Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Hükümet ile kamu emekçileri arasındaki ikinci oturumu başlayan toplu sözleşme görüşmelerinin birkaç ay ertelenmesi gerektiğini bildirdi. KESK Bursa Şubeler Platformu Sözcüsü Süleyman Ayyıldız, Memur Sen aracılığı ile yeni bir 'satış sözleşmesi'nin gündemde olduğunu ifade ederek, KESK'in buna izin vermeyeceğini söyledi.
Beraberinde bazı KESK Şube Başkanları ve ve MMO Şube Başkanı İbrahim Mart ile birlikte basın toplantısı düzenleyen Süleyman Ayyıldız, toplu sözleşme masasının bir tarafında 7 Haziran'da tek başına iktidar olamamış müstafi bir hükümet ile AKP'nin 'memur kolu' Memur Sen'in olduğunu, masanın diğer tarafında ise kamu emekçileri hareketinin kurucusu ve gerçek temsilcisi KESK'in olduğunu ifade etti.
"Geçici AKP Hükümeti ile memur kolu Memur Sen, 3 milyon kamu emekçisinin, 2 milyon emeklinin aileleriyle toplam 20 milyon emekçinin önümüzdeki iki yılını ipotek altına alamaz" diyen Süleyman Ayyıldız, kamu çalışanlarının kayıplarını şöyle sıraladı:
2013 'satış sözleşmesi' ile 2014 yılı enflasyon farklarını yok ettiler.
2014 yılında kamu emekçileri 12 ay çalıştı 11 ay maaş aldı. 1 ay AKP'ye bağışlandı kaybımız yüzde 25.
Aile-eş yardımı, özel hizmet tazminatları, doğum ve ölüm yardımları, harcırahlar, fazla mesai ücretleri, ve ek ders ücretlerinde artış olmamıştır.
Hükümetin teklifinin altında bir teklife imza attılar.
Kamu emekçilerinin can alıcı taleplerini 'TİS konusu olmadığı' gerekçesiyle, Kamu Personeli Danışma Kuruluna (KPDK) havale edip çürüttüler. Kamu emekçilerinin defterini dürme platformuna dönüştürdüler.
Sürgün, rotasyon, performansa göre ücretlendirme, atamalar, kadrolaşma, mülakat gibi uygulamalarla ayrımcılığı hat safhaya ulaştırdılar.
AKP iktidarı ile Memur Sen'in aynı yolda beraber yürüdüklerini dile getiren KESK Şubeler Platformu Sözcüsü Ayyıldız, kamu çalışanlarının geriye dönük kayıpların karşılanmasını toplu sözleşme görüşmelerinin de birkaç ay sonrasına ertelenmesini istediklerini bildirdi.
4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun ILO sözleşmeleri başta olmak üzere uluslararası hukuk ve AİHM kararlarına aykırı içeriği ile özgür toplu sözleşme hakkı önünde engel olduğuna dikkat çeken Ayyıldız, "Bu yasayla 'her sendikanın kendi üyesinin hak ve çıkarları savunma' ilkesi ayaklar altına alınmıştır. Yasanın bu halini Hükümet ile birlikte hazırlayan yandaş konfederasyon böylece üyesi olmayan yüz binlerce kamu emekçisinin iradesini gasp etmektedir. 4688 Sayılı Yasa ile kamu emekçilerinin hak ve çıkarını koruyup geliştirecek gerçek bir toplu iş sözleşmesi yapmak mümkün değildir. Bu yasa uluslararası mevzuata göre yeniden düzenlenmelidir" dedi.
'YENİ BİR SATIŞ SÖZLEŞMESİ YOLDA'
Memur Sen'in kamu emekçilerini "satış sözleşmesi" ile kayba uğrattığını itiraf ettiğini ifade eden Süleyman Ayyıldız, açıklamasına şöyle devam etti:
"Eski hükümetin orta vadeli mali planında öngörülen artış yüzde 5 ile 7 arasındadır. Bu rakamların altına imza atmaya hazırlanan Memur Sen 'yeni satış sözleşmesi' imzalamanın önünde engel olarak KESK'i görmektedir. Evet, KESK sizin yeni bir satış sözleşmesi yapmanıza izin vermeyecektir!
KAMU EMEKÇİLERİ NE TALEP EDİYOR?
Sermayeden ve iktidarlardan bağımsız bir sendikayı örmek, örgütlü mücadele ile özgür toplu sözleşme ve grev hakkımızı almak için aşağıdaki taleplerimizde bir kez daha ısrar ediyor ve mücadeleyi yükseltiyoruz.
İnsanca yaşanacak bir ücret istiyoruz. En az ücret alan kamu emekçisinin maaşı Temmuz 2015 itibariyle kira, yakıt, ulaşım çocuk ve aile yardımı hariç 2900 TL'ye yükseltilmelidir.
Kira yardımı olarak aylık 395 TL, aile/eş yardımı aylık 290 TL, çocuk yardımı 232 TL, asgari ücret tutarında yılda iki ikramiye ve ulaşım için aylık abonman bilet ücreti ödenmelidir.
Kamu ve özel sektör dâhil tüm çalışanların ücretlerinin asgari ücret tutarındaki kısmı vergiden muaf tutulmalı, üzerindeki miktar için vergi kesintisinin en alt sınırına sabitlenmelidir.
Tüm ek ödemeler emekliliğe ve emekli aylığına yansıtılmalıdır. Çalışanlara verilen promosyon tüm emeklilere de verilmelidir.
Başta lisans mezunu tüm kamu emekçilerinin ek göstergeleri 3600'e, önlisans mezunu olanların 3000'e çıkarılmalı, ek gösterge adaletsizliğine son verilmelidir.
Özelleştirilmeler durdurulmalı. Sözleşmeli, taşeron esnek kuralsız çalışma yasaklanmalı, 4/b, 4/c kadroya alınmalı, herkese güvenceli iş ve gelecek sağlanmalıdır.
Yeni bir İşçi Sağlığı ve Güvenliği Yasası yapılmalı. Ayrımsız tüm çalışanlara uygulanmalıdır. Meslek hastalıkları tanımlanmalıdır.
Anayasa Mahkemesinde kazandığımız otuz yılı aşan hizmetler için ikramiye ödenmesi kararının ilgili tarihten önce emekli olanları da kapsayacak şekilde yasal düzenleme yapılmalıdır.
Ek ödemeleri düzenleyen 666 Sayılı KHK ile yaratılan ücret adaletsizliği ve mağduriyetler giderilerek, aynı unvanda farklı kamu kurumlarında çalışan tüm kamu emekçilerine eşit ücret ödenmelidir.
Kadrolaşma, sürgün, rotasyon, soruşturma, mobbing, mülakat gibi ayrımcılık yaratan bütün uygulamalara son verilmelidir.
Kadın kamu emekçilerine; çalışma yaşamında uygulanan ayrımcılık, mobbing, baskı ve şiddete son verilmeli, uygulayanlar hakkında etkili cezai yaptırımlar getirilmelidir.
İstihdam, terfi ve unvan değişikliklerinde cinsiyet eşitliği sağlanmalıdır.
En az 50 çalışanın bulunduğu işyerlerinde ücretsiz nitelikli anadilinde hizmet verecek kreş ve bakımevleri açılmalıdır.
İdarenin kamu emekçileri üzerinde çeşitli yöntemlerle uyguladığı baskılar son bulmalı, ayrımcı politikalardan vazgeçilerek özgür örgütlenme ortamı sağlanmalıdır.
Kamu hizmetleri herkese parasız, eşit, nitelikli, ulaşılabilir ve anadilinde olmalıdır. Kamu hizmetleri işletmecilik esaslarına göre değil, toplumsal fayda gözeterek sağlanmalıdır!
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2015.08.11 20:20