TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Skyturk360 ekranlarında gündeme dair önemli önemli açıklamalar yaptı.
MISIR'DA YAPILAN ASKERİ DARBE
Darbelerin birinci derece mağduru parlamentolar oluyor. Maalesef Mısır'da üzücü ve düşündürücü bir olay yaşanıyor. Mısır halkı adına, onlarla bizim tarihi bağlarımız var, bu tür olayların yaşanması bizi üzen bir durum. Olaya ilkesel açıdan bakmak gerek. 21. yüzyılda, insan hakları ve demokrasinin öne çıktığı, diktatörlerin hayatını kaybettiği bir dünyada biz darbe lafını telaffuz ediyorsak çok acı. Darbe ve demokrasiyi yan yana getirmek mümkün olmaz. Kaldı ki Türkiye darbeyi yaşamış bir ülke. Artık demokrasi ve darbeyi yan yana getiren ülkelerin gelecekleri çok iyi değil.
Darbeye arka çıkmak, darbeden medet ummak demokrasiyle asla bağdaşmaz. Kişinin üslubunu düşüncesini, zihniyetini gösterir. Seçimle gelen seçimle gider. Türkiye'de 12 Eylül darbesi oldu. Avrupa Konseyi'nde üyeliğimiz askıya alındı. Biz hala bu işi temizlemeye çalışıyoruz.
MISIR VE TÜRKİYE KIYASLAMASI
Türkiye bugün Mısır'la kıyaslanamayacak kadar demokraside yol aldı. Türkiye bugün AB'nin müzakere yaptığı bir ülke. Bu geldiğimiz noktayla da bağdaşmıyor. Türkiye, demokrasiyi kurumsallaştırmaya, standardını yükseltmeye devam ediyor. 'Benim tuttuğum parti kazanmadı' diye sokağa çıkarsanız o ülkede demokrasi kalmaz. O yollara tevekkül etmemek lazım.
GEZİ PARKI
Olaya siyasi açıdan bakarsak uzlaşma sağlayamayacağımızı söyledim. Hak ararken cebir ve şiddeti hak arama yöntemi olarak kabul edemezsiniz. Bu yoldan hak aramaya çalışanları da haksız duruma düşürür. Taksim olaylarında haklı taraflar zaten kabul edildi. Ama, araçlar yakıp yıkıldı, dükkanlar kapatıldı. Mısır ile Türkiye için mukayese yapmak bu durumda yanlış olur.
MISIR İLE İLİŞKİLER
Türkiye'nin Mısır ile ilişkileri geliştirmesi gerekiyor. Son zamanlarda ilişkiler önemli mesafe kaydetti. Geçmişte bizim aleyhimize yapılan bazı anlaşmalar vardı. Ümit ediyorum bir iç çekişme, çatışma yaşamaz. Büyük ama fakir bir ülke.
ARAP BAHARI DEĞİL, ARAP KIŞI
Bir şey dikkatinizi çekti mi bilmiyorum. Dünyanın en zengin coğrafyası islam coğrafyası, en fakir insanların yaşadığı yer, en çok huzursuzluğun olduğu yer de İslam coğrafyası. Belli ki bu İslam coğrafyası çok ciddi sıkıntılarla karşı karşıya. İmkanları paylaşıp, doğru dürüst rejimler kurmak yerine savaşıyoruz. Arap Baharı dediler, Arap Kışı yaşıyoruz. Suriye bu çatışmalar başlamadan önceki noktaya çeyrek asırda gelemez. Mısır keza öyle. Bağdat'ta hala ne olacağı belirsiz. Afganistan öyle. Allah Müslümanlara akıl fikir versin. Bu yabancı oyunlarına her zaman düşüyoruz. Allah Cumhuriyeti ve demokrasiyi bize armağan edenlerden razı olsun. Şimdi başka unsurları devreye sokmaya çalışıyorlar. Türkiye bu tuzağa düşmesin.
TÜRKİYE'DE DARBE İHTİMALİ
Bu bizim elimizde. Neye darbe? Türkiye'de 64 siyasi parti var. Seçimlere 27 tanesinin girme hakkı var. 4 siyasi parti mecliste temsil ediliyor. Türkiye 1950'den bu tarafa seçimlerini çok dürüst yapmıştır. Türkiye'deki seçimlerle ilgili yabancı basında bir tartışma olmamıştır. Seçimlere gitmek varken darbeden medet ummak kendine güvenmemek olur. Türkiye bunları çok geride bırakmalı. Sandık geliyor. Kaybeden gider. Türkiye'yi iyi bir performans yakalamışken, dış dünyada imajı bu kadar parlamışken, gölge altına sokacak tavırlardan kaçınmamız gerekiyor. Eksikliklerimiz var, bunları tamamlamaya çalışıyoruz.
YENİ ANAYASA ÇALIŞMALARI
Türkiye'nin demokrasi konusunda eksiklikleri var. 35. madde de bunlardan bir tanesi. Bunları gidermemiz gerekiyor. Geçmişte bir çok uyum paketleri çıkarıldı. 4 siyasi parti de 'yeni anayasa vurgusu' yaptı. Yeni Anayasa için darbe beklemeye gerek yok. 19 Ekim 2012'den bu tarafa yoğun bir çaba içerisindeyiz. Geldiğimiz nokta itibariyle 48 maddede uzlaşılabildi. Aradan geçen zamana rağmen 4 partinin de imzaladığı bir uzlaşı anayasa maddesini milletin önüne koyamadık. 3'te 2'siyle ilgili henüz bir mutabakat sağlanamadı. Bu bizim eksikliğimizdir. Halk sonuca bakar. Yeni bir Anayasa'yı topluma kazandırmazsak, her gün yeni anayasal sorunlarla karşılaşırız. Bu masadan bir netice çıkarmamız gerekir. Türkiye zaman kaybeder. 4 siyasi parti dedi ki 'bu anayasa biz uygun değil, yanlış.' Yanlış kurallardan doğru sonuç çıkarmaya çalışıyoruz. Türkiye'yi bi an evvel bu garabetten kurtarmamız gerekir.
GENEL BAŞKANLARA ZİYARET
Geldiğimiz nokta itibariyle, Genel başkanlara 'Geldiğimiz nokta bu, Ne diyorsunuz?' diyeceğim. Önemli noktalarda mutabakat yok. Bazı konular var ki 4 siyasi partinin hepsi farklı düşünüyor. Genel Başkanlara 'Siz bu konuları değerlendirin' diyeceğim. Bu anayasayı olumlu sonlandıramazsak, yeni anayasa yapamamış olmanın bedeli ne olacak? Bu Türkiye'yi sıkıntıya sokar. Bu anayasa Türkiye'nin ihtiyaçlarına cevap vermiyor.
TUTUKLU VEKİLLER
Maalesef bu siyaset kurumunun kendi önünde çıkardığı sıkıntı. Yargı da çözemedi. Çözülememesinin en önemli sebebi Anayasanın 83. ve 14. maddeleri. Bu maddeler değişmeden çözüm bulamazsınız. Kuralı değiştiremediğimiz için en temel sorunları birinin maharetine bağlıyoruz. Bu insanların ömründen gidiyor. Kaybedilen yılları nasıl telafi edeceksiniz? Biz sınırsız tutuklamadan yana değiliz. Yargılamanı yap, belli olsun. Adli kontrolü getirdik. Diyoruz ki, 'Tutuklama.' Kanun çıkarmaktan canımız çıkıyor. Biz uygulayıcı değiliz.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Güncel, 2013.07.05 07:20