Bursa'nın tarihi hanı için yetkililere çağrı!
Bursa Bölge, 2026.06.29 11:17Kozahan Yönetim Kurulu Üyesi Mesut Ceylan, handa yaşanan gelişmelere dair basın açıklaması düzenledi. Ceylan, Kozahan konusunda ortak paydada buluşulması gerektiğini dile getirerek yetkililere çağrıda bulundu.
MERVE DENİZ EKİCİ / BURSADA BUGÜN
Bursa'nın Osmangazi ilçesinde bulunan tarihi Kozahan'da masa ve sandalyelerin kaldırılmasına yönelik uygulama geçtiğimiz günlerde yeniden başladı. Geçtiğimiz aylarda da benzer görüntülerin meydana geldiği handa, ortak kullanım alanlarına yerleştirilen masa ve sandalyelere ekipler tarafından müdahale edildi. Kozahan Yönetim Kurulu Üyesi Mesut Ceylan, konu hakkında handa basın açıklaması gerçekleştirdi. Ceylan, Kozahan esnafının miras koruma bilincinde olduğunu, sürdürülebilir ve ticari hayatın gözetilerek ele alınması gerektiğini vurguladı.

"İŞYERLERİ RUHSAT İÇİN BAŞVURUDA BULUNDU FAKAT..."
Şentürk, "Kozahan bünyesinde faaliyet gösteren işyerleri, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı alabilmek amacıyla ilgili belediyeye başvuruda bulunmuştur. Ancak ruhsatlandırma sürecinde, restorasyon ve rölöve projelerine ilişkin değerlendirmelerin birbiriyle karıştırılması nedeniyle bazı işyerleri hakkında fen zabıtları düzenlenmiş ve bu işlemler ruhsat başvurularının reddedilmesine gerekçe gösterilmiştir. Daha sonra yapılan incelemeler sonucunda, mevcut durumun önemli ölçüde yürürlükteki rölöve projesine uygun olduğu anlaşılmış ve çok sayıda fen zaptı ile bunlara dayalı encümen kararları iptal edilmiştir" şeklinde konuştu.

"TÜM PAYDAŞLAR TARİHİ MİRAS KORUMA BİLİNCİNDEDİR"
Şentürk, Kozahan esnafının tarihi yapıya aykırı müdahale gerçekleştirme qmacı taşımadıklarını belirterek, "Aksine, tüm paydaşlar tarihi mirasın korunmasının birinci derecede sorumluluk olduğunun bilincindedir.
Ayrıca kamuoyunda oluşabilecek yanlış algıların önüne geçmek adına özellikle vurgulamak isteriz ki; Deprem Yönetmeliği ve Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik kapsamında can ve mal güvenliğini ilgilendiren hususlardan taviz verilmesi söz konusu değildir. Kozahan'ıngüvenliğinin sağlanması, tarihi kimliğinin korunması kadar önceliklidir. Bu doğrultuda ilgili tüm kurumlarla iş birliği içerisinde hareket edilmekte ve gerekli çalışmaların ortak akıl çerçevesinde yürütülmesi desteklenmektedir. Kamuoyunda oluşan algının aksine, tespit edilen aykırılıklar Kozahan'ın tamamını kapsayan bir durum olmayıp çok sınırlı sayıdaki işyeri ile ilgilidir. Kozahan'ın büyük çoğunluğu uzun yıllardır mevcut kullanım şekliyle faaliyetlerini sürdürmektedir" ifadelerini kullandı.

"KORUMA ANLAYIŞI GÜNÜMÜZ ŞARTLARI GÖZETİLEREK ELE ALINMALI"
Şentürk, "Ayrıca bugün tartışma konusu yapılan uygulamaların önemli bir kısmı yeni tarihli uygulamalar olmayıp, yaklaşık 50 yılı, hatta bazı durumlarda 100 yılı aşkın süredir devam eden tarihsel kullanım biçimlerinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle değerlendirmelerin yalnızca geçmiş dönem uygulamaları üzerinden değil; günümüz ihtiyaçları, mevcut kullanım şekli ve tarihi yapının yaşayan niteliği dikkate alınarak yapılması gerektiğine inanıyoruz. Kozahan, yalnızca tarihi bir yapı değil; yüzyıllardır kesintisiz şekilde devam eden ticari hayatın ve ipekçilik kültürünün merkezidir. Aynı zamanda İpek Yolu'nun son durağı olarak kabul edilen ve dünyada benzeri son derece sınırlı olan bu eşsiz miras, ipekçilik faaliyetlerinin bir arada sürdürüldüğü en önemli merkezlerden biridir. Bu nedenle, koruma anlayışının yalnızca geçmişteki kullanım biçimlerini esas alan bir yaklaşımla değil; günümüz ihtiyaçları, sürdürülebilirlik ilkeleri ve yaşayan ticari hayatın devamlılığı gözetilerek ele alınması gerektiğine inanıyoruz" ifadelerini kullanarak Kozahan'ın sürdürülebilir ve ticari hayatın gözetilerek yeniden ele alınması gerektiğini dile getirdi.

"TARİHİ ALANLARIN YAŞATILARAK SÜRDÜRÜLEBİLİR HALE GETİRİLMESİ GEREK"
Kozahan'ın geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ceylan, tarihi yapının özgün kimliğinin korunmasının öncelikli olması gerektiğini belirterek, "Tarihi kimliğine ve özgün değerlerine sadık kalınarak, Kozahan'ın bugünün ihtiyaçlarına da cevap verebilecek şekilde değerlendirilmesi; proje ve uygulamaların günümüz ihtiyaçları ve sürdürülebilir kullanım ilkeleri doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. Ceylan, "Bu noktada 5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun ile ilgili Yönetmelik'in temel yaklaşımı dikkate alınmalıdır. Anılan düzenlemeler; tarihi alanların yalnızca korunmasını değil, aynı zamanda yaşatılarak kullanılmasını, sürdürülebilir hale getirilmesini ve bu süreçte ilgili kurumlar, uzmanlar, malikler, kullanıcılar ve diğer paydaşların iş birliği içerisinde hareket etmesini öngörmektedir. Nitekim İstanbul Kapalıçarşı'da da tarihi alanın korunması ve sürdürülebilir şekilde yaşatılması amacıyla kamu kurumları, malikler, esnaf temsilcileri ve ilgili paydaşların katılımıyla ortak çalışma ve koordinasyon mekanizmaları oluşturulmuş ve çözüm odaklı bir yaklaşım benimsenmiştir" cümlelerini kullandı.
Bursa Bölge, 2026.06.29 11:17