İsrail'de 20 yıldır devam eden ve Batı Şeria'daki 8 köyün "askeri alan" ilan edilerek yıkılmasını içeren davada son aşamaya gelindi.
Şarkiyat araştırmaları ile Arap medyasından gelişmeleri paylaşan Zeynep Karataş adlı Twitter kullanıcısı, söz konusu gelişmeyi şu açıklamalarla duyurdu:
"20 yıldır süren bir davanın son duruşması.İsrail, Batı Şeria'daki 8 köyü 'askeri alan' ilan ederek yıkacak. Bu 1300 Filistinli köylünün kalıcı olarak yerinden edilmesi ve evsiz bırakılması demek. 20 yıldır süren davadan çıkan kararı haberlerde okuyacak mısınız? Tabii ki hayır.
Bir süredir İsrail güçlerinin Filistinli çobanları taciz ettiğini, saldırdığını ve tutukladığını görüyorduk videolardan. Ama nedenini çok az kimse biliyordu, çünkü bizde bağlam ve fikri takip yok. Oysa İsrail adım adım yurtsuzlaştırmaya devam ediyor, üstelik çok sabırlı.
Bahsi geçen köyler ekseriyetle geçimini hayvancılıktan sağlıyor, dolayısıyla çobanlık yapıyorlar. İsrail askerlerini Filistinli çoban çocuklara saldırtan motivasyon işte budur. Olaki o görüntüler önünüze düşer ve üzülürseniz bağlamını bilin istedim.
Filistinli köylüler mahkeme önünde köylerinin yıkılmaması için seslerini duyurmaya çalışıyorlar. 8 köy yıkılırken kulağının üstüne yatan 8 başkent yıkılırken de ağzını açamaz.
İsrail, uluslararası topluma bunu 'devlet izni olmadan inşa' olarak yutturuyor. Yapılan yurtsuzlaştırmayı bir 'kamu yararına yıkım' olarak lanse ederek olası bütün eleştirileri bertaraf ediyorlar.
Peki aslında olan ne? İsrail'in hemen hemen her yıkımını mazeretlendirdiği 'ruhsat' meselesini geçtiğimiz günlerde şöyle özetlemiştim:
Özetle İsrail'e karşı geliştirilecek bütün anti-söylemlerde dikkatli olunması gereken bir şey var: İsrail oldukça sabırlı ve hukusal altyapısını oluşturmuş bir işgalci. İsrail'in işgaline karşı durmak o yüzden ani duygusallık değil zeka istiyor.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Dünya, 2022.03.16 15:17