Marmara'da deprem senaryoları yeniden masada! Uzmanlar asıl tehlikeye dikkat çekti

Güncel, 2026.08.23 12:44

Marmara depremi için uzmanlar 6,5-7,5 arası senaryoları tartışıyor. İstanbul başta olmak üzere bölge, fay kırılmaları ve zayıf yapı stoku nedeniyle hazırlık bekliyor.

Marmara'da deprem senaryoları yeniden masada! Uzmanlar asıl tehlikeye dikkat çekti

Marmara Denizi'nde meydana gelen sismik hareketlilik, bölgede uzun süredir tartışılan olası büyük Marmara depremi konusunu yeniden gündeme getirdi. Uzmanların değerlendirmelerinde depremin büyüklüğüne ilişkin farklı ihtimaller öne çıkarken, senaryoların yaklaşık 6 ile 7,5 arasında değiştiği görülüyor. Bilim insanları, farklı fay kırılma ihtimallerinin bulunduğuna dikkat çekerken, asıl önceliğin depremin kaç büyüklüğünde olacağını tartışmaktan ziyade kentleri olası sarsıntıya hazırlamak olması gerektiğini belirtiyor.

Marmara'nın nüfus yoğunluğu ve bölgedeki yapılaşma dikkate alındığında, yaşanabilecek bir depremin etkisinin yalnızca İstanbul'la sınırlı kalmayacağı ifade ediliyor. Bölgeyi ilgilendiren farklı senaryolar, deprem riskinin geniş bir coğrafyada ele alınması gerektiğine işaret ediyor.

Marmara depreminde farklı kırılma senaryoları bulunuyor

Marmara Denizi'nin altındaki fay sisteminin yapısı, olası depremin büyüklüğüne ilişkin tek bir tahmin yapılmasını güçleştiriyor. Uzmanların değerlendirmelerinde, fayın hangi bölümünün kırılacağı, kırılmanın tek bir segmentte mi yoksa birden fazla segmentte mi gerçekleşeceği gibi faktörlerin deprem büyüklüğünü doğrudan etkileyebileceği belirtiliyor.

Deprem uzmanı Bülent Özmen, Marmara Denizi'nde 7'nin üzerinde deprem üretme potansiyeline sahip fayların bulunduğuna dikkat çekiyor. Böyle bir sarsıntının oluşturabileceği etkinin İstanbul'un sınırlarını aşabileceğini belirten Özmen, Marmara'ya kıyısı bulunan iller ve çevre bölgeler dikkate alındığında milyonlarca kişinin depremden etkilenebileceğini ifade ediyor.

Bölgenin ekonomik ve nüfus açısından Türkiye'nin en yoğun alanlarından biri olması, olası bir Marmara depremini yalnızca yerel bir afet olmaktan çıkarabilecek önemli unsurlar arasında değerlendiriliyor.

"6,5 büyüklüğündeki deprem bile ağır sonuçlar doğurabilir"

Marmara'da gündeme gelen deprem senaryolarında yalnızca yüksek büyüklükteki sarsıntılara odaklanılmasının doğru olmadığına dikkat çeken sismolog Prof. Dr. Şerif Barış, deprem büyüklüğü ile ortaya çıkabilecek hasarın aynı şey olmadığını vurguluyor.

Barış'ın değerlendirmesine göre yapıların dayanıklılığı, zemin özellikleri, nüfus yoğunluğu ve afet hazırlık düzeyi gibi birçok unsur, bir depremin sonuçlarını belirliyor. Bu nedenle Marmara'da 6,5 büyüklüğünde meydana gelebilecek bir depremin dahi hazırlıksız bölgelerde ciddi sonuçlar oluşturabileceği belirtiliyor.

Bu yaklaşım, olası depreme hazırlık çalışmalarının yalnızca en büyük deprem senaryosuna göre değil, daha düşük büyüklüklerdeki sarsıntıların yaratabileceği riskler de dikkate alınarak yürütülmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Marmara için 6 ile 7,5 arasında değişen deprem ihtimalleri

Yerbilimci Prof. Dr. Cenk Yaltırak, Marmara'daki deprem hazırlıklarının en kötü ihtimal göz önünde bulundurularak yapılması gerektiğini savunuyor. Fayların birlikte hareket etmesi ihtimalinin deprem büyüklüğünü artırabileceğine dikkat çeken Yaltırak, geçmişte yaşanan büyük depremlerin de bu açıdan önemli veriler sunduğunu belirtiyor.

Prof. Dr. Osman Bektaş ise Marmara için 6 ile 7 büyüklüğü aralığında bir deprem senaryosunu değerlendiriyor. Bektaş, deniz tabanında yaklaşık 10 ila 13 kilometre derinliklerde gözlenen mikrodeprem hareketliliğinin de yakından takip edilmesi gerektiğine işaret ediyor.

Prof. Dr. Hasan Sözbilir'in değerlendirmelerinde ise farklı fay segmentlerinin davranışı öne çıkıyor. Tek bir segmentin kırılması ile birden fazla segmentin aynı süreçte devreye girmesi arasında önemli bir fark bulunduğuna dikkat çekilirken, Marmara'da 6,5 ile 7,5 arasında değişen büyüklüklerde deprem senaryolarının bilimsel çalışmalar kapsamında değerlendirildiği ifade ediliyor.

Fayların birbirini tetiklemesi ve depremlerin birbirinin ardından meydana gelmesi de üzerinde durulan ihtimaller arasında yer alıyor. Bu nedenle Marmara'nın yalnızca tek bir deprem üzerinden değil, olası bir deprem dizisi açısından da değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Depremin büyüklüğü kadar yapı stoku da belirleyici

Uzmanların farklı büyüklüklerde senaryolar ortaya koyması, Marmara'daki deprem riskinin kesin bir rakama indirgenemeyeceğini gösteriyor. Bir depremin ne zaman ve tam olarak hangi büyüklükte meydana geleceğinin önceden kesin biçimde belirlenememesi, hazırlık çalışmalarının önemini daha da artırıyor.

Özellikle riskli yapıların tespit edilmesi, kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması, mevcut binaların güçlendirilmesi ve afet sonrası ulaşım ile iletişim altyapısının hazır tutulması Marmara açısından kritik başlıklar arasında bulunuyor.

İstanbul başta olmak üzere Marmara Bölgesi'ndeki yoğun yapılaşma, olası bir depremin sonuçlarını doğrudan etkileyebilecek unsurlar arasında yer alıyor. Bu nedenle uzmanlar, yalnızca fayın üretebileceği maksimum deprem büyüklüğüne odaklanmanın yeterli olmayacağını belirtiyor.

Uzmanlardan ortak mesaj: Marmara için hazırlık beklememeli

Bilim insanlarının deprem büyüklüğüne ilişkin değerlendirmeleri birbirinden farklı olsa da ortaya çıkan ortak mesaj değişmiyor. Marmara'da deprem hazırlıklarının ertelenmemesi gerekiyor.

Farklı fay kırılma ihtimalleri ve değişen deprem senaryoları, bölgedeki riskin çok boyutlu olduğunu ortaya koyuyor. Depremin 6,5, 7 ya da 7,5 büyüklüğünde gerçekleşip gerçekleşmeyeceği üzerine yürütülen tartışmaların yanında, mevcut yapıların dayanıklılığı ve kentlerin afetlere karşı hazırlık düzeyinin de aynı ölçüde önem taşıdığı vurgulanıyor.

Marmara'da olası bir deprem için dayanıksız yapıların belirlenmesi, güçlendirme ve dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması, afet planlarının güncellenmesi ve toplumun deprem bilincinin artırılması, uzmanların üzerinde birleştiği temel hazırlık başlıkları olarak öne çıkıyor.

Kaynak: BURSADA BUGÜN

Güncel, 2026.08.23 12:44