Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yaptığı açıklamada 10 MW'dan küçük HES'lere izin vermeyeceklerini açıklaması enerji sektöründe şok etkisi yaptı.
Konu ile ilgili olarak bir açıklama yapan Fırat Üniversitesinden Y. Doç. Dr. M. Cihat TUNA "Enerji talebinin sürekli arttığı günümüz koşullarında Bakanlığın bu kararı ülkemiz enerji politikaları ve 2023 hedefleri ile çelişmektedir. Yeniden gözden geçirilmesi gerekir." dedi.
Yasaklamayın Planlayın!
Dr. TUNA, "Maalesef birçok bölgemizde bölge halkı ile HES yatırımcısı karşı karşıya geldi. Halk ve yatırımcı cephesinde büyük problemler yaşandı. HES'ler aleyhinde büyük bir kamuoyu oluştu. Bunun en büyük nedeni planlama sıkıntısıdır. Havza bazlı planlama çalışmaları ivedilikle yapılmalıdır. Havza planlaması, bir havzadaki tüm toprak ve su kaynaklarının tespit edilerek bunların ihtiyaca göre sınıflandırılmasıdır. Gelinen nokta planlamanın önemini bir kez daha ortaya çıkartmıştır. Dünyada bir çok gelişmiş ülke HES potansiyelinin %70-80'ini hayata geçirmiş oralarda kamuoyu tepkisi yok, bizim ülkemizde henüz potansiyelin %40'ındayız kıyametler kopuyor maalesef, sonuç olarak yasaklamak reel bir yaklaşım tarzı değil çünkü bizim bu enerjiye ihtiyacımız var. Şuana kadar bir yanlış yapıldı. Yasaklamak geleceğe yönelik ikinci bir yanlış olacaktır. Gelişmiş ülkelerde uygulanan havza planlaması ülkemizde de mutlaka hayata geçirilmelidir." dedi.
Kurumsal Enerji Politikalarına ters bir karar
Dr. TUNA "Bizzat mevcut hükümet tarafından çıkarılan 5346 Sayılı Yenilenebilir Enerji Kanunu kapsamında, tüketicilerin kendi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 1 MW' a kadar HES yatırımı yapabilmesine imkan sağlanmıştı. 5346 sayılı yasa ile taban tabana zıt olan bu karar, hükümetin kendi kurumsal enerji politikaları ile bağdaşmamaktadır. Zira bu yasa kapsamında özel sektörün 10.000 MW civarında yatırım yapması bekleniyordu" dedi.
2023 Hedefi şaşar, enerjide dışa bağımlılık artar
Dr. TUNA "5346 Sayılı Yenilenebilir Enerji Kanunu kapsamında çıkartılan Lisanssız enerji üretimi yönetmeliğiyle kendi tüketimlerini karşılamak amacıyla gerçek ve tüzel kişilerin enerji yatırımı yapabilmesinin önü açılıyordu. Dolayısıyla enerji tüketen her kullanıcının enerji yatırımı yapmasının önü açılıyor, böylece sanayicinin en önemli gider kalemini yatırıma dönüştürme imkanı sağlanıyordu. Bugün itibariyle enerjide dışa bağımlıyız. Bu bağımlılığın sebebi doğalgaz santralleri. Elektrik üretiminde bağımlı olduğumuz doğalgaz enerjide dışa bağımlılığımızı arttırıyor. Bu da ülkemiz ekonomisi için en büyük risklerin başında geliyor. Enerji arz güvenliğimizi tehdit eden bu unsur karşısında acilen yerli yenilebilir kaynaklarımızı devreye sokmamız gerekiyor. Bakanlığın HES'leri engelleme kararı eğer uygulamaya konulacak olursa yapılması düşünülen HES'lerin yerine kesinlikle doğalgaz çevrim santrali kurmak zorunda kalacağız." dedi.
Kısa vadede Nükleer çözüm olamaz
Dr. TUNA "Sayın Bakan açıklamasında bundan sonra nükleer yapacağız diyor. Nükleer santralin yapılıp yapılmaması ayrı bir tartışma konusu. Ancak engellenen HES'lerin yerine nükleer yapılması fikri uygulamadan çok uzak. Zira siz bu gün nükleer santrale karar verseniz on yıldan önce yatırımı tamamlayıp enerji üretimine geçemezsiniz. Yapılan projeksiyonlara göre eğer gerekli yatırımlar yapılmazsa 2016 yılından sonrası için enerji arz-talebinde bir dengesizlik olacağı görülüyor. Dolayısıyla nükleer santrallerin kısa vadede enerji ihtiyacımızı karşılama noktasında bir yeteneği olmadığı çok açık. Sonuç olarak HES'ler yasaklanmayı değil, mühendisçe yapılan planlamalar sonrası teşviki hak eden, enerji üretiminde ülkemizin sigortalarıdır" dedi.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Yaşam, 2013.11.26 15:59