Bursa'yı boydan boya geçen fay! Uzman isimden 7 büyüklüğünde deprem uyarısı
Bursa Bölge, 2026.10.25 21:55Osmangazi Belediyesi tarafından Bursa'nın fethinin 700. yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen deprem panelinde, kentin deprem geçmişi ve gelecekte karşı karşıya kalabileceği riskler ele alındı. Uzman akademisyenlerin katıldığı programda, Bursa Ovası boyunca uzanan yaklaşık 94 kilometrelik fay sistemine dikkat çekilirken, bu fayın 7 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeli bulunduğu belirtildi. Tarihi depremlerden jeolojik mirasa, mimari yapılardan afet hazırlıklarına kadar pek çok başlığın değerlendirildiği panelde, Bursa'nın deprem gerçeğinin bilimsel veriler ışığında ele alınmasının önemi vurgulandı.
Osmangazi Belediyesi ev sahipliğinde, Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi ve Jeolojik Mirası Koruma Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilen "Geçmiş ve Gelecek Düşüncelerinde Bursa'da Deprem" başlıklı panel, Panorama 1326 Fetih Müzesi'nde düzenlendi. Bursa'nın tarih boyunca yaşadığı depremlerin yanı sıra kentin jeolojik özellikleri, fay sistemleri ve geleceğe yönelik riskleri uzman isimlerin sunumlarıyla değerlendirildi.

Bursa'da deprem riski ve 94 kilometrelik fay sistemi gündeme geldi
Panelin dikkat çeken başlıklarından biri, Ankara Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürol Seyitoğlu'nun Bursa'daki fay sistemlerine ilişkin değerlendirmeleri oldu. Seyitoğlu, Bursa Ovası'nı bir uçtan diğerine geçen ve yaklaşık 94 kilometre uzunluğa ulaşan bir fay sistemi tespit ettiklerini belirtti.
Türkiye Diri Fay Haritası'nda yer alan Bursa ve çevresindeki faylarla ilgili değerlendirmelerde bulunan Seyitoğlu, araştırmalarında belirledikleri fayın uzunluğuna ve tarihsel deprem kayıtlarına dikkat çekti. Uzman akademisyenin aktardığı bilgilere göre, söz konusu fay sisteminin yaklaşık yarısının 1855 yılında meydana gelen depremler sırasında kırılmış olabileceği değerlendiriliyor.
Tarihi kayıtlarda yer alan hasarların incelenmesiyle yapılan değerlendirmelerde, Susurluk'tan Kestel'e kadar uzanan bir bölümde kırılma yaşanmış olabileceği ifade edildi. Kestel'den Yenişehir Ovası'nın iç kesimlerine doğru uzanan bölümün ise 1855 depremlerinde kırılmamış olabileceği belirtildi.
Seyitoğlu, fayların yıllık hareket miktarının belirlenmesinin deprem tehlikesinin değerlendirilmesi açısından önem taşıdığını kaydetti. Fayların hareket hızları üzerinden yapılan hesaplamalarla zaman içerisinde biriken gerilimin incelenebildiğini belirten Seyitoğlu, Bursa'daki fay sisteminin 7 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeli bulunduğunu dile getirdi.
Bursa Ovası boyunca uzanan fayın varlığının deprem gerçekleşmeden önce bilinmesinin önemine de değinen Seyitoğlu, bu bilimsel bilginin kentte alınacak önlemler açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Bursa'nın 1855 depremi tarihi kaynaklarla yeniden ele alındı
Panelde Bursa'nın deprem geçmişi, tarihi belgeler ve araştırmalar üzerinden de incelendi. Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Karahancı, "Gökmenzade'nin İşaretnüması'nda 1855 Depremi" başlıklı sunumunda, Bursa'da meydana gelen ve kentte büyük hasara yol açan 1855 depremini tarihi kaynaklar çerçevesinde değerlendirdi.
Depremlerin geçmişini anlamak için yalnızca güncel ölçümlerin yeterli olmadığını belirten Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız da tarihi kayıtların önemine dikkat çekti. Yıldız, 1900 yılı öncesinin tarihsel dönem, bu tarihten sonrasının ise aletsel dönem olarak kabul edildiğini anlattı.
Aletsel dönemde meydana gelen depremlerin büyüklüğü, derinliği ve etki alanı gibi özelliklerin ölçümler aracılığıyla kaydedilebildiğini belirten Yıldız, daha eski dönemlerde yaşanan depremlerin anlaşılabilmesi için farklı kaynaklardan yararlanıldığını ifade etti. Tarihi belgeler, kitabeler ve araştırmacıların kayıtlarının geçmişteki depremlerin ortaya çıkarılmasında önemli bir yere sahip olduğunu kaydetti.
Panel öncesinde gösterilen animasyon filmde de 1855 yılında Bursa'da meydana gelen depremin kentte yol açtığı yıkım canlandırıldı. Görsel anlatımla tarihi depremin etkileri aktarılırken, Bursa'nın geçmişte yaşadığı afetler yeniden gündeme taşındı.
Bursa'nın tarihi yapıları ve deprem ilişkisi değerlendirildi
UNESCO Bursa Alan Başkanı Prof. Dr. Neslihan Dostoğlu, "Deprem, Mimarlık ve Bursa: Tarihi Bir Perspektif" başlıklı sunumunda deprem olgusunu kentin mimari geçmişiyle birlikte ele aldı. Bursa'nın tarihi dokusunun deprem gerçeğiyle ilişkisini değerlendiren Dostoğlu, afetlere hazırlık çalışmalarının farklı uzmanlık alanlarının katkısıyla yürütülmesi gerektiğine işaret etti.
Türkiye'nin farklı derecelerde deprem tehlikesi bulunan bölgelerden oluştuğunu belirten Dostoğlu, Bursa'nın da yüksek deprem tehlikesine sahip kentler arasında yer aldığını ifade etti. Fay hatlarının ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığını vurgulayan Dostoğlu, bu nedenle depremlere karşı hazırlıklı olunmasının önem taşıdığını dile getirdi.
Tarihi deneyimlerin günümüzdeki çalışmalara katkı sağlayabileceğini belirten Dostoğlu, yapıların ve insanların korunması, can ve mal kayıplarının azaltılması amacıyla yapılabilecek çalışmaların panel kapsamında ele alındığını aktardı.
Dostoğlu, depremin yalnızca jeoloji alanıyla sınırlı bir konu olmadığını, mimarlık ve kent planlaması gibi disiplinlerle birlikte değerlendirilmesinin gerekli olduğunu da kaydetti.

Bursa'nın jeolojik mirası ve doğal kaynakları ele alındı
Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Nizamettin Kazancı, "İnsan Yerleşimleri, Doğal Kaynaklar ve Jeolojik Miras" başlıklı sunumunda doğal çevre ile insan yerleşimleri arasındaki ilişkiyi değerlendirdi.
Jeolojik mirasın doğal mirasın önemli bir parçası olduğunu belirten Kazancı, kayaçlar, mineraller, fosiller ve yer şekilleri gibi doğal oluşumların jeolojik geçmişe ilişkin bilgiler taşıdığını ifade etti. Bu değerlerin belirlenmesi ve bilimsel açıdan değerlendirilmesi için uzmanlık gerektiren çalışmaların yapılması gerektiğini kaydetti.
Bursa'nın zengin bir jeolojik mirasa sahip olduğunu dile getiren Kazancı, kentin bu potansiyelinin değerlendirilmesinde yerel yönetimlerin ve kent sakinlerinin rolüne dikkat çekti. Jeolojik mirasa ilişkin bilgilerin ortaya konulmasının ardından bu değerlerin korunması ve değerlendirilmesi konusunda karar vericilere önemli sorumluluklar düştüğünü belirtti.
Kazancı, Osmangazi Belediyesi'nin bilimsel çalışmalara ev sahipliği yapmasını da değerlendirerek Bursa'nın jeolojik birikiminin daha kapsamlı biçimde ele alınmasının önemini vurguladı.
Osmangazi Belediyesi'nden Bursa'nın fethinin 700. yılına özel panel
Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Emre Tonaroğlu, Bursa'nın fethinin 700. yılı dolayısıyla yıl boyunca devam edecek etkinlik programının yalnızca kutlamalarla sınırlı tutulmadığını belirtti. Tonaroğlu, bilimsel çalışmaların ve kentin geleceğine katkı sunacak projelerin de programın önemli bir parçası olduğunu ifade etti.
Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın'ın göreve geldiği günden itibaren bilim ve aklı önceleyen bir yaklaşımı dile getirdiğini aktaran Tonaroğlu, deprem panelinin de bu doğrultuda gerçekleştirilen çalışmalar arasında yer aldığını söyledi. Kentin tarihi ve kültürel değerlerinin yanı sıra geleceğini ilgilendiren konuların da ele alınmasına önem verdiklerini belirten Tonaroğlu, organizasyonda emeği bulunanlara teşekkür etti.
Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız da panelin düzenlenmesinde katkı sağlayan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, AR-GE Müdürü Serkan Cebeci ve organizasyonda görev alan ekibe teşekkürlerini iletti.

Bursa'da deprem bilincinin artırılması hedefleniyor
Jeolojik Mirası Koruma Derneği, Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi ve Osmangazi Belediyesi iş birliğiyle gerçekleştirilen panelde, Bursa'nın geçmişte yaşadığı depremler ile kentin günümüzdeki jeolojik özellikleri aynı çerçevede değerlendirildi.
Akademisyenlerin sunumlarıyla tarihi kayıtlar, fay sistemleri, jeolojik miras ve mimari yapıların depremle ilişkisi ele alınırken, bilimsel verilerin kent planlaması ve afet hazırlıkları açısından taşıdığı önem gündeme geldi.
Bursa'nın fethinin 700. yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen program, kentin tarihsel birikimiyle güncel deprem tehlikesini bir araya getirdi. Panelde yapılan değerlendirmelerde, Bursa'nın deprem geçmişinin araştırılması, fay sistemlerine ilişkin bilimsel çalışmaların dikkate alınması ve afetlere hazırlık konusunda toplumsal farkındalığın güçlendirilmesi öne çıkan konular arasında yer aldı.
Kaynak: IHA
Bursa Bölge, 2026.10.25 21:55