Bilim insanlarından Türkiye için çarpıcı uyarı! Harita değişiyor, çölleşme riski büyüyor

Güncel, 2026.07.22 12:19

Türkiye'nin iklim yapısında dikkat çekici değişimler yaşanıyor. Bilim insanlarının hazırladığı kapsamlı araştırma, Akdeniz iklimi ile yarı kurak alanların hızla genişlediğini ortaya koyarken, önümüzdeki yıllarda uzun süren yazlar, artan kuraklık, yükselen orman yangını riski ve çölleşmenin daha belirgin hale gelebileceğine işaret ediyor.

Bilim insanlarından Türkiye için çarpıcı uyarı! Harita değişiyor, çölleşme riski büyüyor

Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş ile İzmir Bakırçay Üniversitesi Araştırma Görevlisi Nami Yurtseven tarafından yürütülen araştırma, Türkiye'deki iklim kuşaklarının son 60 yılda önemli ölçüde değiştiğini ortaya koydu.

1961-1990 ve 1991-2020 dönemlerini karşılaştıran çalışmada, yazları sıcak ve kurak geçen Akdeniz ikliminin ülke genelinde kapladığı alanın belirgin şekilde arttığı görüldü. Aynı dönemde yarı kurak bozkır iklimi de genişlerken, serin ve nemli iklim kuşaklarının hem daraldığı hem de daha yüksek rakımlara çekildiği tespit edildi.

Araştırmada ayrıca, IPCC'nin düşük, orta ve yüksek emisyon senaryoları kullanılarak 2041-2070 ile 2071-2099 dönemlerine ilişkin iklim projeksiyonları da değerlendirildi.

UZUN YAZLAR VE DAHA ERKEN GELEN İLKBAHARLAR KAPIDA

Araştırmaya göre küresel iklim değişikliğinin etkisiyle Türkiye'de ilkbahar mevsimi daha erken başlayabilir, yaz ayları ise bugünkünden daha uzun sürebilir. Özellikle sera gazı emisyonlarının yüksek seyretmesi halinde bu değişimin çok daha belirgin hissedileceği öngörülüyor.

Uzmanlar, gelecek yıllarda Türkiye'nin büyük bölümünün sıcak ve çok sıcak yazlara sahip subtropikal Akdeniz ikliminin etkisine gireceğini değerlendiriyor. Bunun yanında yarı kurak step ikliminin de ülkenin önemli bir bölümünde hakim olacağı belirtiliyor.

ÇÖLLEŞME RİSKİ VE ORMAN YANGINLARI ARTABİLİR

Bilim insanları, iklim değişikliğinin yalnızca sıcaklıkları artırmayacağını, aynı zamanda doğal yaşam üzerinde de ciddi etkiler oluşturacağını vurguluyor. Yapılan değerlendirmelere göre özellikle orta ve yüksek emisyon senaryolarında çöl ikliminin Türkiye'de daha geniş alanlara yayılması bekleniyor.

Akdeniz ikliminin kuzeye ve yüksek rakımlara doğru ilerlemesiyle birlikte yaz kuraklığının uzaması, sıcak hava dalgalarının sıklaşması ve düşük nem koşullarının yaygınlaşması nedeniyle orman yangını riskinin de büyüyeceği ifade ediliyor.

Bugün ağırlıklı olarak Ege ve Akdeniz'de görülen yüksek yangın riskinin ilerleyen yıllarda Marmara, Batı Karadeniz ve İç Batı Anadolu'nda da daha sık görülebileceği belirtiliyor.

DAĞLARDAKİ İKLİM KUŞAKLARI YER DEĞİŞTİRECEK

Araştırma, iklim tiplerinin yalnızca yayılım alanlarının değil, görüldükleri yüksekliklerin de değişeceğini ortaya koyuyor. Yüksek emisyon senaryosuna göre Akdeniz ikliminin dağlık bölgelerde daha yukarı seviyelere taşınacağı, buna bağlı olarak orman kuşaklarının ve doğal ekosistemlerin de değişime uğrayacağı öngörülüyor.

Karadeniz Bölgesi'nde ormanların üst sınırının gelecek yıllarda bugünkünden yüzlerce metre daha yukarı çıkabileceği değerlendirilirken, bu değişimin biyolojik çeşitlilik üzerinde de önemli etkiler oluşturabileceği ifade ediliyor.

TARIM VE SU KAYNAKLARI ÜZERİNDE BASKI ARTACAK

İklim değişikliğinin en fazla etkileyeceği alanlardan biri de tarım olacak. Araştırmaya göre zeytin, üzüm, incir, badem ve Antep fıstığı gibi sıcak iklim ürünlerinin yetişme alanları genişleyebilir. Buna karşılık artan kuraklık ve sulama ihtiyacı nedeniyle buğday, arpa, şeker pancarı ve mısır gibi ürünlerde verim kayıpları yaşanabileceği değerlendiriliyor.

Uzmanlar ayrıca kar yağışlarının azalmasının barajlara ulaşan su miktarını ve yer altı su kaynaklarını olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor. Kişi başına düşen kullanılabilir su miktarının azalması, hidroelektrik üretiminde düşüş ve kentlerde su yönetiminin daha kritik hale gelmesi de araştırmada öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.

Yüksek dağlardaki buzulların da hızla küçülmeye devam edeceğine dikkat çeken bilim insanları, yüzyılın sonlarına doğru Doğu Karadeniz'in en yüksek zirveleri ile Büyük Ağrı Dağı dışında Türkiye'deki buzulların büyük ölçüde ortadan kalkabileceği uyarısında bulunuyor. Bu tablo, iklim değişikliğine uyum politikalarının ve su yönetimi stratejilerinin önemini her geçen yıl daha da artırıyor.

Kaynak: AA

Güncel, 2026.07.22 12:19