Bursa Sanayicileri ve İş insanları Derneği (BUSİAD) piyasadaki temel gıda ürünlerine gelen fiyat artışı nedeniyle yaşadığı sorunlara ilişkin basın açıklaması yayımladı. Gıda ve Tarım Uzmanlık Grubu olarak tarımda yaşadığımız sorunlar ve temel gıda fiyatlarındaki büyük artışlar nedeniyle, bir değerlendirme yaparak, düşüncelerimizi ve önerilerimizi kamuoyu ile paylaşmayı bir sorumluluk olarak gördük.
BUSİAD'dan yapılan yazılı açıklama şu şekilde: "Bursa Sanayicileri ve İş insanları Derneği (BUSİAD) Gıda ve Tarım Uzmanlık Grubu olarak tarımda yaşadığımız sorunlar ve temel gıda fiyatlarındaki büyük artışlar nedeniyle, bir değerlendirme yaparak, düşüncelerimizi ve önerilerimizi kamuoyu ile paylaşmayı bir sorumluluk olarak gördük.Tarım ve gıda sektörünün mevcut durumunun fotoğrafını çekerek yapmış olduğumuz bu çalışmanın, ortaya koyduğumuz öneriler ile karar vericilere bir bakış açısı kazandırarak, eyleme geçme noktasında yol gösterici olmasını, Bursa'mıza ve ülkemize katkı sağlamasını diliyoruz.
Bilindiği gibi Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisinde ilk sırayı oluşturan fizyolojik ihtiyaçları karşılamadan, bir sonraki aşamaya geçmek mümkün değil. Covid 19 pandemisi, küresel iklim değişikliği ve kuraklığın yanı sıra dünyanın farklı bölgelerindeki savaşların kendini hissettirdiği zamanlarda tarım ve onun çıktısı olan gıdanın, insanlığın fizyolojik ihtiyaçlardaki o büyük yerini, en üst düzeyde hissettik.
İçinde bulunduğumuz dünyanın, ekonomik ve siyasi karmaşasına rağmen, Türkiye'nin, aslında birçok ülkeye oranla, sahip olduğu olanaklarla çok daha şanslı olduğunu söyleyebiliriz. Ülkemiz gerek verimli toprakları ve biyoçeşitliliği, gerekse iklimsel koşulları ile kendi kendine yetebilme özelliğinin yanı sıra, diğer ülkeleri de besleyebilme potansiyeline sahiptir. Ancak yıllar içinde tarımsal üretim, mevcut potansiyelinin doğru olarak yönetilememesi ve ülkemizdeki tarım ve gıda politikalarındaki yanlışlıklar nedeniyle beklentiyi karşılayamamıştır. Bunun yanı sıra üreticinin, hayatını sürdürebilecek düzeyde kazanç elde edememesi sonucu, üretmekten vazgeçmesi ve yeni iş gücü temin etmekteki güçlükler ile tarımın özendirilememesi, tarımsal üretimin her geçen gün gücünü yitirmesine neden olmuştur.
Ülkemizdeki ekonomik sorunların yanı sıra, Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından, pandemi ile birlikte zaten artan enflasyon ve enerji maliyetinin fahiş miktarda yükselmesiyle, ülkemizde de gıda fiyatları, artık tüm ekonomik seviyelerde ana gündem maddesi haline gelmiştir.
Bu çerçevede, durum değerlendirmesine ve önerilerimize geçmeden önce, öncelikle yaşadığımız ve sorumluluk duyduğumuz Bursa ilimize ilişkin T.C. Bursa Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü 2020 yılı raporundan aldığımız bazı verileri paylaşmak istiyoruz.
Bursa'mıza ilişkin genel tarım verilerini gösteren Tablo 1. ve illere göre tarımsal üretim verilerini gösteren Tablo 2. de görüleceği üzere Bursa'mız tarımsal üretim değeri açısından 11. sırada yer almaktadır.
İlimiz gerek meyve gerek sebze gerekse tarla ürünleri olarak hemen her üründe ilk beş sırada bulunmaktadır (Bkz. Tablo 3).
Bursa'mızın hayvan varlığına ve hayvansal ürünler üretimine yönelik 2020 verileri ile 2021 hedefleri de Tablo 4 ve 5'te yer almaktadır."
İHRACATTA DURUM
Yaş Sebze Meyve İhracatçıları Birliği rakamlarına göre Türkiye'den 2021 yılında 3 milyar 82 milyon 390 bin dolar ihracat yapılmıştır.
Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB) ise 2021 yılı sonu itibariyle 159,5 milyon dolar ihracat rakamına ulaşmıştır.
Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği (UMSMİB), 2021 yılı sonu itibariyle 233 milyon dolar ihracat rakamı açıklamıştır.
TARIMSAL İŞ GÜCÜ
Türkiye'de tarımdaki istihdam sayısı her geçen yıl azalmıştır. SGK verilerine göre 2016'da 1 milyon 969 bin olan zorunlu 4b'li (eski Bağkur) çalışan sayısı 2020 yılında 547 bin 120'ye düşmüştür. Bu rakamın 14 bin 177'si Bursa'da bulunan çiftçilerdir.
Tarım işçisi olarak sigortalı olanların sayısı ise 2020 yılında Türkiye genelinde 31 bin 250'dir. Bunun da 1722'si Bursa'dadır.
Ayrıca son yıllarda resmi rakamları açıklanmasa da Çiftçi Kayıt Sistemi'nde de 2017 itibarıyla 2 milyon 100 bin olan ÇKS üye sayısının 2020'de 1 milyon 800 bine düştüğünü iddia eden güvenilir kaynaklar mevcuttur. Bursa'da da bu sayının 31 bin 520 olduğu bilinmektedir.
Türkiye'nin en eski tarım meslek lisesi olan ve 1891 yılından bu yana Bursa'mızda öğrenci yetiştiren Hamidiye Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde 144 öğrenci, Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nde ise 2 bin 300 kadar öğrenci eğitim öğretim görmektedir.
TARIMSAL DURUM DEĞERLENDİRME VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Verilerin ışığında yapmış olduğumuz durum tespitinden sonra sürdürülebilir tarım ve konvansiyonel tarım konusundaki yaklaşımlarımızı da belirtmek isteriz.
TARIMIN İKİ YÜZÜ
Konvansiyonel tarım
Organik tarımın yanı sıra büyük kitlelerin doyurulması da hiç kuşkusuz, ölçek, bilim ve sanayileşmeyi gerektirmektedir. Bursa gibi verimli arazileri, sadece tarım için değil, aynı zamanda sanayi ve yerleşim için de değerli olan topraklarda tarım yapmak, giderek daha da zorlaşmaktadır.
Ancak bu zorluk tarımı sanayi olarak görme anlayışını da beraberinde getirerek, özellikle meyvecilik ve sütçülük konusunda iş insanlarının tarıma yönelmesini, büyük ölçeklerle ve yetkin iş gücüyle ve teknolojiyi kullanarak üretim yapmasını da sağlamaktadır.
Bu anlamda konvansiyonel tarımın bir adım daha öteye geçerek, iş insanları tarafından büyük tarımsal işletmeler olarak hayatını sürdürmesini de gündeme getirmiştir. Özellikle hayvancılıkta büyük çiftliklerin kurulmasının önemli bir sermaye ve bilgi birikimi istediği aşikardır.
Büyük meyve bahçesi yapmak da aynı şekilde sermaye ve bilgi birikimi talep etmektedir. Hal böyle olunca bu kıymetli arazilerde üretim yapan tarımsal büyük işletmeler de karlılığının devamı için çaba sarf etmektedir.
Sektörler arasında, tarıma pozitif ayrımcılık yapılması doğru bir karar olacaktır.
Sürdürülebilir ya da organik tarım
Tarım; toprağı kullanarak bitkisel ve hayvansal üretim yapmak, üretilen ürünleri yarı ya da tam işlenmiş ürünlere dönüştürme sanatıdır. Tarımda, bitkisel ve hayvansal üretim birbirini tamamlamakta, birinin atığını diğeri girdi olarak değerlendirmektedir.
Bu nedenle tarımda sürdürülebilirlik için bitkisel ve hayvansal üretimin birlikte düşünülmesi gerekmektedir. Nitekim organik tarımdaki kapalı tarım yöntemi de bunu önermektedir. Ancak günümüz gerçekliğinde organik tarım, varılmak istenen hedef olsa da tek başına dünyayı doyurması yeterli görülmemektedir.
Organik tarım miktarını sürekli yukarı çekmek gerçekçi bir hedeftir.
BELİRLEYİCİLER
Maliyet ve verimlilik
Bitkisel üretimde artış iki şekilde sağlanabilmektedir; Tarım alanlarının genişletilmesi ve birim alandan elde edilen ürün miktarının arttırılması. Topraklarımız bellidir ancak verimliliği etkileyen birçok faktör bulunmaktadır; Gübre, mekanizasyon ve teknoloji, sulama, iş gücü, toprağın yapısı, depolama, girdi fiyatları, ilaç, tohum, iklim, üreticilerin işletme büyüklüğü, teşvikler, vergi.
Türkiye tarımının belki de en önemli sorunu, yüksek maliyet, düşük verimlilik ve iş gücüdür. Türk çiftçisi de neredeyse batılı çiftçinin ödediği gübre, tohumluk, damızlık, yem, ilaç gibi maliyetlere katlanmaktadır. Ancak ürününü batılı bir çiftçinin sattığı fiyattan satamamakta bu da çiftçiliğin gelecek kuşaklara aktarılacak bir meslek olarak benimsenmesine engel olmaktadır.
Verimlilik de Türkiye için ciddi bir sorundur. Örnek aldığımız ülkelerin verimlilik değerlerine yaklaşamıyoruz bile.
Bakanlık ve üretici ilişkisi
Tarımda asıl politika belirleyici merci, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığıdır. Tarımda kısa, orta ve uzun vadede sektör paydaşlarının sorunlarını ve çözüm önerilerini içermeyen tarım politikalarının başarılı olması ve sürdürülmesi mümkün değildir.
Sorunların çözümü için öncelikle üreticinin sorunlarının çözümlenmesi, üreticinin üretmekten memnun olacağı bir tarım ve fiyat politikasının belirlenmesi gerekmektedir. Üretim planlaması ve yeterli üretimin olmaması üretici yanında sanayici ve tüketiciyi de doğrudan etkilemektedir.
Bu nedenle gıda güvenliği ve güvenirliği açısından kendi kendine yeterli bir ülke olabilmek hedefi her zaman ön planda tutulmalıdır.
ÇÖZÜM ÖNERİLERİMİZ
AVRUPA YEŞİL MUTABAKATI VE TARIM
Bizler tarımda sorunlarımızı konuşurken, karşımıza tıpkı sanayide olduğu gibi tarımda da Avrupa Yeşil Mutabakatı çıkıyor. Buna ilişkin değerlendirmelerimizi de sizlerle paylaşmak istiyoruz.
BURSA'DAKİ İŞ BİRLİĞİMİZ
Bursa özelinde tarımsal çeşitliliği ve karlılığı artırmak amacıyla Bursa Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, Üniversiteler, Bursa Ticaret Borsası, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Gıda Mühendisleri Odası, Ziraat Mühendisleri Odası, Ziraat Odası, Kooperatifler, tarımsal üretimle ilgili özel sektör kuruluşları ve yerel yönetimler kendi bünyelerinde bazı çalışmalar yapmakta, fakat aynı alanda çalışmalar yapan bu kurumlar arasında iş birliği etkin ve yeterli olamamaktadır.
Tarımsal üretimde çeşitliliğin, verimliliğin ve karlılığın artırılması için sektör paydaşlarının etkin iş birliği büyük önem taşımaktadır.
ÇALIŞMALARIMIZ SÜRECEK
BUSİAD Gıda ve Tarım Uzmanlık Grubumuz düzenli olarak toplantılar gerçekleştirerek sorunlar ve çözüm önerilerini gerekli platformlarda dile getirmektedir. Pandemi öncesi çalıştaylar ve özel günlerde etkinlikler düzenleyen çalışma grubumuz, pandemi sürecinde de bu çalışmalarını çevrim içi olarak devam ettirmiştir.
BUSİAD'ın yeni yapılanmasıyla birlikte benzer çalışmalarımız ve düzenli raporlamalarımız bundan sonrada devam edecektir.
Bursa, sanayinin yanı sıra turizm ve tarım kenti olarak da varlığını sürdürmelidir.
İlginiz için şimdiden teşekkür ederiz."
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2022.04.18 11:05