DAĞDER Kültür Buluşmaları'nda önemli uyarı: "Kültürümüzü yozlaştırmadan geleceğe taşımalıyız"

Bursa Bölge, 2026.10.25 14:35

DAĞDER Nilüfer Şubesi tarafından düzenlenen 4. Kültür Buluşmaları'nda, Bursa Dağ Yöresi'nin köklü geçmişi, zengin kültürel mirası, unutulmaya yüz tutan gelenekleri, halk oyunları ve yöresel müziği ele alındı. Programda, yöreye özgü kültürel değerlerin korunarak gelecek kuşaklara aslına uygun şekilde aktarılmasının önemi vurgulandı.

DAĞDER Kültür Buluşmaları'nda önemli uyarı: "Kültürümüzü yozlaştırmadan geleceğe taşımalıyız"

DAĞDER Nilüfer Şubesi tarafından dördüncüsü gerçekleştirilen Kültür Buluşmaları, yöre kültürünün önemli temsilcilerini bir araya getirdi. Eğitimci-Yazar Mustafa Doğru'nun moderatörlüğünde düzenlenen programa, Eğitimci-Yazar Özer Güleç ile halk ozanı, araştırmacı-yazar ve ses sanatçısı Menteşeli Cengiz konuşmacı olarak katıldı.

Programa, önceki dönem Bursa Milletvekili Faruk Anbarcıoğlu, BURULAŞ eski Genel Müdürü Fahrettin Beşli, YENİ Parti Keles İlçe Başkanı Cevat Acar, DAĞDER Nilüfer Şube Başkanı İrfan Dündar, DAĞDER Mudanya Şube Başkanı Kamil Burhan, DEKAV yöneticileri, köy derneklerinin başkanları, sanayiciler, iş insanları ve çok sayıda yöre sakini katıldı.

Programda, Dağ Yöresi'nin kültürel mirasının korunması ve gelecek kuşaklara özgün yapısıyla aktarılması gerektiği vurgulandı.

Dağ Yöresi'nin sevilen halk ozanı Menteşeli Cengiz, seslendirdiği birbirinden güzel türkülerle geceye renk kattı. Yöre kültürünün izlerini taşıyan eserleriyle katılımcılara unutulmaz bir müzik ziyafeti sunan Menteşeli Cengiz, dinleyicilerden büyük beğeni topladı.

"DELİKANLI ODALARI BİRER HALK EĞİTİM MERKEZİYDİ"

Dağ Yöresi'nin geçmişteki sosyal yaşamını anlatan Özer Güleç, delikanlı odalarının gençlere saygı, sevgi, dayanışma ve misafirperverlik gibi değerlerin öğretildiği önemli eğitim ortamları olduğunu belirtti.

Menteşeli Cengiz ve Fahrettin Beşli ile köy köy dolaşarak yöre türkülerini, çocuk oyunlarını ve düğün geleneklerini araştırdıklarını ifade eden Güleç, kültürel çalışmaların kişisel veya siyasi nedenlerle yok sayılmaması gerektiğini söyledi.

"KADINLARIMIZ KENDİ YÖRESEL OYUNLARIYLA KÜLTÜRÜMÜZÜ TEMSİL ETMELİ"

Keles'in Menteşe köyünde doğduğunu ve bu güne kadar 10 resmi albüm hazırladığını anlatan Menteşeli Cengiz, halk oyunlarının ve yöre müziğinin yöresel özelliklerini kaybetmeye başladığına dikkat çekti.

Bir etkinlikte yöresel kıyafetlerle sahneye çıkan kadınların erkek oyunları oynamasını eleştiren Cengiz, yaşadığı olayı şöyle anlattı:

"Bir etkinlikte kadınlarımız çok güzel giyinmişlerdi, saçaklı kuşaklarını takmışlardı. Kendilerine, 'Bu şekilde yöremizi doğru temsil edemezsiniz. Çünkü erkek oyunları oynuyorsunuz. Kendi kadın kaşık havalarınızla, kendi oyunlarınızla sahneye çıkın ki kültürümüzü temsil etmiş olun.' dedim."

Bu durumu kültürel yozlaşmaya örnek gösteren Cengiz, "Kadınlarımızın erkek oyunlarıyla sahneye çıkması doğru değil. Her yörenin kendine özgü oyunları, figürleri ve müzik anlayışı vardır. Bunları değiştirmeden yaşatmalıyız." ifadelerini kullandı.

"BİZİM YÖREMİZDE ŞALVAR GECESİ DİYE BİR GELENEK YOK"

Programın en dikkat çekici konularından biri de son yıllarda bazı dernekler tarafından düzenlenen "Şalvar Gecesi" etkinlikleri oldu. Bu organizasyonların Dağ Yöresi kültürünün bir parçasıymış gibi tanıtılmasına tepki gösteren Özer Güleç, yörede kına gecesi ve bakır gecesi gibi köklü geleneklerin bulunduğunu hatırlattı.

Güleç, "Şalvar, Türk kültüründe bir giysidir. Elbette herkes şalvar giyebilir. Ancak bizim yöremizde 'Şalvar Gecesi' diye bir gelenek yok. Bu etkinliklerin yöremize ait bir kültürmüş gibi sunulmasını doğru bulmuyorum." dedi.

Bazı etkinliklerin ticari amaçlarla düzenlenmesine de değinen Güleç, kültürel faaliyetlerde yöreye ait olmayan uygulamaların gelenek olarak tanıtılmaması gerektiğini savundu.

"KÜLTÜRÜMÜZÜ DEĞİŞTİRMEYE KALKARSANIZ KARŞI ÇIKARIM"

Bu konudaki itirazlarını DAĞDER yöneticilerine, köy derneklerine ve yerel yöneticilere defalarca ilettiğini belirten Güleç, tepkisini şu sözlerle dile getirdi:

"Türkiye'nin farklı bölgelerine ait kültürel etkinlikler elbette düzenlenebilir. Şalvar da giyilir, farklı yörelerin oyunları da oynanır. Ancak bunları bizim yöremizin geleneğiymiş gibi sunup kültürümüzü değiştirmeye kalkarsanız buna karşı çıkarım."

DAĞDER'in kendisi için bir okul ve üniversite niteliği taşıdığını ifade eden Güleç, yöresel değerlerin yanlış aktarılmasına karşı sessiz kalmayacağını söyledi.

"GÖSTERİŞLİ OLMASI, DOĞRU İCRA EDİLDİĞİ ANLAMINA GELMEZ"

Menteşeli Cengiz de halk müziği ve oyunlarında giderek yaygınlaşan bazı sahne uygulamalarını eleştirerek yeniliğe karşı olmadığını, ancak yöresel kimliğin korunması gerektiğini belirtti.

Cengiz, "Bir eserin gösterişli sunulması, mutlaka doğru biçimde icra edildiği anlamına gelmiyor. Benim itirazım yeniliğe değil, yöremizin kendine özgü tavrının ve kimliğinin unutulmasına." dedi.

ORTAK MESAJ: "KÜLTÜRÜMÜZÜ ASLINA UYGUN YAŞATALIM"

DAĞDER Nilüfer Şubesi'nin 4. Kültür Buluşmaları'nda, Bursa Dağ Yöresi'nin gelenek ve göreneklerinin, halk oyunlarının ve yöresel müziğinin özgün yapısıyla korunmasının önemine dikkat çekildi.

Özer Güleç ve Menteşeli Cengiz, kültürel etkinliklerde yöreye ait gerçek geleneklerin esas alınması ve bu mirasın yozlaştırılmadan gelecek kuşaklara aktarılması gerektiği mesajını verdi.

Bursa Bölge, 2026.10.25 14:35