Başbakan Erdoğan, Asya Pasifik Parakende Kongresi ve Fuarı'nın açılışında konuşma yaptı.
Başbakan Erdoğan, kanaatin zıddı olan hırsın, küresel huzurun ve barışın önündeki en büyük engel olduğunu açıkladı.
İşte o açıklamadan önemli başlıklar:
Her ülkenin her halkın ticarete alışverişe yönelik önemli deneyimleri birikimleri olduğuğunu biliyoruz. Ahilik teşkilatı adı altında bir sestem oluşmuş, toplumun adeta yapı taşı olmuştur. Ahilik teşkilatı esnafın kurduğu sistem olmuştur. Sadece ekonomiyle değil bir çok alanda toplumu şekillendirmede çok etkili bir teşkilattı.
Bizim esnafımız dükkanını dua ile açar müşterisini beklemeye başlardı. Buna bugün dahi siftah denir. Eğer komşu dükkan siftah yapmadıysa gelen müşteriyi komşusuna yönlendirirdi.
SORUNLARIN TEMELİNDE HIRS VAR
Kanaatsizlik de bütün dinlerde kınanmış tavırdır, kanaatin zıddı hırstır. Eğer bir yerde sınırsızca tüketme hırsı varsa biliniz ki orada adaletsizlik de vardır zulüm de vardır yoksulluk da vardır. Bugün küresel ölçekte yaşadığımız sorunların temelinde bu hırs vardır. İklim değişikliği çevre kirliliği gibi sorunların altında hırsı göreceksiniz. Küresel ekonomik krizi analiz ettiğinizde altında sınırsız kazanma ve harcama hırsı olduğunu göreceksiniz.
KOMŞUSU AÇKEN TOK YATIYORSA
Biri yer biri bakar kıyamet işte ondan kopar, komşusu açken tok yatıyorsa orada çürüme başlamıştır. Buna tedbirler üretmek bizlerin siyaset liderlerinin sizin içinizdeki ticari liderlerin de önemli görevidir.
21. ASIR DAŞANIŞMA ASRI OLMALIYDI
21. asır daşanışma paylaşma asrı olmalıydı. Kongreyi aslında adeta dev bir stk'nın yapılaşması olarak görmek çok isabetli olur. Bu mesele dünya liderlerinin olduğu kadar her bir ferdin meselesi olmalıdır.
Somali'deki açlığa göz yuman dünyanın geleceği yoktur. Farklı bir dünyanın olacağına ben yürekten inanıyorum.
TİCARETİN SÜRDÜRÜLEBİLİR OLMASI İÇİN ÜÇ ŞART
Ticaretin sürdürülebilir olması için şartlar vardır
Bir adalet olacak. ülkeler adil olacak. İki yollar açık olacak. yollarda haramiler yani hırsızlar yol kesenler korsanlar olmayacak. Üç yerel anlamda hem de küresel anlamda huzur güvenlik istikrar olacak. İşte bu şartların ortadan kalkmaması için mücadele etmeliyiz.
VİCDANIN KÜRESELLEŞTİRİLMESİ
Vicdanı küreselleştirmek zorundayız. Savaşlar ticaretin yollarını kapatıyor, çocukların kimyasal silahlarla öldürüldüğü dünya refahı da kurutur. Vicdanın küreselleşmesi hepimiz için geleceğimiz için şarttır.
Bölgesel meselelerde huzur ve istikrarı, demokrasiyi halkın iradesinin egemen olduğu iktidar olduğu sistemleri destekliyoruz.
Bir yerde deprem mi var, sel felaketi mi var biz oradayız. Asla ayrım yapmadan oradayız. Asrı dayanışma asrı kılmak zorundayız. Türk milleti şanına yakışanı yapmak zorundadır, yapıyoruz ve yapacağız.
BM NEYE YARAR?
Suriye'de sadece 1700 insan kimyasal silahlarla öldürüldü. Hala BM konseyi karar veremiyor. 110 bin insan uçaktan yağdırılan bombalarla öldürüldü. BM neye yarar? Barış için kurulmuş bir kurulmuştur. Görevini yapabiliyor mu. Dünya beşten büyüktür. Beşten büyük dünya artık görevini yapması lazım.
Barış istiyosak bu adımların atılması lazım. İki üye atılacak adımları kitilliyor. Bu sistemin dönerli olması şart. İstiyorlarki dünyayı biz yönetelim. Mısır'da 70 yıldan sonra cumhurbaşkanını askeri darbeyle indirdiler. Askeri darbeden memnun olduğunu ifade eden batılı ülkeler var. Orada binlerce insan katlediliyor. Nerede dünyadaki kadın hakları savunucuları? Ortada yok.
PAKET AÇIKLANIYOR
Tüm olumsuzluklara rağmen güve ve istikrara rağmen ekonomik reformlarını atmaya devam ediyor. Demokratikleşme paketini ayın 30'unda açıklayacağız.
Milli gelir 3.5 kat arttı. Bugün yıllık ihracat 155 milyar doları aştı. Türkiye IMF'ye olan borcunu sildi, enflasyonu kontrol altına aldık.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Güncel, 2013.09.23 13:38