DOA Sistemi'nde dikkat çeken rakam: 130 milyon ambalaj geri dönüştürüldü

Güncel, 2026.08.28 20:20

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye'nin geri dönüşüm ve iklim politikalarına ilişkin güncel hedeflerini açıkladı. Kurum, 1 Temmuz'da ulusal entegrasyon süreci başlayan Depozitosu Olan Ambalajlar Sistemi (DOA) kapsamında ağustos ayının sonuna kadar 130 milyon içecek ambalajının geri dönüşüme kazandırıldığını bildirdi.

DOA Sistemi'nde dikkat çeken rakam: 130 milyon ambalaj geri dönüştürüldü

Bakan Kurum, ülke genelinde geri dönüşüm altyapısının genişletilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü belirterek DOA kapsamında en az 50 bin iade noktası ile yaklaşık 150 sayma-doğrulama merkezinin oluşturulmasının hedeflendiğini ifade etti. Sistemin tam kapasiteye ulaşmasıyla ekonomiye yıllık yaklaşık 30 milyar liralık katkı sağlanmasının öngörüldüğünü kaydetti.

COP31 öncesi gençlerle iklim diplomasisi buluşması

Murat Kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Cemre Vakfı ve İstanbul Teknik Üniversitesi işbirliğiyle Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda gerçekleştirilen NextGenCOP30.5: İklim Zirvesi ve Gençlik Diplomasi Simülasyonu Programının açılışında gençlerle bir araya geldi.

COP31 Başkanı olarak etkinlikte konuşan Kurum, Antalya'da düzenlenecek COP31 öncesinde gençlerin iklim diplomasisi süreçlerine dahil edilmesinin önemine değindi. Programın, gelecekte iklim politikalarında görev üstlenecek gençlerin müzakere, diyalog ve ortak çözüm üretme becerilerini geliştirmesi açısından önemli bir buluşma olduğunu belirtti.

Etkinliğin gerçekleştirildiği Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nın geçmişte Yassıada adıyla anıldığını hatırlatan Kurum, adanın Türkiye'nin siyasi tarihinde önemli ve acı bir yere sahip olduğunu dile getirdi. 27 Mayıs 1960 darbesinin ardından Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu hakkında verilen idam kararlarının toplumun hafızasında derin izler bıraktığını belirten Kurum, adanın bugün demokrasi ve özgürlükler vurgusuyla anılmasının anlamına dikkat çekti.

Kurum, geçmişte demokrasinin ağır sınavlarından birine sahne olan bir mekanda bugün gençlerin diyalog, müzakere, uzlaşma ve ortak çözüm üretme konularını ele almasının önemli olduğunu ifade etti.

İklim değişikliği ve doğal afetlere dikkat çekti

Konuşmasında iklim değişikliğinin dünya genelinde yol açtığı risklere de değinen Bakan Kurum, Nepal'de meydana gelen ağır sel felaketini hatırlattı. Çok sayıda kişinin kaybolduğu, evlerin yıkıldığı ve yaşam alanlarının zarar gördüğü felaket nedeniyle hayatını kaybedenler için başsağlığı dileklerini iletti.

İklim kaynaklı risklerin yalnızca belirli ülkeleri ilgilendiren bir mesele olmadığını vurgulayan Kurum, Türkiye'nin farklı bölgelerinde geçmiş yıllarda yaşanan sel ve orman yangınlarına da işaret etti. Bartın, Rize, Giresun ve Kastamonu'da meydana gelen sellerin yanı sıra Antalya ve Muğla'daki büyük orman yangınlarının oluşturduğu tahribatı hatırlattı.

Kurum, iklim değişikliğinin tüm insanlığın ortak meselesi olduğunu belirterek ülkelerin aynı şartlara sahip olmadığını söyledi. Kalkınma seviyeleri, enerji sistemleri, iklim riskleri, finansmana ulaşım ve teknolojik imkanlar bakımından ülkeler arasında önemli farklılıklar bulunduğuna dikkat çeken Kurum, iklim diplomasisinin bu farklılıkların dikkate alınmasını gerektirdiğini ifade etti.

İklim diplomasisinin yalnızca bir ülkenin kendi görüşlerini ortaya koymasından ibaret olmadığını belirten Kurum, farklı ülkelerin neden farklı önceliklere sahip olduğunun anlaşılması ve ortak hareket alanlarının oluşturulmasının önemini vurguladı.

Kaynak: AA

Güncel, 2026.08.28 20:20