Doğu Karadeniz sallandı! Depremin ardından uzman isimden kritik uyarı
Güncel, 2026.09.25 10:24Doğu Karadeniz'de sabah saatlerinde meydana gelen 4 büyüklüğündeki deprem bölgedeki fayları yeniden gündeme taşıdı. Prof. Dr. Osman Bektaş, sarsıntının Ordu Fayı olarak adlandırılan yapıyla bağlantılı olabileceğini belirtirken, deprem ve yağışın dik sahil yamaçlarında heyelan riskini artırabileceği uyarısında bulundu.
Doğu Karadeniz'de 25 Eylül sabahı meydana gelen deprem kısa süreli hareketliliğe neden oldu. AFAD verilerine göre saat 05.42'de kaydedilen sarsıntının büyüklüğü 4 olarak ölçülürken, depremin yerin yaklaşık 8,27 kilometre altında gerçekleştiği bildirildi.
Denizde meydana gelen deprem sonrasında gözler bölgenin açıklarında bulunduğu daha önce yapılan çalışmalarla ortaya konulan fay yapılarına çevrildi. Karadeniz Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Osman Bektaş da sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede sarsıntının olası nedenine ve deprem sonrası oluşabilecek ikincil tehlikelere dikkat çekti.

DOĞU KARADENİZ DEPREMİ ORDU FAYINI GÜNDEME GETİRDİ
Prof. Dr. Osman Bektaş, Doğu Karadeniz'deki depreme ilişkin değerlendirmesinde sarsıntının daha önce TPAO araştırmalarında belirlenen ve Ordu Fayı olarak adlandırılan yapıyla ilişkili olabileceğini ifade etti.
Bektaş'ın değerlendirmesine göre deprem, bölgedeki deniz içi fayların yeniden tartışılmasına neden olabilecek gelişmelerden biri olarak öne çıkıyor. Ancak depremin doğrudan hangi fay üzerinde meydana geldiğine ilişkin AFAD'ın deprem kaydında kesin bir tespit bulunmuyor.
Ordu, Trabzon ve Rize açıklarında uzanan faylara ilişkin bilimsel değerlendirmeler geçmiş yıllarda da yapılmıştı. Karadeniz'de gerçekleştirilen sismik araştırmalarda, ana fay sistemini keserek kıyıya doğru uzanan farklı fay yapılarına işaret edildiği daha önce uzman kuruluşların değerlendirmelerine yansımıştı.
OSMAN BEKTAŞ'TAN SAHİL YAMAÇLARI İÇİN HEYELAN UYARISI
Depremin ardından dikkat çeken bir diğer konu ise Doğu Karadeniz'in yüksek heyelan riski taşıyan yamaçları oldu. Bölgede etkili olan yağışların yanı sıra meydana gelen sarsıntının da dik yamaçlarda bulunan zeminler açısından değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.
Prof. Dr. Bektaş, deprem, yağış ve dik sahil yamaçlarının bir araya gelmesinin heyelan açısından risk oluşturabileceğini belirtti. Özellikle daha önce heyelan yaşanmış bölgeler ile yamaçlarda yer alan yerleşim alanlarının bu süreçte yakından takip edilmesi gerektiğine vurgu yaptı.
Doğu Karadeniz'in dik ve engebeli arazi yapısı, yüksek yağış miktarıyla birleştiğinde heyelanları bölgenin önemli doğal afet risklerinden biri haline getiriyor. Bu nedenle deprem sonrasında yalnızca sarsıntının kendisi değil, zemin hareketleri ve yamaçlardaki olası değişimler de önem taşıyor.

KARADENİZ'DEKİ FAYLAR İÇİN DAHA AYRINTILI ARAŞTIRMA GEREKİYOR
Doğu Karadeniz açıklarındaki fayların özellikleri ve deprem üretme potansiyelleri konusunda daha kapsamlı araştırmalar yapılması gerektiği daha önce de farklı uzmanlar tarafından dile getirilmişti.
KTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Karslı, Ordu Fayı'nın bilimsel literatürde yer aldığını ancak deniz tabanındaki fayların niteliğinin ve özelliklerinin daha net ortaya çıkarılması için ayrıntılı ölçüm ve araştırmalara ihtiyaç bulunduğunu belirtmişti.
Bölgede meydana gelen son deprem de deniz içindeki fayların haritalanması ve sismik özelliklerinin daha ayrıntılı biçimde incelenmesi konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Mevcut veriler, depremin hangi fay üzerinde gerçekleştiğine ilişkin kesin bir sonuca ulaşmak için tek başına yeterli görülmezken, uzman değerlendirmelerinde bölgenin jeolojik yapısının ve heyelan riski taşıyan sahaların birlikte ele alınmasının önemi öne çıkıyor.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Güncel, 2026.09.25 10:24