Bursa sanayisiyle ilgili gündem yaratan iddia! Geçen hafta 10 bin kişi işten çıkarıldı...
Bursa Bölge, 2026.11.08 22:38DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Türkiye ekonomisindeki gelişmelere ilişkin yaptığı açıklamada sanayi sektöründe yaşanan daralmaya ve vatandaşların alım gücündeki gerilemeye dikkat çekti. Bursa'da yalnızca geçen hafta sanayi sektöründe 10 bin kişinin işten çıkarıldığını öne süren Babacan, uzun yıllardır üretim yapan fabrikaların kapanma noktasına geldiğini savundu. Ekonomide uygulanan yüksek faiz ve baskılanmış döviz kuru politikalarının sanayiciyi zorladığını belirten Babacan, hayat pahalılığının vatandaşların temel gıda ürünlerine erişimini de etkilediğini ifade etti.
Antalya'da ForumX platformu üyeleriyle düzenlenen toplantıda konuşan Ali Babacan, Türkiye'nin ekonomik gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sanayi üretiminden tarıma, istihdamdan gıda fiyatlarına kadar farklı başlıklara değinen Babacan, mevcut ekonomi politikalarının hem üreticiler hem de tüketiciler üzerinde ciddi sonuçlar doğurduğunu ileri sürdü.
Konuşmasında Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan sağlık araştırması verilerine de yer veren Babacan, günlük meyve ve sebze tüketimindeki düşüşü örnek gösterdi. Özellikle gençlerin beslenme alışkanlıklarına ilişkin rakamları paylaşan DEVA Partisi lideri, vatandaşların satın alma gücündeki kaybın günlük yaşamda daha belirgin hale geldiğini söyledi.
BURSA'DA SANAYİDE 10 BİN KİŞİNİN İŞTEN ÇIKARILDIĞINI İDDİA ETTİ
Türkiye'de sanayi sektörünün önemli bir darboğazdan geçtiğini savunan Ali Babacan, farklı bölgelerde faaliyet gösteren fabrikaların üretimlerini durdurduğunu veya kapandığını söyledi. Yüksek faiz oranları ve döviz kuruna yönelik mevcut politikaların üretim maliyetleri ile rekabet koşullarını olumsuz etkilediğini dile getiren Babacan, özellikle ihracat yapan sanayi kuruluşlarının zorlandığını ifade etti.
Bursa'daki istihdam kaybına ilişkin dikkat çeken bir iddiada bulunan Babacan, yalnızca bir haftalık dönemde kentte sanayi sektöründen 10 bin kişinin çıkarıldığını öne sürdü. Türkiye'nin önemli sanayi merkezlerinden biri olan Bursa'da yaşandığını söylediği gelişmelerin ekonomik tablonun boyutlarını ortaya koyduğunu belirtti.
Babacan, konuya ilişkin açıklamasında uluslararası ölçekte faaliyet gösteren büyük bir yatırımın fabrikasında 1800 kişinin işten çıkarıldığını iddia etti. İnegöl'deki mobilya sektöründe de çalışanların işlerini kaybettiğini söyleyen Babacan, sanayide yaşanan gelişmelerin yalnızca büyük işletmelerle sınırlı olmadığını savundu.
Bursa'nın otomotiv, tekstil, makine, metal ve mobilya gibi farklı üretim alanlarında önemli bir yere sahip olduğunu hatırlatan Babacan, sanayideki daralmanın istihdam üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Yıllardır faaliyet gösteren fabrikaların kapanmasının ekonomik açıdan ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirten DEVA Partisi Genel Başkanı, mevcut politikaların sürmesi halinde üretim tesislerindeki kapanmaların devam edebileceği uyarısında bulundu.
TÜİK VERİLERİNE GÖRE MEYVE VE SEBZE TÜKETİMİNDE DÜŞÜŞ
Ali Babacan'ın Antalya'daki toplantıda gündeme getirdiği konulardan biri de vatandaşların günlük beslenme alışkanlıklarında yaşanan değişim oldu. Hayat pahalılığının yalnızca kira, ulaşım ve enerji giderleriyle sınırlı kalmadığını belirten Babacan, temel gıda ürünlerinin tüketiminde de gerileme yaşandığını savundu.
TÜİK'in sağlık araştırması sonuçlarından örnekler paylaşan Babacan, her gün sebze veya salata tüketenlerin oranının 2010 yılında yüzde 69 seviyesinde bulunduğunu, 2025 yılında ise yüzde 32'ye gerilediğini söyledi. Meyve tüketiminde de benzer bir tablonun ortaya çıktığını belirten Babacan, günlük taze meyve tüketenlerin oranının aynı dönemde yüzde 57'den yüzde 28'e düştüğünü ifade etti.
Araştırmanın 2025 yılı sonuçlarında günlük taze meyve tüketenlerin oranı yüzde 28,7, her gün sebze veya salata tüketenlerin oranı ise yüzde 32,6 olarak kaydedildi. Paylaşılan rakamlar üzerinden değerlendirmede bulunan Babacan, vatandaşların artık günlük beslenme ihtiyaçlarını karşılamakta daha fazla zorlandığını ileri sürdü.
Meyve ve sebzenin sağlıklı beslenmenin temel unsurları arasında bulunduğunu belirten Babacan, bu ürünlerin tüketimindeki azalmanın ekonomik koşullarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Gıda fiyatlarındaki yükselişin dar gelirli kesimlerin alışveriş tercihlerini değiştirdiğini savunan Babacan, temel ihtiyaçlara ayrılan bütçenin giderek daha fazla zorlandığını dile getirdi.
GENÇLERİN YÜZDE 78'İ HER GÜN MEYVE TÜKETMİYOR
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, günlük meyve tüketimine ilişkin verilerde genç nüfusun durumuna da özel olarak değindi. TÜİK araştırmasında 15-24 yaş grubundaki bireylerin günlük taze meyve tüketim oranının yüzde 22 seviyesinde bulunduğunu belirten Babacan, bu yaş grubundaki gençlerin büyük bölümünün her gün meyve tüketmediğini söyledi.
Babacan'ın paylaştığı verilere göre 15-24 yaş arasındaki her 100 gençten yalnızca 22'si günlük taze meyve tüketiyor. Başka bir ifadeyle, söz konusu yaş grubundaki gençlerin yaklaşık yüzde 78'i her gün meyve yemiyor.
Bu veriyi vatandaşların ekonomik koşullarıyla ilişkilendiren Babacan, günlük tüketim alışkanlıklarında meydana gelen değişimin alım gücündeki gerilemeyi gösterdiğini savundu. Özellikle temel gıda ürünlerinin fiyatlarındaki artışın aile bütçeleri üzerindeki etkisine dikkat çeken Babacan, ekonomik politikaların vatandaşların yaşam koşulları üzerindeki sonuçlarının göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.
TARIMA AYRILAN BÜTÇE İLE FAİZ GİDERLERİNİ KARŞILAŞTIRDI
Babacan'ın açıklamalarında tarım sektörü ve kamu bütçesindeki harcamalar da önemli yer tuttu. Tarımsal üretimin desteklenmesi gerektiğini belirten DEVA Partisi lideri, tarıma ayrılan kaynakların faiz giderleriyle karşılaştırıldığında yetersiz kaldığını ileri sürdü.
Tarım için ayrılan bütçenin 180 milyar lira, faiz giderlerinin ise 2 trilyon 825 milyar lira olduğunu söyleyen Babacan, iki kalem arasındaki farkın yaklaşık 16 kata ulaştığını belirtti. Tarım sektörünün daha güçlü desteklenmesi gerektiğini savunan Babacan, üreticilere verilen teşviklerin hem miktar hem de uygulama bakımından yeniden ele alınmasını istedi.
Babacan, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından çiftçinin maliyetlerinin düşürülmesinin önem taşıdığını ifade etti. Üretim giderlerinin artmasının yalnızca çiftçiyi değil, ürünlerin tüketiciye ulaşana kadar oluşan fiyatlarını da etkilediğini belirten Babacan, gıda enflasyonuyla mücadelede üretim maliyetlerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Yüksek faiz uygulamasının tek başına enflasyonu düşürmeye yeterli olmayacağını savunan Babacan, Türkiye'deki fiyat artışlarının önemli bölümünün üretim maliyetlerinden kaynaklandığını ileri sürdü. Bu nedenle tarımsal girdilerde sağlanacak maliyet avantajının gıda fiyatlarına da olumlu yansıyabileceğini dile getirdi.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2026.11.08 22:38