Ukrayna'nın AB'ye entegrasyon sürecini durdurması, bazı tartışmaları da beraberinde getirdi.
Ukrayna Avrupa Birliği'ne entegrasyon sürecini durdurdu. Kiev sürecin durmadığını, sadece serbest ticaret ve ortaklık anlaşmasının imzalanmasının ertelendiğini bildiriyor. Ancak Vilnius'ta düzenlenecek Doğu Ortaklığı zirvesine bir hafta kala ortaklık anlaşmasının imzalanmasına hazırlık sürecinin durdurulmasına ilişkin hükümet kararı Avrupa'da Kiev'in sunduğu şekilde algılanmıyor.
TAKTİK KARAR MI?
Ukrayna Başbakanı Nikolay Azarov, hükümetin kararının taktik nitelik taşıdığını söyledi.
Başbakan, bugün parlamentoda yaptığı konuşmada alınan kararın çok zor olduğunu, ancak ülkenin giderek zorlaşan ekonomik durumunda başka çare kalmadığını vurguladı.
Azarov, Ukrayna'nın stratejik tercihinde ise bir değişiklik olmadığını, yani Kiev'in Avrupa'ya entegrasyon hedefine bağlı olduğunu bildirdi.
Başbakan, en kısa zamanda Rusya, Ukrayna ve AB arasında ticari-ekonomik işbirliği konularında görüşmelerin başlayacağını, Moskova'nın artık buna onay verdiğini söyledi.
Azarov, görüşmelerin 28-29 Kasım'da Vilnius'ta düzenlenecek Doğu Ortaklığı zirvesinden önce gerçekleşeceğini kaydetti.
Ukrayna Başbakanı, Kiev için birinci önceliğin Rusya ile ilişkileri düzeltmek olduğunu vurgulamayı da ihmal etmedi.
MUHALEFET ÖFKELİ
Ukrayna muhalefeti, Azarov'un bu konuşmasına sert tepki gösterdi.
Muhalif vekiller, Başbakan ve bakanları "Ayıp", "Rezalet" anlamına gelen "Ganba!" sloganıyla protesto ettiler.
Bakanlara Avrupa Birliği bayrakları fırlatan muhalif vekillerin kürsüyü işgal etme girişimi iktidardaki Bölgeler Partisi vekilleri tarafından engellendi. Azarov'un konuşmasını bağırarak ve ıslık çalarak protesto eden muhalif milletvekilleri, konuşmasını tamamladıktan sonra kürsüden ayrılan Azarov'a gazete ve yasa tasarısı fırlattılar.
Yuliya Timoşenko liderliğindeki Batkivşina Partisi lideri Arseni Yatsenyuk, bu kararla birlikte Cumhurbaşkanı Yanukoviç'in ülkeyi kesin olarak ikiye böldüğünü söyledi.
Bağımsızlık Meydanında bugün Kiev'in kararını protesto mitinginde gazetecilere açıklama yapan Yatsenyuk, artık halkın kendi kaderine karar vermesi gerektiğini bildirdi:
"Yanukoviç Vilnius'a gideceğini söylüyor, ancak orada artık onu kimse beklemiyor. Biz Avrupalı ve Amerikalı partnerlerimizin desteğine çok değer veriyoruz, ancak bana göre, onlar da bizim söylediğimizi söyleyecekler: Ukrayna halkına yalnız halkın kendisi yardımcı olabilir. Halkın ve muhalefetin 2015 seçimleri için birleşmesi gerekiyor. Belli ki şimdi ki Cumhurbaşkanı AB ile anlaşmayı imzalamayacak. Bunu yeni Cumhurbaşkanı ve yeni hükümet yapacak. Bunun için mücadele etmek gerekiyor".
İKTİDAR PARTİSİ: AB'Yİ DEĞİL, MAAŞLARI DÜŞÜNMEK ZORUNDAYIZ
İktidarda bulunan Bölgeler Partisi ise Ukrayna'nın her şeyden önce AB'ye entegrasyonu değil, maaşların nasıl ödeneceğini düşünmesi gerektiğini beyan etti.
Parti milletvekili Oleg Tsarev "Biz öncelikle maaşların nasıl ödeneceğini, işletmelerin nasıl çalıştırılacağını düşünmek zorundayız" diye konuştu: "Biz burada Ukrayna kurmadığımız sürece Avrupa bize gelmeyecek. Kimsenin karşısında dizimizin üzerine çökmememiz gerekiyor. Biz, eşitiz, güçlüyüz. Biz savaşı kazananların çocukları ve torunlarıyız. Biz, zafer kazananların devamcılarıyız".
AB TİMOŞENKO ŞARTINDAN VAZGEÇTİ, AMA YANUKOVİÇ'İ İKNA EDEMEDİ
Ukrayna'nın kararından en ciddi hayal kırıklığı yaşayan elbette, AB...
Rusya'nın baskılarına rağmen, Kiev'i Batı'ya çekebileceğini düşünen Avrupalı liderler, Yanukoviç iktidarının son bir aydaki zigzaklarına rağmen, umutlu açıklamalarını sürdürüyorlardı. Hatta yapılan açıklamalara bakılırsa, AB, bahaneleri kesmek için öne sürdüğü en önemli şarttan - Timoşenko'nun serbest bırakılması veya yurtdışına tedaviye gönderilmesi talebinden vazgeçmeye bile hazır olduğunu Kiev'e bildirdi.
Genişleme ve Komşuluk Politikalarından sorumlu AB Komiseri Stefan Füle'nin yakın çevresinde bulunan ve görüşmelerden haberdar olan bir kaynak son haftalarda konuşulanları Ukrainskaya Pravda gazetesine anlattı: "Yanukoviç AB'nin eski Başbakan Yuliya Timoşenko konusunda da geri çekilmeye hazır olduğu biliyordu. Anlaşmanın imzalanması için 2-3 yasanın, örneğin seçim ve savcılar yasalarının kabulü bile yeterli olacaktı. AB Bakanlar Konseyinde kimse buna açık şekilde karşı çıkmamıştı. Hatta şüphesi olanlar bile Ukrayna'nın AB ile ortaklık anlaşmasına imza atacaklarını bildirmişlerdi. Çünkü Timoşenko Avrupalı liderleri kendisini bu konuda ön şart olarak öne sürmemeleri konusunda ikna etmişti. Batılı liderlerde Timoşenko'nun bu konuyla ilgili mektubu vardı. Bu nedenle de hatta açık şekilde Ukrayna ile anlaşmanın imzalanmasına karşı çıkan ülkeler bile olumlu oy kullanmayı kabul etmişlerdi"
Avrupalı kaynağın bildirdiğine göre, 19 Kasım'da Yanukoviç Stefan Füle'ye anlaşmayı imzalamayacağı konusunda bilgi verdi ve bir yıl süre istedi.
Yanukoviç, kararını Rusya'nın baskıları ve ortaklık anlaşmasına adaptasyonun çok pahalıya mal olmasıyla açıkladı ve 160 milyar dolar gibi bir rakamdan bahsetti: "Füle Ukrayna Cumhurbaşkanının ya gerçekten anlaşmadan vazgeçtiğini, ya da sadece pazarlık yapmaya çalıştığını düşündü - ancak hangisinin olduğuna karar veremedi. Ama yine de umudu vardı. Tabi ki Ukrayna Cumhurbaşkanının istediği sürenin verilmesi mümkün değildi. Açık söylemek gerekirse, Yanukoviç Ukrayna'nın çıkarları açısından yeteri kadar tuhaf davrandı. Hatta ekonomik gerekçeler söz konusuysa bile, bu konuda ona gerek AB, gerekse de ABD tarafından garanti verilmiş ve çok büyük destek vaat edilmişti... Ancak Ukrayna AB'ye entegrasyon yolunu uzunca bir süre için kapattı, hatta Doğu Avrupa'nın 20-25 senelik kaderine bile karar verdi".
RUSYA UKRAYNA'YA PARA MI TEKLİF ETTİ?
Avrupalılara göre, Yanukoviç'in anlaşmadan vazgeçme nedeni Rusya'nın baskısı ve Moskova'nın para teklif etmesi. Litvanya Cumhurbaşkanı Dalia Grybauskaite Yanukoviç'le telefon görüşmesi yaptığını ve Ukrayna Cumhurbaşkanının Rusya'nın baskısı ve para teklifi sonucunda ortaklık anlaşmasının imzalanmasını durdurduklarını söylediğini açıkladı.
İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt de Yanukoviç'in anlaşmanın imzalanmasının durdurulması karşılığında Rusya'dan özel şartlarda para alacağını tahmin ettiklerini söyledi: "Rusya Ukrayna'daki stratejik ekonomi kurumlarının sahibi olabilir"
Bildt, Ukrayna'nın entegrasyondan vazgeçmesinin modernizasyon sürecini durduracağını vurguladı ve bu karardan sonra Ukrayna'nın Batıya değil, Doğuya, yukarıya değil, aşağıya gideceğinden endişe ettiklerini belirtti.
İsveç Dışişleri Bakanı, Ukrayna'nın aniden Kremlin'in önünde diz çöktüğünü söyledi ve bunun ancak kaba baskıyla mümkün olabileceğini vurguladı.
Ukraynalı uzmanlar da aynı görüşte. Siyaset uzmanı Sergey Taran, Yanukoviç'in AB'ye entegrasyondan vazgeçmesini 3 nedenle açıkladı.
Taran'a göre, birinci faktör 2015 senesindeki cumhurbaşkanlığı seçimleri: "AB ile anlaşmanın imzalanması toplumda değişikliklerin yaşanması, demokratikleşme anlamına geliyor. Yanukoviç şeffaf demokratik seçim ortamında asla 2015 seçimlerini kazanamaz. Bu durumda demokratik norm ve standartların yükseltilmesini gerektiren Avrupa Birliği'ne entegrasyon Yanukoviç'e lazım mı?"
Taran, ikinci faktörün ekonomik olduğunu vurguladı: "Yanukoviç 2015 senesine kadar ülkenin ekonomik hayatında iyi hiçbir şeyin olmayacağını biliyor. Bu nedenle seçimde kullanamayacağı AB ile entegrasyon ona lazım değil".
Ukraynalı uzman, üçüncü faktörün Rusya'dan kaynaklandığını bildirdi: "Putin Yanukoviç'e hiç de kötü olmayan bir öneride bulundu - çok para ve hiçbir şey yapmamak. Onlar bu parayla seçim kampanyası yapacaklarını umuyorlar. Yani her hangi ülke çıkarı veya jeopolitik hesap söz konusu değil".
PUTİN: BASKI VE ŞANTAJ YAPA BİZ DEĞİLİZ, AVRUPA'DIR
Para ve baskı iddiaları bugün St.Petersburg'da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la ortak basın toplantısı düzenleyen Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin'e soruldu.
Putin, Ukrayna ile Rusya arasında serbest ticaret bölgesinin olduğunu, Kiev'in AB ile de benzeri anlaşma imzalaması durumunda Rusya ekonomisinin ölümcül duruma düşebileceğini vurguladı.
Rusya Devlet Başkanı, Ukrayna'nın Avrupa'dan ithal edeceği gümrüksüz ürünleri Rusya'ya yönelteceğini ve bu durumda Rusya ekonomisinin ciddi zarar göreceğini bildirdi: "Çünkü Avrupa ürünleri karşısında Rusya ürünlerinin rekabet kabiliyeti çok düşük".
Putin, Rusya'nın Ukrayna'nın AB ile ortaklık anlaşmasına itirazının siyasi değil, tamamen ekonomik kaygılardan kaynaklandığını söyledi.
Moskova'nın Kiev'e baskı yaptığı yönündeki iddiaları reddeden Putin, durumun farklı olduğunu bildirdi.
Rus lider, Ukrayna'ya baskı ve şantaj yapanın Moskova değil, Avrupa Birliği ülkeleri olduğunu söyledi ve Yanukoviç'e satır altında uyarıda bulunmayı da ihmal etmedi: "Ukrayna'nın bu baskılara boyun eğip-eğmeyeceği yakın günlerde belli olacak".
AB VE ABD'DE HAYAL KIRIKLIĞI
Avrupa Birliğinin Dış Politika ve Güvenlik komiseri Catherine Ashton Ukrayna'nın anlaşmayı durdurarak çok şey kaybettiğini söyledi: "Ukrayna, AB'nin kendi partnerlerine önerdiği en iddialı anlaşmalardan birisi olan bu belgeye imza atsaydı, reform politikalarını güçlendirebilirdi. Bu anlaşma Ukrayna'nın modernizasyona hazır olduğunun ciddi sinyali olabilirdi. Ukrayna, uluslar arası piyasada öngörülebilir ve güvenilir partner olma şansı kazanabilirdi. Ancak maalesef, bunları yapmadı"
AB dönem başkanı Litvanya'nın Dışişleri Bakanı Linas Linkyaviçus iki taraflı görüşmelerde üçüncü tarafın yer almasının kabul edilemeyeceğini belirtti.
Litvanya Dışişleri Bakanı, Rusya'nın katılımıyla üç taraflı görüşmelerin çıkış yolu olmadığını ve durumu değişmeyeceğini söyledi.
Litvanya Dışişleri Bakanı da Cumhurbaşkanı Grybauskaite gibi, Ukrayna'nın AB ile ortaklık sürecinin uzun bir süre için ertelendiğini vurguladı.
Ukrayna gerçeklerini çok iyi bilen isimlerden olan eski Polonya Cumhurbaşkanı, AB'nin Ukrayna raportörü Aleksandr Kvasneski ise anlaşmanın imzalanacağına ilişkin umutların bittiğini söyledi: Bu aşamada artık sona gelindi. Başbakan Azarov bize Vilnius'ta anlaşmanın imzalanmayacağını söyledi. Ne zaman bu konuya dönüleceğini tahmin etmek ise çok zor. Önümüzdeki sene Avrupa Parlamentosu seçimleri var. Bir sonraki sene Ukrayna'da seçim var. Bu konu uzar".
ABD Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada da Kiev'in kararının derin hayal kırıklığı doğurduğu bildirildi.
Dışişleri sözcüsü Jen Saki daha geriye dönüş için zaman olduğunu söyledi ve Ukrayna'yı kararını değiştirmeye çağırdı.
TİMOŞENKO'DAN YANUKOVİÇ'E ÇAĞRI
Ukrayna yönetimine bir çağrı da hapiste bulunan eski Başbakan Yuliya Timoşenko'dan geldi.
Timoşenko, Yanukoviç'i Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyinin acil toplantısını çağırarak AB ile ortaklık anlaşmasını imzalama kararı almaya çağırdı.
Cumhurbaşkanına açık mektup yazan muhalif lider, ortaklık anlaşması için henüz bir şans olduğunu vurguladı: "Eğer siz böyle bir karar alırsanız, ben Avrupa liderlerinden tüm şartlarından vazgeçerek anlaşmayı imzalamalarını rica edeceğim"
Timoşenko, Yanukoviç'e gelecek cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonuçlarını düşünmeden Ukrayna'nın kalkınma yolunu belirlemeyi, hiçbir şartta Rusya ile yalnız kalmamayı ve kendisini serbest bırakma konusunda komplekse kapılmamayı önerdi.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Dünya, 2013.11.22 18:52