Marmara Denizi'ndeki depremlerle ilgili Cenk Yaltırak'tan açıklama geldi!
Güncel, 2026.08.20 18:47Marmara Denizi Adalar açıklarında son iki gündür mikro deprem hareketliliği dikkat çekiyor. Salı gününden itibaren bölgede 70'in üzerinde küçük çaplı deprem kaydedilirken, meydana gelen sarsıntılar arasında en büyüğünün 3.2 olduğu belirtildi. Çarşamba günü yaşanan 3.2 büyüklüğündeki depremin ardından da bölgede küçük sarsıntıların devam ettiği görüldü.
Marmara Denizi'ndeki deprem hareketliliği, bölgenin aktif fay yapısı nedeniyle yeniden gündeme gelirken, uzmanlar söz konusu küçük depremlerin değerlendirilmesinde yalnızca sayı ve büyüklüklerin değil, depremlerin meydana geldiği alanların ve zaman içerisindeki dağılımının da dikkate alınması gerektiğine işaret ediyor.
Marmara Denizi'nde mikro deprem hareketliliği arttı
Marmara Denizi Adalar açıklarında son iki gün içerisinde çok sayıda küçük deprem meydana geldi. Kandilli Rasathanesi ve AFAD tarafından paylaşılan deprem verilerine göre, salı gününden bu yana bölgede 70'in üzerinde sarsıntı kaydedildi.
Bölgede meydana gelen depremlerin önemli bölümünün düşük büyüklükte olması nedeniyle sarsıntılar geniş bir alanda hissedilmezken, deprem kayıtlarındaki hareketlilik dikkat çekti. Çarşamba günü meydana gelen 3.2 büyüklüğündeki deprem, bu süreçte kaydedilen en yüksek büyüklükteki sarsıntı oldu.
3.2 büyüklüğündeki depremin ardından da bölgede küçük ölçekli sarsıntılar kaydedilmeye devam etti. Marmara Denizi'nin aktif fay sistemi üzerinde bulunması nedeniyle bu tür mikro depremler bölgenin doğal sismik hareketliliğinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Prof. Dr. Cenk Yaltırak: Marmara'nın rutin deprem aktivitesi bulunuyor
İstanbul Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Uzmanı Prof. Dr. Cenk Yaltırak, Marmara Denizi'nde meydana gelen mikro depremlerin bölgedeki fay sistemiyle bağlantılı doğal hareketliliğin bir sonucu olduğunu belirtti.
Yaltırak, Marmara Denizi'nde ana fay sistemine farklı açılarla bağlanan çok sayıda ikincil fay bulunduğunu ifade ederek, ana fayların çevresindeki bu faylarda deformasyon meydana gelebildiğini söyledi. Uzman isme göre, ana fay üzerindeki birikimle bağlantılı olarak oluşan deformasyon, çevredeki ikincil faylarda mikroaktiviteye neden olabiliyor.
Marmara'daki küçük depremlerin birbirini tetikleyen bir zincir şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Yaltırak, bölgede devam eden doğal hareketliliğe dikkat çekti. Fay sisteminin çevresindeki küçük kırılmaların, ana faydaki gerilim birikimiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Marmara'da faylara her yıl yaklaşık 20 milimetrelik hareket ekleniyor
Yaltırak, Marmara'daki fay sisteminin sürekli bir hareket içerisinde olduğuna dikkat çekerek, bölgedeki fayların her yıl yaklaşık 20 milimetrelik hareket aldığını ifade etti.
Bu hareketin zaman içerisinde fay sistemi üzerinde gerilim birikimine neden olduğunu belirten Yaltırak, küçük depremlerin ise bu sistem içerisinde meydana gelen hareketliliğin göstergelerinden biri olduğunu dile getirdi. Fayların farklı bölümlerindeki aktivitenin aynı yoğunlukta görülmemesinin de önemli olduğunu belirten Yaltırak, bazı alanlarda mikro deprem sayısının düşük olmasının farklı bir anlam taşıyabileceğini söyledi.
Uzman, sıkışmanın daha fazla olduğu bazı bölgelerde mikro deprem aktivitesinin azalabileceğini ifade etti. Bu nedenle yalnızca çok sayıda küçük depremin meydana geldiği alanların değil, deprem aktivitesinin düşük olduğu kesimlerin de yakından incelenmesi gerektiğine işaret etti.
1999 depremi öncesindeki hareketlilikle benzerlik kuruldu
Prof. Dr. Cenk Yaltırak, Marmara'daki mevcut mikro deprem hareketliliğini değerlendirirken 1999 Gölcük Depremi öncesindeki sismik tabloya da dikkat çekti.
Yaltırak, 1999 depremi öncesinde İzmit Fayı'nın ana bölümünde büyük bir deprem aktivitesi görülmezken, fayın çevresindeki kuzey, güney, doğu ve batı kesimlerde çok sayıda küçük depremin kaydedildiğini belirtti. Marmara Denizi'ndeki mevcut mikro deprem dağılımının da ana fay çevresinde farklı kümeler halinde görülebildiğini ifade etti.
Deprem kayıtlarında farklı dönemlerde oluşan sarsıntıların belirli bölgelerde yoğunlaşabildiğini belirten Yaltırak, bu hareketliliğin fay sisteminin genel yapısı içerisinde ele alınması gerektiğini söyledi. Marmara Denizi'nde görülen küçük depremlerin tek başına değerlendirilmesinin bölgedeki fay hareketlerinin anlaşılması açısından yeterli olmayacağını ifade etti.

"Büyük Marmara depremi olacak" açıklaması
Marmara'daki deprem riskiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Yaltırak, bölgede büyük bir deprem yaşanmasının tarihsel kayıtlarla da ortaya konulduğunu söyledi. Marmara Denizi çevresinde geçmiş dönemlerde meydana gelen büyük depremlerin İstanbul ve çevresindeki yapılarda ciddi hasarlara yol açtığını belirten Yaltırak, tarihi yapıların geçirdiği yıkımların bunun önemli göstergeleri arasında bulunduğunu ifade etti.
İstanbul'daki tarihi surlar başta olmak üzere çok sayıda yapının geçmişte meydana gelen büyük depremler nedeniyle zarar gördüğünü belirten Yaltırak, Ayasofya ve Fatih Camii gibi önemli yapılarda da tarih boyunca depremler nedeniyle ağır hasarlar yaşandığını dile getirdi.
Yaltırak, bu tarihi verilerin Marmara Bölgesi'ndeki büyük deprem riskinin geçmişten bugüne uzanan bir gerçek olduğunu gösterdiğini belirtti. Tarihi yapıların geçirdiği yıkımların, bölgede geçmişte yüksek şiddetli sarsıntıların yaşandığına ilişkin önemli veriler sunduğunu ifade etti.
Kaynak: DHA
Güncel, 2026.08.20 18:47