Eylem Tok cezaevinden mektup yazdı! "Aci'nin varisleriyle helalleştim"
Güncel, 2026.05.05 10:50Türkiye'nin konuştuğu Oğuz Murat Aci davasında ABD'de tutuklu bulunan Eylem Tok, cezaevinden mektup yazdı. Tok, kaza gecesi 'annelik içgüdüsü' ile hareket ettiğini, hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci'nin yasal varisleriyle sulh anlaşması yapıp helalleştiklerini söyledi. Tok, "Ben kaza yerine gitmedim. Oradan bir telefon almadım ve polisin aranmasını engellemedim" dedi.
Yazar Eylem Tok ve estetik cerrah Bülent Cihantimur'un 17 yaşındaki oğlu Timur Cihantimur, 1 Mart 2024'te Eyüpsultan'da 3 ATV aracına çarpmış, kazada 29 yaşındaki Oğuz Murat Aci yaşamını yitirmişti. Olayın ardından Eylem Tok'un oğluyla birlikte önce Mısır'a, ardından ABD'ye kaçtığı, Boston'da yakalandığı biliniyor.
Haklarında kırmızı bülten çıkarılan Eylem Tok ve oğlu Timur Cihantimur,14 Haziran 2024'te Boston'da tutuklanmıştı. Eylem Tok'un Türkiye'ye iade duruşmasında yine tutukluluk halinin devamına karar verilmişti.
CEZAEVİNDEN MEKTUP YAZDI
Son olarak gazeteci Razi Canikligil'in paylaştığı iddiaya göre, Eylem Tok cezaevinden yazdığı bir mektupta Oğuz Murat Aci'nin ailesiyle "helalleştiklerini" ifade etti. Tok'un mektubunda, "Bu kaybın telafisi yok, biliyorum. Ancak yasal varislerle bir sulh anlaşması yaparak helalleştiğimizi de belirtmek isterim" sözlerine yer verdiği aktarıldı.
Tok ayrıca kamuoyunda kendisine yönelik bir "linç kampanyası" yürütüldüğünü öne sürerek, bu nedenle sessizliğini bozduğunu ifade etti.

"LİNÇ KAMPANYASINA DÖNÜŞTÜ"
Tok, mektubunda kaza gecesi yaşananlara dair açıklamalarda bulundu. Tok, olaya ilişkin şu cümleleri yazdı:
"Uzun süre sessiz kalmayı tercih ettim. Ancak zaman geçtikçe, kaza gecesi yaşananlara dair polis ve bilirkişi raporları dikkate alınmadan yapılan eksik, hatalı ve önyargılı yorumların bir linç kampanyasına dönüştüğünü üzülerek gördüm.
Oğlum Timur, kaza günü üniversite sınavına hazırlanan henüz 16 yaşında bir çocuktu. İki yıldır tutulduğu cezaevinde liseyi tamamladı ve üniversite derslerini almaya başladı. O talihsiz kaza anında ben bir anneydim; neyin doğru, neyin yanlış olduğunu sağlıklı şekilde değerlendirebilecek bir durumda değildim. Aklımdan çok içgüdülerimle hareket ettim. Tek düşüncem, korkmuş ve sarsılmış olan çocuğumu korumaktı."
"BİR HATA VARSA ANNE VE BABASI OLARAK BİZE AİT"
Bugün geriye dönüp baktığımda, elbette derin bir sorgulama içindeyim. Eğer bir hata varsa, bunun en büyük sorumluluğu anne ve babası olarak bize aittir. Evladımızı çok sevdik, çok koruduk; belki de bazı anlarda gerekli sınırları koyamadık. Bunun yükünü her gün yüreğimde taşıyorum.
Oğlumun nasıl bir çocuk olduğunu onu tanıyanlar bilir. Hassas, vicdanlı ve kalbi temiz bir çocuktur. Ancak o gün yaşananlar onun hayatında da derin izler bıraktı. Bunun bilincindeyim ve inkâr etmiyorum.

"KAZA YERİNE GİTMEDİM"
"Hakkımda en çok konuşulan konulardan birine de açıklıkla değinmek isterim: Ben kaza yerine gitmedim. Oradan bir telefon almadım ve polisin aranmasını engellemedim. Buna rağmen oluşan algı beni derinden üzmektedir. Oysa gerçekler resmî raporlarda açıkça yer almaktadır.
O gece yaşadığım duyguları tarif etmek çok zor. Oğlum şok halindeydi, ben ise korku ve panik içindeydim. Ne olduğunu anlamaya çalışırken zihnim dağılmış, kalbim sıkışmıştı. Ne yapacağımı bilemez haldeydim. Bir süre uzaklaştım. Bu bir kaçış değil, çaresizlik içinde yönümü bulma çabasıydı. Ancak hiçbir şey düşündüğüm gibi gelişmedi.
"VARİSLERLE HELALLEŞTİK"
Bu olayda en büyük acının, hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci'nin ailesine ait olduğunu biliyorum. Bir anne olarak, onların yaşadığı acının tarifi olmadığını tüm kalbimle hissediyorum. Kendisine Allah'tan rahmet, ailesine sabır diliyorum. Bu kaybın telafisi yok, biliyorum. Ancak yasal varislerle bir sulh anlaşması yaparak helalleştiğimizi de belirtmek isterim. Bir annenin kendi çocuğunu koruma çabası, başka bir ailenin acısını hafifletemez. Bunun bilincindeyim ve bu gerçekle yaşamayı öğrenmeye çalışıyorum."

NE OLMUŞTU?
Eyüpsultan'da 1 Mart'ta seyir halindeki 3 ATV aracından biri arızalanmış, yol kenarına çekilen arızalı araç tamir edilmeye çalışılırken aynı yönde ilerleyen iki araçtan birisi buradaki 3 ATV'ye çarpmış, yaralanan 5 kişiden Oğuz Murat Acı hayatını kaybetmişti. Kazaya neden olan 17 yaşındaki sürücü Timur Cihantimur'un kaza yerine gelen annesi Eylem Tok'un aracıyla buradan uzaklaşıp annesiyle önce Mısır'a, ardından da ABD'ye gittikleri tespit edilmişti.
Şüphelilerin iadesi için geçici tutuklama talep evrakı, Adalet Bakanlığınca ABD yetkili makamlarına iletilmiş, Florida federal mahkemenin kararı üzerine Cihantimur ve Tok, 14 Haziran'da Boston'da polis tarafından yakalanmıştı. 18 Haziran'da ayrı saatlerde ilk kez mahkemeye çıkarılan anne oğulun tutukluluk hallerinin devamına karar verilmişti.

10'AR YIL HAPİS CEZASI TALEBİ
Oğuz Murat Aci davasıyla ilgili hazırlanan iddianamede, anne Eylem Tok ve baba Bülent Cihantimur dahil beş kişi hakkında 10'ar yıl hapis cezası talep edilmişti. Beş kişinin "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "suçluyu kayırma" suçlarından yargılanması istenmişti. Eylem Tok ile Bülent Cihantimur 13 Temmuz'da hakim karşısına çıkacak.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Güncel, 2026.05.05 10:50