Emekli maaşlarındaki artış yeterli mi? Uzmandan dikkat çeken değerlendirme

Ekonomi, 2026.07.04 11:02

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) haziran ayı enflasyon verilerini açıklamasının ardından emekli ve memur maaşlarına yapılacak artış oranları netleşti. Sosyal Güvenlik Müşaviri Ferdi Sönmez, maaşlardaki artışın teknik olarak enflasyon farkının yansıtılması olduğunu belirterek emeklilerin alım gücündeki kayba dikkat çekti.

Emekli maaşlarındaki artış yeterli mi? Uzmandan dikkat çeken değerlendirme

MERVE DENİZ EKİCİ / BURSADA BUGÜN

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) haziran ayı enflasyon verilerini açıklamasıyla birlikte milyonlarca emekli ve memurun maaş artış oranları da belli oldu. Açıklanan verilere göre haziran ayında aylık enflasyon yüzde 0,99, altı aylık enflasyon ise yüzde 17,76 olarak gerçekleşti. Buna göre SSK ve Bağ-Kur emeklileri yüzde 17,76, memur ve memur emeklileri ise yüzde 13,52 oranında maaş artışı alacak. Sosyal Güvenlik Müşaviri Ferdi Sönmez, konu hakkında Bursada Bugün'e değerlendirmelerde bulundu.

"EMEKLİ BUNUN YETERLİ OLMADIĞINI GÜNLÜK HAYATINDA HİSSEDİYOR"

Konu hakkında açıklamalarda bulunan Sönmez, "Kamuoyunda bu artışlar "zam" olarak ifade ediliyor. Oysa teknik olarak bakıldığında bunun adı zam değildir. Bu, kanunun emrettiği şekilde maaşların enflasyon karşısında güncellenmesidir. Yani çalışanların ve emeklilerin uğradığı değer kaybının bir bölümünün telafi edilmesidir. Maalesef yeterli olduğunu söylemek mümkün değil. Çünkü emeklinin ve memurun yaşadığı hayat pahalılığı sadece TÜFE rakamlarından ibaret değil. Özellikle kira, gıda, elektrik, doğal gaz ve sağlık harcamalarındaki artışlar resmi enflasyonun çok daha üzerinde hissediliyor. Dolayısıyla maaşlar kağıt üzerinde artıyor gibi görünse de vatandaşın gerçek alım gücü aynı oranda artmıyor. Bugün pazara çıkan, markete giden ya da kira ödeyen bir emekli bunun yeterli olmadığını zaten günlük hayatında hissediyor" ifadelerini kullandı.

"SADECE ENFLASYON FARKI EKLENDİ"

Gerçekleşen artışı zam olarak değerlendirmediğini dile getiren Sönmez, "Çünkü kanun zaten her altı ayda bir gerçekleşen enflasyon oranının maaşlara yansıtılmasını zorunlu kılıyor. Bu nedenle yapılan işlem yeni bir refah artışı sağlamıyor. Sadece geçmiş altı aylık enflasyon farkı maaşlara eklenmiş oluyor. Gerçek anlamda zam diyebilmemiz için bunun üzerine vatandaşın refahını artıracak ilave bir artış yapılması gerekir. Kanun teklifinin Meclis'e sunulmuş olması, düzenlemenin yürürlüğe girdiği anlamına gelmiyor. Bundan sonra teklif öncelikle TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülecek. Komisyonun kabul etmesi halinde Genel Kurul gündemine gelecek ve milletvekillerinin oylamasına sunulacak" dedi.

"DÜZENLEME TAKİP EDİLMELİ"

Sönmez, "Genel Kurul'da kabul edilmesinin ardından ise Sayın Cumhurbaşkanı'nın onayına gönderilecek. Cumhurbaşkanı'nın onayı ve Resmî Gazete'de yayımlanmasıyla birlikte düzenleme yürürlüğe girecek. Dolayısıyla bugün açıklanan 23 bin 552 TL, henüz kesinleşmiş bir ödeme tutarı değil; yasama sürecinin tamamlanmasının ardından hukuki geçerlilik kazanacak. Ancak geçmiş yıllardaki uygulamalara baktığımızda, bu tür düzenlemelerin genellikle kısa sürede yasalaştırıldığını görüyoruz. Kanun yürürlüğe girdikten sonra hak sahiplerine oluşabilecek maaş farkları da geriye dönük olarak ödenecektir. Bu nedenle emeklilerimizin süreç tamamlanmadan farklı söylemlere itibar etmemeleri ve Resmî Gazete'de yayımlanacak nihai düzenlemeyi takip etmeleri önem taşıyor. Şu ana kadar hükümetten seyyanen zam konusunda resmi bir açıklama yapılmadı. Ankara kulislerinde de şu an için ilave bir düzenleme yapılmayacağı yönünde değerlendirmeler bulunuyor. Ancak özellikle düşük maaş alan emeklilerin mevcut ekonomik şartlar karşısında ciddi geçim sıkıntısı yaşadığı düşünüldüğünde, toplumda ek zam beklentisinin devam ettiğini söylemek yanlış olmaz" şeklinde konuştu.

"ARTIŞ YALNIZCA MEMUR MAAŞLARINI ETKİLEMİYOR"

Memur maaş katsayısındaki artışların yalnızca memur maaşlarını etkilemediğini dile getiren Sönmez, "Aynı zamanda 65 yaş aylıkları, engelli aylıkları, evde bakım desteği, kıdem tazminatı tavanı ve bedelli askerlik ücreti gibi birçok ödeme de yeniden hesaplanıyor. Örneğin evde bakım desteği 15.754 TL'ye yükseldi. 65 yaş aylığı 7.257 TL oldu. Yüzde 70 ve üzeri engelli aylığı 8.689 TL'ye çıktı. Kıdem tazminatı tavanı 73 bin 729 TL olarak güncellendi. Bedelli askerlik ücreti ise 472 bin 653 TL oldu. Yani açıklanan katsayı milyonlarca vatandaşı doğrudan etkileyen çok geniş bir alanı kapsıyor" dedi.

"HAK ARAMAK BİR TALEP DEĞİLDİR"

Son olarak emeklilere seslenen Sönmez, "Hak aramak bir talep değil, anayasal bir haktır. Bugün birçok emekli geçinmeye değil, hayatta kalmaya çalışıyor. Yıllarca bu ülkeye üretmiş, çalışmış, prim ödemiş insanların ömürlerinin son döneminde yoksullukla mücadele etmek zorunda kalması sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmıyor.Ben emeklilerimizin haklarını sonuna kadar takip etmelerini, yapılan her düzenlemeyi sorgulamalarını ve doğru bilgiye ulaşmalarını tavsiye ediyorum.Artık emekliler enflasyon açıklandıktan sonra maaşlarının ne kadar artacağını değil, o maaşla pazardan kaç poşet doldurabileceklerini konuşuyor. Asıl üzerinde durulması gereken konu da budur.Temennim; maaşların sadece enflasyona endekslenmediği, emeklinin milli gelirden hak ettiği payı aldığı, alım gücünün gerçekten yükseldiği ve "geçinmek" yerine "insanca yaşamak" kavramının konuşulduğu bir sosyal güvenlik sisteminin hayata geçirilmesidir.Çünkü güçlü devlet, emeklisini rakamlarla değil, yaşam standardıyla koruyabilen devlettir" cümlelerini kullandı.

Ekonomi, 2026.07.04 11:02