LGS öncesi kaygı artıyor: Uzmanlardan öğrenci ve velilere kritik uyarılar...

Eğitim, 2026.06.12 11:45

Liselere Geçiş Sistemi (LGS) yaklaşırken öğrencilerde heyecanla birlikte kaygı düzeyinin de yükseldiği görülüyor. Uzmanlar, bu sürecin tamamen olağan olduğunu vurgularken, önemli olanın kaygının varlığı değil onunla kurulan ilişki olduğuna dikkat çekiyor.

LGS öncesi kaygı artıyor: Uzmanlardan öğrenci ve velilere kritik uyarılar...

Nev Sağlık Grubu Klinik Psikoloji Bölümü'nden Psk. Helin Ezgi Deniz, sınav öncesi dönemde yaşanan duygusal yoğunluğun öğrencilerin gelişim sürecinin doğal bir parçası olduğunu ifade ediyor.

"Kaygı beynin doğal alarm sistemidir"

Deniz, öğrencilerden en sık duyulan "Çok kaygılanıyorum, bu normal mi?" sorusunun aslında oldukça yaygın olduğunu belirtiyor. Kaygının, beynin olası tehditlere karşı geliştirdiği bir savunma mekanizması olduğunu söyleyen Deniz, tamamen kaygısız olmanın da sağlıklı bir durum olmayabileceğini vurguluyor.

Bu noktada kaygının kendisinden çok, onun nasıl yönetildiğinin belirleyici olduğunu ifade ediyor.

"Asıl yoran şey düşünceler"

Uzmanlara göre sınav sürecinde öğrencileri en çok zorlayan unsur, sınavın kendisinden ziyade zihinden geçen düşünceler oluyor. "Ya yapamazsam", "ya başarısız olursam" gibi senaryoların öğrencilerde baskıyı artırdığını belirten Deniz, belirsizlik arttıkça zihnin olumsuz ihtimallere yönelmesinin doğal olduğunu söylüyor.

Ancak bu düşünce döngüsünün zamanla zihinsel yorgunluğu artırdığına dikkat çekiyor.

Son günlerde yeni konu öğrenme baskısı yanlış yaklaşım

Sınava kısa süre kala öğrencilerin büyük bir kısmının "eksik kapatma" telaşına girdiğini belirten Deniz, bu dönemin yeni bilgi yüklemekten çok mevcut bilgiyi koruma zamanı olduğunu ifade ediyor.

Yoğun stres altında öğrenme kapasitesinin düştüğünü hatırlatan uzman, aşırı çalışma baskısının performansı artırmak yerine olumsuz etkileyebileceğini söylüyor.

"Hiçbir şey bilmiyorum" hissi gerçeği yansıtmayabilir

Sınav öncesinde sıkça yaşanan özgüven kaybına da değinen Deniz, öğrencilerin aslında öğrendiklerini unutmadığını, yalnızca kaygı nedeniyle erişimde zorlandığını belirtiyor.

Sınav başladıktan sonra bilginin yeniden hatırlanmasının da bu durumun en önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade ediyor.

Velilere önemli uyarı: Baskı dili kaygıyı artırıyor

Uzmanlar, sınav sürecinde yalnızca öğrencilerin değil ailelerin de kritik bir rol oynadığını vurguluyor. "Kaç net yaptın?", "başkaları ne yapıyor?" gibi karşılaştırmalı ifadelerin öğrenciler üzerinde baskı oluşturabileceği belirtiliyor.

Bu tür söylemlerin zamanla çocuklarda "değer kaybı" algısına yol açabileceğine dikkat çekiliyor.

Koşulsuz destek mesajı daha etkili

Deniz'e göre öğrencilerin bu dönemde en çok ihtiyaç duyduğu şey başarıdan bağımsız bir kabul hissi. "Elinden geleni yapman yeterli", "sonuç ne olursa olsun yanındayız" gibi cümlelerin öğrencinin psikolojik dayanıklılığını güçlendirdiği ifade ediliyor.

"LGS hayatın tamamını belirlemez"

Uzman açıklamasında LGS'nin önemli bir aşama olduğunu ancak tek başına bir öğrencinin geleceğini belirlemediğini vurguluyor. Akademik başarının tek başına mutluluk ya da başarı garantisi olmadığına dikkat çekiliyor.

Deniz, farklı yaşam hikâyelerinin bunun en net göstergesi olduğunu belirtiyor.

Kontrol edilebilen alanlara odaklanmak

Son günlerde öğrencilerin sınavın kendisi yerine kontrol edebilecekleri alanlara yönelmesi öneriliyor. Uyku düzeni, beslenme ve günlük rutin gibi unsurların sınav başarısına dolaylı ama önemli katkı sağladığı ifade ediliyor.

"Kaygı başarısızlık göstergesi değildir"

Uzman, kaygı belirtilerinin bir zayıflık ya da başarısızlık işareti olmadığını özellikle vurguluyor. Kalp çarpıntısı, gerginlik veya endişe hissinin insan olmanın doğal bir parçası olduğu belirtiliyor.

Sınavın bir kişilik testi değil, yalnızca bir performans değerlendirmesi olduğu hatırlatılarak öğrencilerin kendilerine karşı daha anlayışlı olmaları gerektiği ifade ediliyor.

Eğitim, 2026.06.12 11:45