Boşanan nüfus sayısında artış! Davalarda en sık görülen nedenler neler?
Güncel, 2026.06.19 11:55Türkiye'de boşanmış nüfus sayısı 2025 yılında bir önceki yıla göre artış gösterdi. Avukat Pınar Karpuz, boşanma davalarında en sık görülen sebepleri Bursada Bugün'e anlattı.
MERVE DENİZ EKİCİ / BURSADA BUGÜN
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2025 yılı medeni durum verilerine göre, boşanmış nüfus sayısında artış yaşandı. 2024 yılında 3 milyon 378 bin 926 olan boşanmış kişi sayısı, 2025 yılında 3 milyon 657 bin 484'e yükseldi. Avukat Pınar Karpuz, Bursada Bugün'e yaptığı açıklamada en sık karşılaşılan boşanma nedenlerinin sadakatsizlik, ortak sorumluluk alma bilincinin oluşmaması ve bağımlılık sorunları olduğunu dile getirdi.

"DİJİTALLEŞME İLE ARTAN ERİŞİM KOLAYLIĞI ETKİSİ..."
Avukat Pınar Karpuz, "Boşanma davalarında en sık görülen ve benimde en sık karşılaştığım gerekçeler sadakatsizlik, ortak sorumluluk alma bilincinin oluşmaması, bağımlılık sorunları gibi majör sorunlar. Bunların dışına çıktığımızda ise boşanmanın sebepleri döneme ve sosyoekonomik koşullara göre değişmekte olduğu görülüyor. Özellikle dijitalleşme ile artan "erişim kolaylığının" da etkisi ile son zamanda gözlemlediklerim ise şu şekilde sıralanabilir:
Zamanla çiftler arasında azalan iletişim ve buna bağlı olarak duygusal uzaklaşma son zamanlarda boşanma davalarında gördüğüm birçok sorunun temelinde bulunmaktadır. Güven kaybı, sadakatsiz davranışlar, sosyal medya etkisi ile oluşan aldatma ve/veya aldatma iddiaları ise ikinci sırada yer alabilir. Daha detaylandırmak gerekirse; Sosyal medya kullanımına bağlı kıskançlık, mahremiyet ihlalleri, çevrimiçi ilişkiler ve güven sorunları günümüzde daha sık gündeme gelen uyuşmazlıklar arasında yer alıyor. Bunun yanında sosyal ekonomik olarak ortaya çıkan anlaşmazlıklar, harcama limitlerini benzer olmaması da başka bir sebep olarak sayılabileceği kanaatindeyim. Tabiki bunların yanında Psikolojik, fiziksel veya ekonomik şiddet, ortak hayatın sorumluluk paylaşımında anlaşmazlıklar da çok sık görülen nedenler arasında yerini alıyor" ifadeleriyle son yıllarda en sık karşılaşılan boşanma sebeplerini anlattı.

ÇEKİŞMELİ BOŞANMA VE SEBEPLERİ...
Çekişmeli boşanmaların sebeplerine değinen Av. Pınar Karpuz, "Çekişmeli boşanma davalarında anlaşmazlıklar çoğunlukla boşanmanın kendisinden çok, boşanmanın sonuçları üzerinde yoğunlaşır. Türkiye'de boşanmanın sonucunda somut olaya göre değişkenlik gösterebilen farklı sonuçlar da ortaya çıkmaktadır. En çok soru aldığımız konular çocukların velayeti ve çocukla kurulacak kişisel ilişki konusunda gelmektedir. Uyuşmazlıklar genellikle çocuğun hangi ebeveynle yaşayacağı, diğer ebeveynin çocukla görüşme düzeni, Ebeveynlerin birbirleri hakkındaki iddiaları, çocuğun görüşünün nasıl değerlendirileceği üzerinde ortaya çıkar. Bu süreçte yapılan en sık hata ebeveynlerin velayeti bir "hak" veya "ödül" gibi görmesi. Mahkemeler bu konuda esas olarak çocuğun üstün yararını dikkate alır. Diğer ebeveyni kötülemek, çocuğu taraf olmaya zorlamak veya görüşmeleri engellemek çoğu zaman hem kişinin kendi pozisyonuna hem de çocuğun ebeveynlerine duyduğu güvene zarar verir" dedi.
"BİR DİĞER ANLAŞMAZLIK KONUSU: NAFAKA"
Av. Pınar Karpuz, "Bir diğer anlaşmazlık konusu ise hali hazırda gündemde de olan nafaka, nafaka miktarı ve nafaka süresi olmaktadır. Burada ise önemli olan gelirin doğru beyan edilip edilmediği, gerçek ödeme gücü, çocuğun ihtiyaçları, tarafların ekonomik durumları vb. konularında detaylı ve yeterli inceleme yapılması gerektiğidir. Taraflar bu aşamada geliri gizlemeye çalışmak, Kayıt dışı gelirlerin hiçbir şekilde tespit edilemeyeceğini düşünmek, Nafakanın otomatik olarak çok yüksek veya çok düşük belirleneceğini varsaymak gibi yanlış düşünceler ile hareket ederek hatalı davranışlarda bulunmaktadır. Oysaki; Mahkemeler genellikle tarafların ekonomik ve sosyal durum araştırmalarını, SGK kayıtlarını, banka hareketlerini ve diğer delilleri değerlendirir.
Mal paylaşımı ise özellikle uzun süreli evliliklerde en yoğun çekişme alanlarından biridir. Uyuşmazlıklar hangi malların evlilik içinde edinildiği, malların gerçek değeri, krediyle alınan taşınmazlar, şirket hisseleri, araçlar, banka hesapları, altın ve ziynet eşyaları üzerinde yaşanır. Taraflar bu aşama ciddi yanılsamalara girerek yanlış duyumlar ile hareket etmektedir. Oysaki boşanma ve mal paylaşımı konusundaki davalar farklı süreçler olarak ilerleyebilmektedir" ifadelerini kullandı.
"HER DAVA KENDİ KOŞULUNA GÖRE DEĞERLENDİRİLİR"
Her boşanma davasının kendi koşullarına göre değerlendirildiğini vurgulayan Av. Pınar Karpuz, "Çekişmeli boşanmalarda taraflar sıklıkla kusurun karşı tarafta olduğunu ileri sürer. Ancak tüm bunlar deliller ile desteklenebildiği ölçüde yargılama sürecinde etki doğurabilecektir. Mesaj kayıtları, sosyal medya paylaşımları, tanık beyanları, ses ve görüntü kayıtları, yazışmalar ise bu aşamada delil kabul edilebileceği söylenebilecektir. Ancak bunun yanında elde edilen her delilin mahkemede kullanılabileceğini düşünmek de bu aşamada başka bir hata olacaktır. Bu aşamada Yargıtay uygulamaları incelenerek delillerin elde ediliş şekli de irdelenmelidir. Son olarak vurgulanması gereken diğer husus ise her boşanma dosyası kendi özel koşullarına göre değerlendirilir; velayet, nafaka ve mal paylaşımında sonuçlar somut olayın özelliklerine göre değişebilir" cümlelerini kullandı.
Güncel, 2026.06.19 11:55