından feshi olarak yorumlandı ve tazminat talebi reddedildi. Bu süreçte ALO 170'e iletilen mobbing şikayetleri hızla artarken, iş hukuku davalarındaki artış da dikkat çekiyor. Uzmanlar, mobbingin ispatının zorluğuna ve arabuluculuk sürecinin etkisizliğine işaret ediyor.
Bir firmada üç yıldır çalışan işçi, işverenine gönderdiği e-postada manevi olarak yıprandığını, son bir yıldır mobbinge maruz kaldığını ve priminin düşürüldüğünü belirtti. İşveren bu ifadeleri tek taraflı fesih olarak yorumlayıp çalışanı tazminatsız işten çıkardı. Yerel mahkeme işçiyi haklı bularak kıdem ve ihbar tazminatına hükmetti; ancak Yargıtay, e-postadaki ifadelerin iş sözleşmesinin işçi tarafından feshedildiğine işaret ettiğine karar verdi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi'ne (ALO 170) Mart 2011 ile Ağustos 2025 arasında 164 bin 355 mobbing şikayeti iletildi. 2011-2024 arasında 145 bin 308 başvuru yapılırken, son dönemde yaklaşık 20 bin yeni şikayet oluştu. Şikayetlerin son dönemde hızlandığı, Kasım 2023 ile Ağustos 2025 arasındaki 21 ayda artışın yüzde 23 olduğu belirtildi.
İş hukuku davalarında 2018'de zorunlu arabuluculuk sisteminin devreye girmesiyle yıllık dava sayısı ilk yıl 162 bine düştü; ancak sonraki yıllarda artışa geçerek 2025'te 247 bine ulaştı. Birikimli dosya sayısı ise 2014'te 424 bin iken 2025'te 665 bin oldu.
Yargıtay kararlarına göre bir eylemin mobbing sayılması için devamlılık, belirli bir kişi veya gruba yönelik olma ve kasıt gerekiyor. İşçiler tarafından mobbing olarak nitelendirilen davranışlar arasında bağırma, iş vermeme, maaşa az zam yapma, kıdemsiz çalışanın terfi ettirilmesi gibi örnekler yer alıyor. Mobbingin sebepleri ise çalışanı yıldırarak istifaya zorlamak, tazminat ve işe iade davası riskinden kurtulmak ve fesih için sebep oluşturmak olarak sıralanıyor.
Avukat Cüneyt Alihan Danar, mobbing ispatının zor olduğunu, tanıkların genellikle ifade vermek istemediğini, ancak emarelerin yeterli görülebildiğini belirtti. Ses ve görüntü kayıtlarının kullanılabileceğini, işçinin iş hukukunda uzman bir avukatla hareket etmesi gerektiğini söyledi. Danar, arabuluculuk sürecinin mobbing davalarında etkili olmadığını, çünkü işverenlerin mobbingi kabul etmediğini ve davaların Yargıtay aşamasıyla 3-4 yılda sonuçlandığını ifade etti.
Berat Süphandağ ise ekonomik koşulların çalışan-işveren ilişkisini zayıflattığını, maliyet baskısıyla işverenin daha fazla verim beklerken çalışanın motivasyonunun azaldığını belirtti. İki tarafın beklentilerinin uzaklaşmasının iletişim sorunlarını artırdığını, bu nedenle uyuşmazlıkların daha fazla gündeme geleceğini söyledi. Ayrıca Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile psikolojik tacizin önlenmesine yönelik yeni bir çerçevenin ortaya konulduğunu hatırlattı.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Güncel, 2026.09.01 15:00