Bursa'daki tarihi caminin duvarında gözden kaçan 'Mecnun' detayı!

Bursa Bölge, 2026.09.23 11:04

Bursa'nın Yeşil semtinde yükselen tarihi caminin çinileri, Timur'un Anadolu seferlerinden Tebriz ve Semerkant'a, oradan Bursa'ya uzanan bir sanat hikâyesinin izlerini taşıyor. Çelebi Sultan Mehmed tarafından yaptırılan ancak tamamlandığını göremediği Yeşil Camii'nin duvarlarında bugün hâlâ o dönemin ustalarının bıraktığı imzalar bulunuyor.

Bursa'daki tarihi caminin duvarında gözden kaçan 'Mecnun' detayı!

YUSUF OSMAN İMAN / BURSADA BUGÜN

Bursa'nın simge yapılarından Yeşil Camii, yüzlerce yıllık çinileri kadar bu eserlerde emeği bulunan ustaların izleriyle de dikkat çekiyor. Caminin içerisinde yer alan "Amel-i Mehmed el-Mecnûn" imzası, yaklaşık 600 yıl önce Bursa'da çalışan bir çini ustasının adını günümüze taşıyor.

BİR USTANIN ADI, YÜZYILLAR SONRA HÂLÂ DUVARDA

Yeşil Camii'nin hünkâr mahfilinin girişindeki kemerin iki yanında "Amel-i Mehmed el-Mecnun" ibaresi bulunuyor.

"Amel-i" ifadesi, dönemin sanat eserlerinde ustanın imzası olarak kullanılıyordu. Bu nedenle kitabe, Mehmed el-Mecnun'un Yeşil Camii'nin çini süslemelerinde görev alan ustalardan biri olduğunu gösteriyor.

Caminin mihrabında ise "Amel-i Üstadân-ı Tebrizi" ifadesi yer alıyor. Bu ifade, Yeşil Camii'nin çini süslemelerinde Tebrizli ustaların görev yaptığını ortaya koyuyor.

Yaklaşık 600 yıl önce Bursa'da çalışan bir çini ustası, eserinin üzerine adını bıraktı. Aradan geçen yüzyıllar boyunca savaşlar, depremler, tahribatlar ve restorasyonlar yaşandı. Çinilerin bir bölümü kayboldu, bir bölümü yenilendi. Ancak ustanın imzası kaldı.

Yeşil Camii'nin duvarında bulunan birkaç kelimelik bu imza, bugün Bursa'nın 15'inci yüzyıldaki sanat dünyasına açılan küçük bir pencere olmayı sürdürüyor.

ÇİNİLERİN HİKÂYESİ BURSA'DAN ÇOK DAHA UZAKLARA UZANIYOR

Yeşil Camii'nin çinilerinin arkasındaki hikâye, 15'inci yüzyılın başındaki büyük siyasi ve kültürel hareketlilikle bağlantılı. Timur'un Anadolu seferleri sırasında çok sayıda sanatçı ve zanaatkârın Semerkant'a götürüldüğü biliniyor. Yeşil Külliye'nin süslemelerinde görev alan Nakkaş Ali'nin de Ankara Savaşı sonrasında Semerkant'a götürülen isimlerden biri olduğu ve daha sonra Bursa'ya döndüğü aktarılıyor.

Tebrizli ustaların da bu sanat hareketliliği içerisinde Bursa'ya geldikleri değerlendiriliyor. Bu nedenle Yeşil Camii'nin çinileri, yalnızca Osmanlı döneminin Bursa'daki bir süslemesi olarak değil, dönemin Tebriz, Semerkant ve Bursa arasındaki sanat ilişkilerinin de bir yansıması olarak değerlendiriliyor.

ÇELEBİ MEHMED ESERİNİN TAMAMLANMASINI GÖREMEDİ

Yeşil Camii'nin hikâyesindeki en dikkat çekici ayrıntılardan biri ise yapının banisi Çelebi Sultan Mehmed'in caminin tamamlanmış halini görememesi. 1419 yılında yapımına başlanan Yeşil Camii, Çelebi Sultan Mehmed'in 1421 yılında hayatını kaybetmesinin ardından oğlu II. Murad döneminde tamamlandı.

Caminin tamamlanması 1424 yılında gerçekleşti. Böylece Çelebi Sultan Mehmed'in başlattığı eser, ölümünden yaklaşık 3 yıl sonra oğlu II. Murad döneminde tamamlanmış oldu.

YEŞİL İÇİN YAPILAN ÇİNİLER MURADİYE'YE Mİ GİTTİ?

Yeşil Camii'nin yapım süreciyle ilgili Bursa'da anlatılan dikkat çekici bilgilerden biri de kullanılmayan çinilerle ilgili. Aktarılanlara göre Yeşil Camii için hazırlanan çiniler arasında beğenilmeyen, yapıda kullanılmasına karar verilmeyen veya kusurlu görülen parçalar bulunuyordu. II. Murad döneminde yapımına başlanan Muradiye Külliyesi'nin daha hızlı tamamlanması amacıyla bu çinilerin bir bölümünün burada değerlendirilmesine karar verildiği anlatılıyor.

Muradiye Camii'nde Yeşil Camii'ndeki örneklerle benzer özellikler taşıyan çinilerin bulunması da iki yapı arasındaki çini bağlantısını dikkat çekici hale getiriyor.

Ancak mevcut akademik araştırmalar, bu çinilerin doğrudan Yeşil Camii için üretilip kullanılmayan parçalar olduğunu kesin biçimde ortaya koymuyor. Bu nedenle söz konusu bilgi, tarihî bir aktarım olarak değerlendirilmesi gereken bir ayrıntı olarak öne çıkıyor.

1855 DEPREMİ ÇİNİLERİ DE VURDU

Yeşil Camii ve Yeşil Türbe'nin bugün görülen hali de 600 yıl önceki görünümünden farklı. Bursa'yı büyük ölçüde etkileyen 1855 depremleri Yeşil Külliye'de ciddi hasara neden oldu. Yeşil Camii'nin minaresi kaidesine kadar yıkılırken, Yeşil Türbe de depremden zarar gördü. Deprem ve sonraki dönemlerde yaşanan tahribatlar nedeniyle Yeşil Türbe'nin çinilerinde de kayıplar meydana geldi. Zaman içerisinde dökülen veya zarar gören çinilerin bir bölümü restorasyonlarda yenileriyle değiştirildi.

Bu nedenle bugün Yeşil Külliye'ye gelen ziyaretçilerin gördüğü çinilerin tamamının 15'inci yüzyıldan günümüze ulaşmış özgün parçalar olduğunu söylemek mümkün değil.

Bursa Bölge, 2026.09.23 11:04