Mavi Vatan için atılan imza Yunanistan'ı çıldırttı: "Reddediyoruz"

Dünya, 2026.10.20 22:26

Libya'nın doğusundaki Temsilciler Meclisi'nin, Türkiye ile Libya arasında 2019 yılında imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatı onaylaması, Yunanistan ve Avrupa Birliği cephesinde tepkiyle karşılandı. Bingazi'de gerçekleştirilen toplantıda alınan kararın ardından Atina yönetimi anlaşmayı tanımadığını açıklarken, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de AB'nin konuya ilişkin tutumunun değişmediğini bildirdi.

Mavi Vatan için atılan imza Yunanistan'ı çıldırttı: "Reddediyoruz"

Doğu Akdeniz'de deniz yetki alanları üzerinden devam eden anlaşmazlıkta yeni bir gelişme yaşandı. Libya Temsilciler Meclisi, Türkiye ile 2019'da imzalanan mutabakat muhtırasını oy birliğiyle onayladı. Kararın ardından Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, anlaşmanın uluslararası deniz hukukuna aykırı olduğunu savunarak Libya tarafına çağrıda bulundu. Avrupa Birliği yönetimi de gelişmeye ilişkin açıklama yaparak Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile dayanışma mesajı verdi.

Libya Temsilciler Meclisi Türkiye ile Anlaşmayı Onayladı

Libya'nın doğusunda faaliyet gösteren Temsilciler Meclisi, Bingazi'de düzenlenen toplantıda Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılması mutabakatını gündemine aldı. Yapılan görüşmelerin ardından, 2019 tarihli anlaşmanın oy birliğiyle onaylandığı duyuruldu.

Meclis tarafından yapılan açıklamada, söz konusu mutabakatın Ulusal Mutabakat Hükümeti ile Türkiye arasında imzalandığı hatırlatıldı. Kararla birlikte, Doğu Akdeniz'de iki ülkenin deniz yetki alanlarına ilişkin belirlenen çerçeveye Libya Temsilciler Meclisi tarafından da onay verilmiş oldu.

Açıklamada ayrıca, 2020 yılında alınan ve iki mutabakat zaptının onaylanmasının reddedilmesini öngören 1 sayılı Temsilciler Meclisi kararının oy birliğiyle iptal edildiği belirtildi. Böylece önceki dönemde alınan ret kararının kaldırılmasıyla birlikte, 2019 tarihli deniz yetki alanları mutabakatının onaylanması yönünde yeni bir adım atıldı.

Söz konusu gelişme, Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanları anlaşmasının Libya'daki siyasi ve hukuki boyutunu yeniden gündeme taşıdı. Kararın ardından özellikle Yunanistan'dan gelen açıklamalar, Doğu Akdeniz'deki deniz sınırlandırması tartışmalarının yeniden yoğunlaştığını ortaya koydu.

Yunanistan'dan Libya'nın Kararına Sert Tepki

Libya Temsilciler Meclisi'nin onay kararına Atina yönetiminin yanıtı gecikmedi. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Türkiye ile Libya arasında 2019'da imzalanan mutabakatın onaylanmasının kabul edilmediği bildirildi.

Açıklamada, Yunanistan'ın söz konusu mutabakatı hukuka aykırı ve geçersiz olarak değerlendirdiği belirtilerek, Libya Temsilciler Meclisi'nin aldığı kararın anlaşmanın hukuki niteliğini değiştirmeyeceği savunuldu. Atina yönetimi, mutabakatın uluslararası deniz hukuku ile bağdaşmadığını ve bölgedeki devletlerin egemenlik haklarını ihlal ettiğini ileri sürdü.

Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, coğrafi koşulların ve uluslararası deniz hukukunun tek taraflı parlamento kararlarıyla değiştirilemeyeceğini belirtti. Türkiye ile Libya'nın deniz yetki alanlarını sınırlandırmak için gerekli coğrafi hukuki zemine sahip olmadığı yönündeki görüşünü yineleyen Atina, anlaşmanın Yunan adalarına tanınması gerektiğini savunduğu deniz yetki alanlarını göz ardı ettiğini ifade etti.

Yunanistan yönetimi, uluslararası hukuk çerçevesinde hareket ettiğini savunarak Libya tarafına da çağrıda bulundu. Açıklamada, Doğu Akdeniz'de istikrarı olumsuz etkileyebilecek adımlardan kaçınılması gerektiği vurgulandı. Atina ayrıca, gelişmeyle ilgili ortaklarını ve müttefiklerini bilgilendirdiğini, egemenlik haklarını korumak için gerekli adımları atacağını bildirdi.

Atina'nın İtirazında Yunan Adalarının Deniz Yetki Alanları Öne Çıkıyor

Türkiye ile Libya arasında imzalanan mutabakata Yunanistan'ın karşı çıkmasının temelinde, Doğu Akdeniz'de deniz yetki alanlarının nasıl belirlenmesi gerektiğine ilişkin görüş ayrılığı bulunuyor.

Yunanistan, deniz sınırlarının belirlenmesinde Girit başta olmak üzere adalarının da deniz yetki alanları oluşturması gerektiğini savunuyor. Atina yönetimine göre Türkiye-Libya mutabakatı, Girit'in güneydoğusunda Yunanistan'ın hak iddia ettiği münhasır ekonomik bölgeyi etkiliyor ve Yunan adalarının sahip olması gerektiğini ileri sürdüğü deniz alanlarını dikkate almıyor.

Anlaşmayla belirlenen deniz sınırlandırma hattının Girit'e yaklaşık 45 deniz mili mesafede bulunduğu belirtiliyor. Bu durum, Yunanistan'ın anlaşmaya yönelik itirazlarında öne çıkan başlıklardan biri olarak değerlendiriliyor.

Atina yönetimi, Libya ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin bir anlaşma bulunmadığı için 2011 yılında çıkardığı yasaya dayanarak iki ülke arasındaki orta hattı esas alıyor. Yunanistan, bu yaklaşımın uluslararası deniz hukukuna uygun olduğunu ileri sürüyor.

Türkiye ise deniz yetki alanlarının belirlenmesinde kıyıların coğrafi konumunun ve hakkaniyet ilkesinin dikkate alınması gerektiğini savunuyor. Ankara'nın yaklaşımına göre, başka bir ülkenin ana karasına yakın konumda bulunan adalara her durumda tam deniz yetkisi tanınması hakkaniyetli sonuçlar doğurmayabiliyor. Türkiye, Libya ile imzalanan mutabakatın da bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Taraflar arasındaki görüş ayrılığı, Doğu Akdeniz'de deniz sınırlarının belirlenmesine ilişkin hukuki tartışmaların merkezinde yer alıyor. Libya Temsilciler Meclisi'nin son kararı ise bu anlaşmazlığa yeni bir siyasi boyut kazandırdı.

Dünya, 2026.10.20 22:26