Avrupa borsaları, haftanın dördüncü işlem gününde satış ağırlıklı bir seyir izledi. Küresel piyasalarda tahvil getirilerinin yükselmesi ve enerji fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerindeki olası etkilerine yönelik endişeler, Avrupa'da hisse senedi piyasalarında düşüşlerin öne çıkmasına neden oldu.
Avrupa'nın önemli borsa endekslerinde gün boyunca görülen negatif seyir, kapanışta da devam etti. Yatırımcıların faiz beklentileri, yükselen borçlanma maliyetleri ve enerji piyasalarındaki gelişmeleri yakından takip ettiği günde, bölge genelinde başlıca endekslerin tamamı değer kaybetti.
Stoxx Europe 600 günü düşüşle tamamladıAvrupa genelindeki şirketlerin performansını izleyen Stoxx Europe 600 endeksi, günü yüzde 1,3 değer kaybıyla tamamladı. Endeks, bu düşüşün ardından 626,65 puana geriledi.
Avrupa piyasalarında satışların geniş tabana yayılması dikkat çekerken, yatırımcıların özellikle tahvil piyasasındaki hareketleri ve enerji maliyetlerindeki gelişmeleri değerlendirdiği görüldü. Küresel tahvil getirilerinde yaşanan yükseliş, hisse senetleri açısından finansman koşullarına yönelik endişeleri artırırken Avrupa'daki başlıca endekslerde de aşağı yönlü hareketler etkili oldu.
İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 1,68 gerileyerek 10.428,27 puana indi. Almanya'da yatırımcıların yakından takip ettiği DAX 40 endeksi yüzde 1,03 düşüşle 24.939,35 puandan günü tamamladı.
Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 1,62 değer kaybederek 7.835,31 puana gerilerken, İtalya'da FTSE MIB endeksi yüzde 2,21 düşüşle 50.237,86 puana indi. Böylece Avrupa'nın önde gelen dört piyasasında da işlem günü kayıplarla tamamlandı.
Avrupa piyasalarında tahvil faizleri yakından izlendiPiyasalardaki düşüşte küresel tahvil getirilerindeki yükseliş önemli gündem maddelerinden biri oldu. Tahvil faizlerinin yüksek seviyelerde seyretmesi, yatırımcıların para politikasına ilişkin beklentilerini yeniden değerlendirmesine neden olurken, şirketlerin borçlanma maliyetlerine yönelik endişeleri de gündeme taşıdı.
Özellikle merkez bankalarının faizleri uzun süre yüksek seviyelerde tutabileceğine ilişkin beklentiler, hisse senedi piyasaları üzerinde baskı oluşturdu. Yüksek faiz ortamının daha uzun süre devam etmesi, finansman maliyetlerinin artması ve ekonomik aktivitenin yavaşlama ihtimali piyasaların yönü açısından yakından takip edilen başlıklar arasında yer aldı.
İngiltere'de tahvil piyasasında yaşanan hareketlilik de dikkat çekti. Ülkede 30 yıl vadeli tahvil faizi yüzde 6 seviyesine yükselerek 1998'den bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştı. Uzun vadeli tahvil faizlerindeki bu yükseliş, yatırımcıların İngiltere'deki borçlanma koşullarına ilişkin değerlendirmelerinde önemli bir gösterge olarak öne çıktı.
Kaynak: AA
Ekonomi, 2026.10.01 20:19