Çocukken çoğumuzun aklından en az bir kez geçen o soru artık birkaç saniyede cevaplanabiliyor: Bulunduğumuz yerden Dünya'nın merkezine doğru dümdüz kazmaya devam etseydik, gezegenin diğer tarafında nereden çıkardık? İnteraktif bir internet sitesi, dünyanın herhangi bir noktasını seçerek bu sorunun cevabını harita üzerinde gösteriyor.
ThroughEarth isimli site, seçilen konumun Dünya üzerindeki tam karşılığını, yani antipodunu hesaplıyor. Kullanıcı haritada bulunduğu noktayı işaretlediğinde sistem, gezegenin içinden geçen hayali bir yolculukla karşı noktayı gösteriyor. Ortaya çıkan sonuç ise birçok kişi için şaşırtıcı: Çünkü bulunduğumuz noktanın tam karşısında çoğu zaman başka bir ülke ya da şehir değil, okyanus bulunuyor.
Dünya üzerindeki iki noktanın birbirine tam zıt konumda bulunmasına antipod adı veriliyor. Bir noktanın antipodunu bulmak için enlem değerinin yönü tersine çevriliyor, boylam değerine ise 180 derece ekleniyor ya da çıkarılıyor.
Örneğin İstanbul'un yaklaşık 41 derece kuzey ve 29 derece doğu koordinatlarından Dünya'nın merkezine doğru hayali bir tünel açıldığı düşünülürse, gezegenin diğer tarafında yaklaşık 41 derece güney ve 151 derece batı koordinatlarına ulaşmak gerekiyor.
Bu koordinatlar ise bir kara parçasını değil, Güney Pasifik Okyanusu'nu gösteriyor. Yani İstanbul'dan başlayacak yaklaşık 12 bin 742 kilometrelik hayali bir yolculuğun sonunda başka bir ülkeye değil, açık denize çıkılıyor.
Türkiye'nin büyük bölümünde de benzer bir tablo ortaya çıkıyor. Ülkenin antipodu genel olarak Pasifik Okyanusu'na denk geliyor.
İlk bakışta şaşırtıcı görünse de bunun temel nedeni Dünya üzerindeki kara ve denizlerin dağılımıyla ilgili.
Dünya üzerindeki kara parçalarının yalnızca yaklaşık yüzde 15'inin tam karşısında yine kara bulunuyor. Bu nedenle bir yerden gezegenin merkezine doğru düz bir tünel açıldığında diğer tarafta çoğunlukla denizle karşılaşmak şaşırtıcı değil.
Bazı bölgelerde ise kara parçaları birbirinin tam karşısına denk geliyor. İspanya ile Yeni Zelanda'nın bazı bölümleri, Arjantin ile Çin ve Şili ile Çin'in belirli kesimleri buna örnek gösteriliyor.
Los Angeles'tan düz bir hat çekildiğinde ise sanılanın aksine Çin'e ulaşılmıyor. Hayali tünel, en yakın kara parçasından yaklaşık 1.530 kilometre uzaktaki Hint Okyanusu'na çıkıyor. Londra'nın tam karşısında da Yeni Zelanda açıklarında Güney Pasifik bulunuyor.
ThroughEarth yalnızca gezegenin diğer tarafında nerede ortaya çıkacağınızı göstermiyor. Aynı zamanda Dünya'nın iç katmanlarından geçilen hayali yolculuğu da canlandırıyor.
Fizikteki klasik hesaplamada Dünya'nın her noktasında aynı yoğunluğa sahip olduğu, tünelin havasız olduğu ve sürtünmenin bulunmadığı varsayılıyor. Bu ideal koşullarda Dünya'nın bir ucundan diğer ucuna ulaşmanın yaklaşık 42 dakika 12 saniye süreceği hesaplanıyor.
Ancak gerçek Dünya bu kadar basit değil. Gezegenin yoğunluğu derinlere inildikçe değişiyor. Gerçek yoğunluk dağılımının hesaba katıldığı modellerde yolculuk süresinin yaklaşık 38 dakika civarında olabileceği hesaplanıyor.
Elbette burada anlatılanlar gerçek bir yolculuk önerisi değil, fizik kurallarını anlamak için kullanılan bir düşünce deneyi.
Bugünkü teknolojiyle Dünya'nın merkezine kadar ulaşmak mümkün değil. İnsanlığın gerçekleştirdiği en derin sondaj çalışmalarından biri olan Rusya'daki Kola Süper Derin Sondajı, yaklaşık 12,26 kilometre derinliğe kadar ilerleyebildi.
Dünya'nın yarıçapının yaklaşık 6 bin 371 kilometre olduğu düşünüldüğünde bu mesafe, merkeze ulaşmak için gereken yolun çok küçük bir bölümünü oluşturuyor.
Üstelik derinlik arttıkça yalnızca mesafe problemi ortaya çıkmıyor. Sıcaklık ve basınç da ciddi engeller oluşturuyor. Dünya'nın iç çekirdeğinde sıcaklığın yaklaşık 5 bin 400 dereceye ulaşabildiği tahmin edilirken, merkez yönünde ilerledikçe basınç da aşırı seviyelere yükseliyor.
Bu nedenle Dünya'nın bir ucundan diğerine uzanan gerçek bir tünel açmak günümüz teknolojisiyle mümkün değil.
HER ŞEY ÇOCUK PARKINDA SORULAN BİR SORUYLA BAŞLADIThroughEarth projesinin ortaya çıkışında ise oldukça sıradan bir merak bulunuyor.
Projenin yaratıcısı Martin Krpelan, IFLScience'a yaptığı açıklamada fikrin çocuklarıyla bir oyun parkındayken ortaya çıktığını anlattı. Sohbet sırasında çocukların sorduğu "Dünyayı dümdüz kazmaya devam etsek sonunda nereden çıkarız?" sorusu, daha sonra interaktif bir projeye dönüştü.
Bugün kullanıcılar haritada istedikleri noktayı seçerek gezegenin tam karşısındaki konumu görebiliyor. Böylece çocukken sorulan basit bir soru, Dünya'nın yapısını, antipod kavramını ve gezegenin kara-deniz dağılımını anlamak için ilginç bir dijital deneye dönüşüyor.
En şaşırtıcı sonuç ise belki de şu: Ayaklarımızın tam altında Dünya'nın diğer tarafına kadar uzanan hayali bir çizginin sonunda çoğu zaman bir şehir ya da ülke değil, kilometrelerce uzanan okyanus bulunuyor.
SİTEYE GİTMEK İÇİN TIKLAYINKaynak: BURSADA BUGÜN
Güncel, 2026.10.03 15:05