MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Millî Eğitim Bakanlığı 12 Şubat 2026 tarihinde Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında Ramazan ayı etkinlikleri konusunda bir genelge yayımlamıştır. Yerinde ve kıvamında bir adımla doğrusunu yapmıştır. Takdir ve tebrik ediyoruz." dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Bahçeli'nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
İç ve dış siyasi gündem itibarıyla yoğun bir haftayı geride bırakıyoruz. Bu yoğunluğun önümüzdeki günlerde çetrefilleşip daha da artış kaydedeceğini söylemek zannederim hatalı bir öngörü olmayacaktır. Mübarek Ramazan ayının maneviyat ikliminde akan hayatın iç yüzünü, ardışık siyasi gelişmelerin muteber özünü dikkatle, sabırla, akılla ve uyanık bir vicdan kabiliyetiyle okumanın lüzumu her cihetten asıl ve hasıl bir gerçektir. İdrak ettiğimiz rahmet ve mağfiret mevsiminde, şuurlarımıza nifakın zehirli dumanını sızdırmayı hesap edenlere karşı temkinli ve tedbirli hareket etmek mühim ve mutlak bir gerekliliktir.
Dünyayı Türkçe yorumlamanın yanında Türkiye'yi millî birlik ve kardeşliğin tarihsel müktesebatı ile kucaklamak, sahip olduğumuz bugünkü yüksek vazife ve vaziyet hâlinin şaşmaz gereğidir. Ramazan ayı dayanışma ve yardımlaşma duygusunun şahikasıdır. Ramazan ayı bizi biz yapan millî ve manevi değerlerin şah damarıdır. Bilhassa Ramazan ayının mübarek adabını, muazzam ahlakını, muazzez manasını yeni yetişen nesillere öğretmek hepimizin münhasır görevi olmalıdır. Her dönemde bundan rahatsızlık duyan köksüzler vardır ve olacaktır. Fakat bir türlü anlamadığımız, anlayamadığımız esas açmaz şudur. Manevi erimenin ve ahlaki erozyonun küresel bir savruluş hâlini aldığı, her cepheden tehditlerin savrulduğu bugünkü dünyanın alaca karanlık tablosunda çocuklarımızı düşünmeyelim mi? Onları Müslüman Türk milletinin haslet ve hususiyetiyle tesis etmeyelim mi? Geleceğimiz için kaygılanmayalım mı? Ne yapsaydık, akışa mı bıraksaydık.
MEB'İN RAMAZAN GENELGESİ
Millî Eğitim Bakanlığı 12 Şubat 2026 tarihinde Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında Ramazan ayı etkinlikleri konusunda bir genelge yayımlamıştır. Yerinde ve kıvamında bir adımla doğrusunu yapmıştır. Takdir ve tebrik ediyoruz. Millî Eğitim Bakanlığının mezkur genelgesinde özetle Türk millî eğitiminin genel amacının millî, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerleri benimseyen, koruyan ve geliştiren, bu değerleri davranış hâline getirmiş bireyler yetiştirmek olduğu kaydedilmiştir. Türk milletinin sağduyu ve vicdan sahibi hangi mensubu bu gerçekleri inkâr ve ihmal edebilecektir. Genelgede yer alan bir diğer önemli ve altı çizilmesi gereken gerçek de şudur. 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu'nun birinci maddesi açıktır. Buna göre ilköğretim öğrencilerin bedeni, zihni ve ahlaki gelişimlerine hizmet eden temel bir eğitim sürecidir.
Bu genelgenin neresi yanlıştır? Türkiye'nin Talibanlaştığını gören var mıdır? Bunu diyenler gerçek anlamda yobaz değil midir? Ramazan- Şerif'in neresinde sıkıntı vardır?
Nasıl hiçbir şey olmamış gibi sessiz kalalım? Hiç mi utanma duygunuz kalmadı! Sözde uzman ve akademisyenlerden mürekkep 168 kişi bir araya gelerek 'laikliği birlikte savunuyoruz' başlığıyla imzaladıkları bir bildiriyi kamuoyuyla paylaşmışlar. Bana sorarsanız 168 kişiyi yan yana, üst üste toplasanız bir insan etmez. Alayınız karanlıksınız, alayınız karanlıktasınız haberiniz yok. Allah'a ibadet etmek gericilikse biz de bal gibi gericiyiz. Ramazan- Şerif'in neresinde sıkıntı vardır? Din düşmanı olmayıp, sadece İslam düşmanı olan çürük aydınlar ne istediğini açık yüreklilikle söylesinler. Milli Eğitim Bakanımızı ve Bakanlık personelini kutluyorum. Ramazan ayı konulu genelgeyi sonuna kadar destekliyoruz. Ramazan ayımızı sulandırmaya, karalamaya sakın ola kalkmayın.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ
Demokrasimiz daha da güçlenecektir. Türk Kürt kardeşliği ilelebet payider kalacaktı. Silahların susmasıyla siyaset konuşacaktır. Ortak geçmişimizle ortak geleceğimizin temelleri kazınacaktır. Terörsüz Türkiye'nin kazananı milletimizin tamamı olacaktır. Silah bırakılmasının takibi netleşir netleşmez hukuki düzenlemeleri hayata geçecektir. Örgütün tüm unsurlarıyla feshi sürecinde ihtiyaç duyulan anlayış birliği çok değerlidir. Af ve cezasızlık algısına prim vermeden ihtiyaç duyulan yasal düzenlemelerin çerçevesi çizilmelidir.
"İKİ AHMET'İN MAKAMLARINA TEKRAR OTURMASI SAĞLANMALIDIR"
ABD'nin İran'a saldıracağı tarih konusunda deyim yerindeyse bahisler oynanmaktadır. Tehdit yakın ve sıcaktır. ABD'nin İran'a saldırması coğrafyanın dengesini hepten bozacaktır. Dışımız yangın yeriyken içimizde birbirimizin yarı yareni olmalıyız. Örgütün üst yapılanmasının feshi derhal sağlanmalıdır. PKK'nın kurucu önderliğinin statü sorunu nasıl ele alınacaktır? Kayyum meselesi herhangi bir kaygı ve çekinceye kapılmadan, demokrasi sınırları dahilinde tekrar değerlendirilmeli, iki Ahmet'in makamlarına oturması da sağlanmalıdır.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Güncel, 2026.02.24 10:46