Doğu Karadeniz'de istilacı tür alarmı: Amerikan beyaz kelebeği hızla yayılıyor

Güncel, 2026.07.24 09:34

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Akıner, Doğu Karadeniz'de son aylarda popülasyonu hızla artan Amerikan beyaz kelebeğinin başta dut ağaçları olmak üzere birçok bitki türü için risk oluşturduğunu belirtti.

Doğu Karadeniz'de istilacı tür alarmı: Amerikan beyaz kelebeği hızla yayılıyor

Doğu Karadeniz'in zengin biyolojik çeşitliliği, son yıllarda art arda görülen istilacı ve zararlı türlerin baskısı altında bulunuyor.

Bölgede uzun süredir tarımsal üretimi olumsuz etkileyen vampir kelebek ve kahverengi kokarcanın ardından, son dönemde Amerikan beyaz kelebeğinin popülasyonunda yaşanan dikkat çekici artış yeni bir endişe kaynağı oldu.

Uzmanlar, özellikle erken müdahalenin hem tarımsal üretimin hem de doğal ekosistemin korunması açısından kritik önem taşıdığı uyarısında bulunuyor.

YENİ TEHDİT AMERİKAN BEYAZ KELEBEĞİ

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Zooloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Akıner, Doğu Karadeniz'in Türkiye'nin en hassas ekosistemlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, son yıllarda bölgenin istilacı türlerin baskısını daha yoğun hissettiğini söyledi.

Akıner, özellikle son birkaç ay içerisinde Amerikan beyaz kelebeğinin popülasyonunda olağanüstü bir artış yaşandığını belirterek, zararlının ilk olarak dut ağaçlarında yoğun tahribata neden olduğunu, ardından çevredeki farklı ağaç türlerine de yayılmaya başladığını ifade etti.

Vatandaşlardan sosyal medya ve çeşitli iletişim kanalları üzerinden yoğun ihbarlar aldıklarını dile getiren Akıner, kamuoyunda oluşan endişenin anlaşılır olduğunu ancak mücadelenin bilimsel yöntemlerle yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

VAMPİR KELEBEK VE KAHVERENGİ KOKARCA TEHDİDİ SÜRÜYOR

Prof. Dr. Akıner, Doğu Karadeniz'de istilacı tür sorununun yeni olmadığını belirterek, 2010'lu yıllardan itibaren vampir kelebeğin bölgede önemli sorun oluşturduğunu hatırlattı.

Son yıllarda popülasyonunda azalma gözlense de vampir kelebeğin yeniden artış eğilimine girdiğini ifade eden Akıner, özellikle çay hasadı döneminde üreticilerin bu zararlıdan ciddi şekilde etkilendiğini söyledi.

2017-2018 yıllarından itibaren Artvin'den başlayarak Türkiye'nin birçok bölgesine yayılan kahverengi kokarcanın da özellikle fındık üretiminde önemli verim kayıplarına yol açtığını belirten Akıner, bu türün halen tarımsal üretim açısından ciddi risk oluşturmaya devam ettiğini kaydetti.

KIZILAĞAÇ TIRTILI İÇİN PANİĞE GEREK YOK

Son dönemde sosyal medyada sıkça paylaşılan kızılağaç yapraklarındaki siyah tırtıllarla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Akıner, bu türün Amerikan beyaz kelebeğiyle karıştırılmaması gerektiğini söyledi.

Kızılağaç tırtılının uzun yıllardır bölgede bulunan doğal bir tür olduğuna işaret eden Akıner, normal koşullarda ciddi ekonomik kayıplara yol açmadığını ve yaygın bir tehdit olarak değerlendirilmediğini ifade etti.

Buna rağmen istilacı türlerle ilgili artan kamuoyu hassasiyetinin, vatandaşların her yeni böceği potansiyel tehdit olarak algılamasına neden olduğunu belirtti.

MÜCADELE KİMYASALLA DEĞİL, ERKEN MÜDAHALEYLE MÜMKÜN

Amerikan beyaz kelebeğiyle mücadelede en etkili yöntemin erken dönemde mekanik müdahale olduğunu vurgulayan Akıner, larvaların oluşturduğu ağ şeklindeki keselerin zaman kaybetmeden kesilip imha edilmesi gerektiğini söyledi.

Bu aşamada yapılacak müdahalenin zararlının yayılmasını büyük ölçüde önleyebileceğini belirten Akıner, larvalar çevreye dağıldıktan sonra mücadelenin çok daha güç hale geldiğini ifade etti.

Tarım alanlarında bilinçsiz kimyasal kullanımının hem çevre hem de insan sağlığı açısından önemli riskler oluşturduğunu dile getiren Akıner, doğal üretimin sürdürülebilirliği için mekanik ve biyolojik mücadele yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini kaydetti.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ POPÜLASYON ARTIŞINI TETİKLİYOR

Amerikan beyaz kelebeğinin Türkiye'de uzun yıllardır bulunan bir tür olduğunu hatırlatan Akıner, son dönemde yaşanan hızlı artışın istiladan çok doğal popülasyon döngüsü ve iklim koşullarıyla ilişkili olabileceğini söyledi.

Canlı popülasyonlarının belirli dönemlerde doğal olarak zirve seviyelere ulaşabildiğini belirten Akıner, küresel iklim değişikliğinin de bu süreci hızlandırdığına dikkat çekti.

Artan sıcaklıkların zararlı türlerin üreme dönemlerini uzattığını ifade eden Akıner, geçmişte yılda tek nesil veren birçok türün artık iki hatta üç nesil oluşturabildiğini, bunun da popülasyon yoğunluğunun hızla artmasına neden olduğunu belirtti.

UZMANLARDAN VATANDAŞLARA BİLİNÇLİ MÜCADELE ÇAĞRISI

Uzmanlar, Doğu Karadeniz'de görülen zararlı türlerin yakından izlenmesi gerektiğini belirterek, vatandaşların karşılaştıkları yoğun böcek popülasyonlarını ilgili tarım müdürlüklerine bildirmelerinin büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Erken tespit ve doğru mücadele yöntemlerinin uygulanmasının hem tarımsal üretimin korunması hem de bölgenin hassas doğal dengesinin sürdürülebilmesi açısından kritik rol oynadığı ifade ediliyor.

Kaynak: IHA

Güncel, 2026.07.24 09:34