Türkiye'nin ülke riskinin arttığını belirten banka ekonomistleri siyasi belirsizliğin piyasaları etkilediğini, uzun sürmesinin ise bozulmaya neden olacağını düşünüyorlar.
Milliyet'ten Kadife Şahin'in haberine göre Türkiye 17 Aralık tarihinden beri siyasi gelişmelerin ve yolsuzluk dosyalarının etkisinde yaşıyor. Piyasalar ve ekonomi yeni sürecin belirsizliğinde çalkantılı günler geçiriyor. Kurumlar ve bireyler yön belirlemekte ve karar almakta zorlanırken, sistemin içinde yer alan banka ekonomistlerinin görüşlerine başvurduk.
Yeni yılda Türkiye ekonomisinin dışsal ve içsel faktörlerden nasıl etkileneceğini değerlendiren HSBC ve Garanti Bankası ekonomistleri, 2014'ün Türkiye için zor olacağını belirtiyorlar. 2014'te global ekonomiye ilişkin belirsizliklerle birlikte yapılacak yerel seçimler nedeniyle iç gündemin de yoğun olduğu bir dönemde bütün dikkatlerin siyasi gelişmelere yoğunlaştığını ifade eden ekonomistler, Türkiye'nin siyasi riskinin belirleyeceği olacağını söyledi.
BELİRSİZLİK FİYATLAMAYI ZORLUYOR
Fatih Keresteci HSBC Türkiye Hazine Grup Başkanı
Faiz ve döviz kurunda ne olacak?
2014 yılına siyasi gelişmelerin gölgesinde oldukça olumsuz bir finansal piyasa görünümü ile başlıyoruz. Zaten, FED'in tahvil alımlarında azaltıma gitmesi nedeniyle kurlarda yükseliş olmuş ve Türk varlıklarında hatırı sayılır oranda değer kaybı yaşanmıştı. Buna politik risk primindeki yükselişin eklenmesi ile değerlemelerde büyük bir bozulma yaşandı.
Türkiye'nin orta ve uzun vadeli beklentileri ile genel makro ekonomik yapısı olumlu olmakla birlikte siyasi risklerin uzunca bir süre fiyatlanması durumunda bunlarda da bozulma meydana gelebilir.
Bu nedenle 2014 yıl için tahminlerde bulunurken ilk olarak siyasi gelişmelerin hangi yönde ilerleyeceğini kestirmek gerekiyor. 2014 yılında seçimlerin de siyasi atmosfer üzerinde etkileri olacağını göz önünde bulundurursak, piyasalarn seyrinin belirlenmesinde, politik risk primindeki değişimin etkili olacağını dünüyoruz.
İnsanlar ne yapmalı?
Siyasi riskleri fiyatlamak her zaman çok zordur. Hele ki, dünyada finansal koşulların da bozulmaya başladığı bir dönemde. Bu nedenle yatırımcıların olabildiğince riskten uzak durmaları, açık pozisyon taşımamaları, kredili işlemlere girerken dikkatli olmaları gerekiyor. Ancak, Türkiye'nin uzun vadeli ekonomik değerleri de unutulmamalıdır.
Dünya Türkiye'yi nasıl etkiliyor?
2013 yılnın ikinci yarısı, FED tahvil alımlarında azaltıma gidecek mi, gidecekse ne zaman ve ne kadar miktarla gidecek sorularına cevap aramakla geçmişti. Mevcut gidişat ile FED bu yılki her toplantıda tahvil alımlarında yaklaşık 10'ar milyar dolarlık bir azaltıma giderek yıl sonunda tahvil alımlarını sonlandıracak. FED'in bu stratejisi, son yılların popüler olgusu "bol ve ucuz likidite" koşulundaki bol ifadesini geçerli olmaktan çıkaracak.
Likiditenin bol olmaması bir süredir bundan faydalanan gelişmekte olan ülkeler açısından olumsuz. Türkiye de bu kategoride yer alıyor ve 2013 yılnın ikinci yarısından itibaren bu olumsuzluğu fiyatlıyor. Yüksek cari işlemler açığı veren ve bunu finanse etmek için de yüksek dış borçlanma ihtiyacı bulunan Türkiye açısından olumsuz bir gelişme.
AB'nin bir türlü büyüme sürecine girememesi, Ortadou'da yaşanan gelişmeler ve Çin'den gelen ekonomik yavaşlama sinyalleri de Türkiye açısından pek olumlu bir tabloya işaret etmiyor.
Genel olarak 2014 yılında küresel ekonomik gelişmelerin Türkiye'nin lehine bir durum teşkil etmeyeceği kanaatindeyiz.
Piyasaya ilişkin öngörünüz nedir?
2014 global ekonomiye ilişkin belirsizliklerin yanısıra yapılacak seçimler nedeniyle iç gündemin de yoğun olduğu bir yıl olacak. Dönem dönem finansal piyasalarda oynaklığın yüksek olma ihtimali var. ABD 10 yıllık faiz oranının yüzde 3 civarında seyrettiği düşünüldüğünde; Türkiye'de de enflasyonun 2013 yılına göre önemli bir değişim göstermeyeceği tahmini ile önümüzdeki dönemde faizlerde bir düşüş beklemiyorum.
Faizlerin seyrinde TL'nin hangi seviyelerde dengeleneceği ve Merkez Bankası'nın para politikasına ek sıkılaştırma ihtiyacı duyup duymaması etkili olacak.
Yatırımcıya öneriniz...
2008 krizi sonrasında küresel gelişmeler finansal piyasalarda çok hızlı hareketlerin görülmesine neden oluyor. 2014 yılında Türkiye'deki seçim süreci de değerlendirildiğinde, riski minimize ederek temkinli bir yaklaşımın uygun olduğunu düşünüyorum.
Dövizde ne olur?
Türkiye'deki iç gelişmeler TL'de oynaklığı artırsa da ABD Merkez Bankası Fed'in para politikasındaki değişimi diğer gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde de hareketlilik yaratmaya devam ediyor.
Son günlerde Macaristan, Polonya, Romanya ve Güney Afrika ile birlikte Türkiye'de de para biriminin hızlı değer kaybedenler arasında olduğunu görüyoruz. Global likiditeye ilişkin görünüm gelişmekte olan ülke para birimlerinde oynaklığın önümüzdeki dönemde de sürmesine neden olabilir.
Global gelişmeler Türkiye'yi nasıl etkileyecek?
2014 yılında global ekonomik gelişmeler Türkiye ekonomisi için çok önemli olmaya devam edecek. Özellikle ABD Merkez Bankası Fed'in tahvil alımlarını azaltma sürecinin gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarını nasıl etkileyeceği önemli.
Fed son açıklamasında tahvil alımlarının kademeli bir şekilde, ekonomiye etkilerinin düşük seviyede kalacağı bir süreç öngörse de 2013 yılında yaşananlar Fed politika adımlarının finansal piyasalar üzerindeki etkisinin yüksek olduğunu gösteriyor.
Bu süreçte ekonomik verilerin de iyi geldiği bir ortamda Fed'in faiz oranlarının düşük kalacağına ilişkin net bir tavır ortaya koyması önemli.
Fed başkanının da değişeceği bir dönemde iletişim politikalarının iyi oturtulmaması finansal piyasalarda oynaklığı tekrar artırabilir. Bu da Türkiye'nin de içinde olduğu gelişmekte olan ülkelerde olumsuz bir hava yaratabilir.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Ekonomi, 2014.01.09 08:54