AYM'den CHP'ye '128 milyar dolar' yanıtı!
Güncel, 2026.06.11 20:08Türkiye'de uzun süredir siyaset ve ekonomi gündemini meşgul eden "128 milyar dolar" tartışmasına ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) verdiği karar kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Yüksek Mahkeme, eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak dönemine yönelik ortaya atılan iddialar hakkında yaptığı değerlendirmede, söz konusu söylemlerin somut delillere dayanmadığı sonucuna vardı. Kararla birlikte CHP'nin ifade özgürlüğü ihlali iddiasıyla yaptığı başvuru da reddedilmiş oldu.
Anayasa Mahkemesi, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve partisi tarafından kamuoyunda sıkça dile getirilen "128 milyar dolar kayıp" iddialarını hukuki açıdan mercek altına aldı. Yapılan incelemede, iddiaların dayandırıldığı veri ve belgelerin yeterli olmadığı, kamuoyuna yansıyan söylemlerin ise gerçeklik açısından doğrulanabilir nitelikte bulunmadığı ifade edildi.
Yüksek Mahkeme, alt derece mahkemelerin verdiği kararları hukuka uygun bularak, söz konusu açıklamaların ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğine hükmetti. Bu kapsamda CHP'nin başvurusunun reddedilmesiyle birlikte süreç yargı bakımından kesinleşmiş oldu. Karar, "128 milyar dolar" tartışmasının hukuki boyutuna dair en üst yargı merciinden gelen nihai değerlendirme olarak kayıtlara geçti.
Yargı Sürecinde Tazminat Tartışması ve Kesinleşen Karar
Kararın en dikkat çeken yönlerinden biri de yerel mahkeme tarafından CHP aleyhine verilen tazminat kararının AYM tarafından da uygun bulunması oldu. Buna göre, CHP'ye 40 bin lira tazminat ödenmesine hükmeden yerel mahkeme kararı, istinaf sürecinin ardından da korunarak kesinlik kazandı.
Mahkemeler, söz konusu iddiaların kişilik haklarına zarar verdiği değerlendirmesini yaparken, Anayasa Mahkemesi de bu yaklaşımı hukuka uygun buldu. Böylece, uzun süredir tartışma konusu olan tazminat süreci de nihai aşamaya ulaşmış oldu.
Öte yandan, karar sürecinde gündeme gelen tazminat tutarının daha önce farklı bir sosyal sorumluluk çerçevesinde değerlendirilerek bağışlandığı bilgisi de kamuoyunda yer almıştı. Bu durum, davanın yalnızca hukuki değil aynı zamanda toplumsal etkilerinin de tartışılmasına neden oldu.
![]()
128 Milyar Dolar İddiasının Siyasi ve Ekonomik Arka Planı
"128 milyar dolar nerede?" sorusu, Türkiye'de özellikle 2019-2020 döneminde siyasi gündemin en çok konuşulan başlıklarından biri haline gelmişti. Tartışmanın merkezinde, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) döviz rezervleri üzerinden yürütülen politikalar yer alıyordu.
İddialara göre, söz konusu dönemde Merkez Bankası rezervlerinden yaklaşık 128 milyar doların piyasalara farklı yöntemlerle satıldığı öne sürülmüş, bu işlemlerin şeffaflıktan uzak olduğu ve "arka kapı" mekanizmalarıyla yürütüldüğü iddia edilmişti. CHP ve dönemin muhalefet temsilcileri, bu süreçte rezervlerin eridiğini ve kamu zararının oluştuğunu savunarak konuyu geniş bir siyasi kampanyaya dönüştürmüştü.
İktidar kanadı ve ekonomi yönetimi ise bu iddiaları reddederek, yapılan işlemlerin piyasa istikrarını sağlamak amacıyla gerçekleştirildiğini belirtmişti. Açıklamalarda, döviz satışlarının cari açık finansmanı, dış borç ödemeleri, altın ve döviz talebi gibi ekonomik dinamikler çerçevesinde yürütüldüğü ifade edilmişti. Ayrıca bu işlemlerin yasal çerçevede ve Merkez Bankası politikaları doğrultusunda gerçekleştiği vurgulanmıştı.
Zaman içinde büyüyen tartışma, yalnızca ekonomik bir değerlendirme olmaktan çıkıp siyasi söylemin merkezine yerleşmiş, hem iç politika hem de kamuoyu algısı açısından önemli bir gündem maddesi haline gelmişti.
Anayasa Mahkemesi'nin verdiği son karar ise bu uzun soluklu tartışmada hukuki açıdan belirleyici bir nokta olarak değerlendiriliyor. Karar, "128 milyar dolar" iddialarının yargı sürecindeki son aşamasını temsil ederken, konuya ilişkin siyasi ve ekonomik yorumların da yeniden şekillenmesine zemin hazırladı.
Güncel, 2026.06.11 20:08