Gümüş artık sadece yatırım aracı değil!
Ekonomi, 2026.02.17 09:34Kuyumcular Odası eski Başkanı Rıdvan Şen, son dönemde yükselişe geçen gümüş fiyatlarına ilişkin Bursada Bugün'e değerlendirmelerde bulundu.
MERVE DENİZ EKİCİ / BURSADA BUGÜN
Gümüş, artık yalnızca yatırım aracı olarak değil, aynı zamanda sanayi ve teknoloji için de vazgeçilmez haline geldi. Gümüşün gidişatı konusunda Bursada Bugün'e değerlendirmelerde bulunan Kuyumcular Odası eski Başkanı Rıdvan Şen, yatırım yapacak vatandaşlara da önerilerde bulundu.
"TALEP ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE ARTABİLİR"
Şen, gümüşün gidişatını, "Gümüş yaklaşık 55 yıldır baskı altındaydı. 1980 yılında 50 dolar seviyesini görmüştü. 2011 yılında da gün içerisinde yeniden 50 dolar seviyesine ulaştı. Bugün geldiğimiz noktada gümüş yeniden güçlü bir yükseliş sürecine girmiş durumda. Eskiden gümüşün endüstriyel bir zorunluluğu yoktu. Ancak bugün gümüş, sanayi için vazgeçilmez bir metal haline geldi. Elektrikli araçlarda, yeşil enerji sistemlerinde, rüzgar türbinlerinde, güneş panellerinde, tıbbi cihazlarda, çip üretiminde ve iletkenlik gerektiren birçok teknolojik üründe en çok kullanılan iletken madde gümüştür. Bu durum, önümüzdeki yıllarda talebin daha da artacağını gösteriyor" ifadeleriyle değerlendirdi.

"TEKNOLOJİLERDE GÜMÜŞ CİDDİ ŞEKİLDE KULLANILIYOR"
Son üç yıldır gümüş piyasasında yüzde 15 oranında arz açığı olduğunu belirten Şen, "Örneğin dünyada 1000 birim gümüş kullanılıyorsa üretim yaklaşık 850 birimde kalıyor. Her yıl yaklaşık 150 birimlik açık oluşuyor. Bu da ilerleyen süreçte daha ciddi arz-talep sorunları doğurabilir. Örneğin Samsung'un geliştirdiği yeni nesil batarya teknolojisinde gümüş kullanımı ciddi şekilde artıyor. Mevcut elektrikli araçlarda 25-35 gram arası gümüş kullanılırken, yeni nesil sistemlerde bu miktarın çok daha yüksek olacağı konuşuluyor. Eğer dünya genelinde elektrikli araçlar bu teknolojiye geçerse, otomotiv sektörünün gümüş talebi katlanarak artacaktır. Halihazırda dünya gümüş tüketiminin yaklaşık üçte ikisi sanayiye gidiyor" dedi.
"GÜMÜŞ ARTIK TEMİNAT OLARAK KABUL EDİLMEYE BAŞLANDI"
Tarihsel olarak gümüşün geldiği noktayı değerlendiren Şen, "Geçmişe bakıldığında 1 kilo altın yaklaşık 12 kilo gümüşe eşdeğer kabul edilirdi. Pandemi döneminde bu oran 1'e 120'ye kadar çıktı. Şu anda yaklaşık 1'e 50 seviyesinde. Uzun vadede bu oranın 20'lere hatta 15'lere gerileyebileceği beklentisi var. 1980 zirvesinde oran 15 seviyesindeydi, 2011'de ise 30 civarındaydı. Bu nedenle gümüş, önümüzdeki yıllarda yatırım aracı olarak öne çıkabilir. Ayrıca bazı ülkeler ve merkez bankaları artık gümüşü teminat olarak daha fazla kabul etmeye başladı. Eskiden daha sınırlı bir kullanım alanı varken bugün finansal sistemde de daha görünür hale geliyor. Genel tabloya bakıldığında, küresel belirsizlikler sürdükçe altın ve gümüş gibi emtialarda yukarı yönlü eğilim devam edebilir. Jeopolitik riskler, savaşlar, küresel ekonomik kırılganlıklar ve finansal sistemdeki türev piyasalarla ilgili riskler değerli metalleri destekleyen unsurlar arasında yer alıyor" şeklinde konuştu.
"GÜMÜŞTE CİDDİ BİR ARZ SIKINTISI YAŞANDI"
Yatırım yapacak vatandaşlara tavsiyelerde bulunan Şen, "Ancak küçük gramajlı fiziki gümüş alımlarında dikkatli olunmalı. Son dönemde fiziki gümüşte ciddi bir arz sıkıntısı yaşandı ve makas aralıkları çok açıldı. Bu nedenle 10 gram, 20 gram, 50 gram veya 100 gram gibi ürünlerde işçilik ve makas farkı yüksek olabiliyor. Bu durumda yatırımcı önce altın biriktirip daha sonra yüksek gramajlı (örneğin yarım kilo ve üzeri) gümüşe geçmeyi tercih edebilir. Ancak uzun vadede dünya düzeni ve jeopolitik dengeler yeniden oturduğunda, geçmişte olduğu gibi uzun süreli yatay dönemler de görülebilir. 1980 sonrası altının uzun süre düşük bantta kalması buna örnektir. Özetle; kısa ve orta vadede küresel belirsizlikler devam ettiği sürece altın ve gümüşte yukarı yönlü hareketler görülebilir. Ancak yatırım yaparken makas aralıkları, fiziki arz durumu ve uzun vadeli riskler mutlaka dikkate alınmalıdır" dedi.
Ekonomi, 2026.02.17 09:34