CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, basın toplantısı düzenledi. Konuşmasında AK Parti'yi eleştiren Koç, "Kendi içerisinde de Tayyip Bey sonrası fetret dönemine hazırlanan bir AKP manzarası var karşımızda" dedi.
CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı.
Toplantı devam ederken, basın toplantısı düzenleyen Koç, MYK'nın gündemi hakkında açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı. MYK'da son ekonomik gelişmelerin ele alındığını ifade eden Koç, hükümetin ekonomide patinaj yapmaya başladığını ileri sürdü. AK Parti döneminde, Türkiye'nin dış borcunun 2,7 kat artarak bu yılın mart ayında 350 milyar dolara çıktığını, kısa vadeli dış borçların da nisan ayında 122 milyar dolara ulaştığını öne süren Koç, bu alanda yeni bir rekorun kırıldığını savundu.
'BEDAVA PARA' DÖENEMİNİN SONU GELDİ
Dünyada "bedava para" döneminin sonuna yaklaşıldığını ifade eden Koç, "AKP ekonomiyi borçla şişiren bir yönetim anlayışı sergiledi. Bu rakamlarla ortada" dedi.
Geçen yıl aynı aylarda eksi hanelerde çıkan enflasyon rakamlarının yüzde 8,3'e yükseldiğini, satılan döviz rezervlerine rağmen de dolar kurunun 1,95 seviyesini aştığını iddia eden Koç, "AKP'nin 10 yıldır izlediği 'taşıma suyla değirmen döndürme' diyebileceğimiz, ekonomiyi sıcak paraya teslim etme politikaları, ülkemizi dünyanın en kırılgan ekonomileri arasına maalesef sokmuş bulunuyor" görüşünü dile getirdi.
HÜKÜMET 'TAMAM' DEMEYİ ÖĞRENMELİ
Hükümetin, "ekonomideki olumsuz tablonun sorumluluğundan kurtulmak için 'faiz lobisi', 'dış odaklar' gibi ne olduğu anlaşılamayan birtakım kesimleri suçlamayı tercih ettiğini" ileri süren Koç, "Ekonomide yaşanan bu tablonun da suçlusu doğrudan hükümettir, artık 'devam devam' demeyi kesip, 'tamam' demeyi de demokratik olarak öğrenmesi gerekmektedir" dedi.
YÖNETME YETENEĞİNİ KAYBETTİ
İktidarın ve Başbakan Erdoğan'ın ülkeyi yönetme yeteneğini kaybettiği iddiasında bulunan Koç, "Eğer gerçekten yönetme yeteneği ve isteği kalmış olsaydı Başbakanın Reyhanlı'da katledilen yurttaşlarımızı mezhebine göre ayrıma tabi tutmazdı. Bu Alevi bu Sünni diye ayırım yapmazdı. Gerçekten yönetme kabiliyeti olsaydı, yasal haklarını kullanan gencecik çocukların üzerine TOMA'larla, gaz mermileriyle, plastik mermileriyle saldırıp, Türkiye'yi ayağa kaldırmazdı. Emniyet güçlerini yasa dışı müdahaleye zorlamazdı. Bu şekilde 5 yurttaşımızın ölümüne yüzlercesinin yaralanmasına neden olmazdı. Böyle bir olayda vatandaşlarını 'dost', 'düşman' diye ayırmazdı. Gerçek olmadığını bile bile şehir şehir dolaşıp, 'camide de içki içtiler' yalanını defalarca söylemezdi" ifadelerini kullandı.
AK PARTİ'DE 40'A YAKIN FİRE
Koç, Hükümetin hem içeride hem de dışarıda inandırıcılığını kaybettiğini iddia ederek, dün yapılan TBMM Başkanlığı seçimlerine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.
Seçimlerde, son turda BDP'nin destek vermesine rağmen AK Parti'de 40'a yakın fire yaşandığını savunan Koç, AK Parti milletvekillerinin Başbakan Erdoğan'dan sonraki döneme hazırlandıkları ileri sürdü.
HAFİF ÇAPLI HUKUK DEPREMİ
Anayasa Mahkemesinin uzun tutuklama ve yargılamalarla ilgili kararını da değerlendiren Koç, "Anayasa Mahkemesi şu anda hukuki karar almaktan öte siyasi iradenin talepleri doğrultusunda karar alan bir kurum noktasındadır. Bir kişi hakkında kesin yargı kararı olmadan 10 yıla kadar tutuklu kalabileceği Anayasa Mahkemesi tarafından karara bağlanıyor. Bu 'tuz da kokarsa daha sonrası ne yapalım' dedirtecek bir yaklaşımdır. AİHM, her halde 10 yılı duyunca da Strazburg'da hafif çaplı bir hukuk depremi olacaktır" ifadelerini kullandı
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Siyaset, 2013.07.03 17:39