Başbakan Erdoğan-Barzani görüşmesine "AK Parti seçim yatırımı yapıyor" imalarına" Kimse bu ziyarete seçime yatırım gözüyle bakmamalıdır" diyen Diyarbakır Bağımsız Milletvekili Leyla Zana, Diyarbakır'da Başbakan Erdoğan ile birlikte nikah şahitliği yaptı. Zana'nın protokolde yer alması oldukça önemliydi. Leyla Zana da Barzani gibi Kürtçe konuştu, "Sadece bu çiftlere değil barışa şahidim. Allah'tan diliyorum hiçbir güç bu barışı bozmasın." dedi
BARIŞA ŞAHİDİM
Leyla Zana da Barzani gibi Kürtçe konuştu, "Sadece bu çiftlere değil barışa şahidim. Allah'tan diliyorum hiçbir güç bu barışı bozmasın" dedi.
KİMSE SEÇİM YATIRIMI OLARAK BAKMASIN
Leyla Zana, Erdoğan-Barzani buluşması için, "Kimse bu ziyarete seçime yatırım gözüyle bakmamalıdır" diyerek değişik bir bakış açısı sunmuş, "Hiç kimse küçük hesaplarla yaklaşmamalıdır. Kürtlerin birbirleri ile rekabet değil, birbirlerini tanıma, tanımlama ve tamamlama sürecidir. Herkesin bakışı farklı olabilir ama demokrasi diyorsak, demokratik işleyiş diyorsak önce herkes kendinden başlamalıdır. Hiç kimse bu ziyarete seçime yatırım gözüyle bakmamalıdır. Önemli olan ve kalıcı olması gereken süreçtir. Buradan herkes kazançlı çıkacaktır. Bu ortak geziyi de selamlamak gerekir" demişti.
LEYLA ZANA NELER YAŞADI?
1991 seçimlerinde, bölge kadınlarının büyük desteğini aldığı bir seçim çalışması sonrasında Diyarbakır milletvekili olarak TBMM'ye girdi. 6 Kasım 1991'de, TBMM 19. Yasama Dönemi için yapılan yemin töreninde, başında Kürt bayrağının renkleri olan bir bantla, Türkçe başladığı yemini Kürtçe Ez vê sondê li ser navê gelê kurd û tirk dixwîm (Bu yemini Türk ve Kürt halklarının kardeşliği adına ediyorum) cümlesiyle tamamlaması nedeniyle tepkiyle karşılaştı. 3 Mart 1994'te, ABD'de yaptığı bir konuşma yüzünden, TBMM Genel Kurulu'nda yapılan oylamada, Orhan Doğan, Hatip Dicle, Ahmet Türk, Sırrı Sakık ve Mahmut Alınakla beraber milletvekilliği dokunulmazlığı kaldırıldı. Ertesi gün dokunulmazlıkları kaldırılmış olan diğer 5 milletvekiliyle birlikte gözaltına alındı.
15 YIL HAPİS
17 Mart 1994'te, grup arkadaşları Hatip Dicle, Selim Sadak ve Orhan Doğan ile birlikte tutuklanarak cezaevine gönderildi. 8 Aralık 1994'te yasadışı örgüt üyeliği suçundan mahkum olarak 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Hapishaneden yazdığı mektuplar önce bir gazetede yayımlandı, daha sonra kitap haline getirildi.
TEKRAR HAPİS CEZASI ALDI
Hapishane yılları boyunca uluslararası barış kuruluşlarının ve insan hakları derneklerinin ilgisi ve desteğiyle karşılaştı. Avrupa Birliği süreciyle birlikte yoğunlaşan çabalar sonucunda ve AİHM kararı doğrultusunda yeniden yargılanan Zana ve arkadaşları, 10 yıl önce verilen 15'er yıllık hapis cezaları olduğu gibi onaylanarak cezaevinde kaldılar. Ancak 8 Haziran 2004'te Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi'nden serbest bırakıldı.
2007 yılında Diyarbakır'daki Nevruz etkinliğinde sarfettiği, "Kürtlerin 3 lideri var. Bu üç lidere minnet borçluyuz" sözleri nedeniyle Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, Zana'yı Terörle Mücadele Kanunu'nun "Terör örgütünün propagandasını yapmak" suçunu kapsayan 7. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezasına çarptırdı.
Çeşitli tarihlerde yaptığı 9 ayrı konuşma nedeniyle Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde "Terör örgütünün propagandasını yapmak" ve "Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek" suçlarından yargılanan Leyla Zana'ya mahkeme 10 yıl hapis cezası ve seçme-seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına da karar verdi.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Güncel, 2013.11.16 20:38