Altın yatırımcısı dikkat! 4.300 dolar aşılırsa dengeler değişebilir
Ekonomi, 2026.09.26 10:53Altın piyasasında sert satışların ardından yeni haftaya girilirken gözler ons altında 4.300 dolar seviyesine çevrildi. Fed'in faiz politikası, güçlü dolar ve yüksek tahvil getirileri fiyatlar üzerinde baskı oluştururken, ABD'den gelecek enflasyon ve istihdam verilerinin piyasanın yönü açısından belirleyici olması bekleniyor. Türkiye'de ise gram altının seyri için ons fiyatının yanında dolar/TL hareketi de yakından izlenecek.
Altın piyasasında eylül ayının son bölümünde oynaklık belirgin şekilde arttı. Ons altın, haftanın başında 4.380 doların üzerinde seyrederken gelen satışlarla birlikte 4.300 dolar seviyesinin altına çekildi. Fiyatın 4.244 dolar civarına kadar gerilemesi, kısa vadede satış baskısının ne kadar güçlendiğini gösterdi.
Dünya Gazetesi'nin aktardığına göre haftanın son işlem günlerinde gelen alımlarla kayıpların bir bölümü telafi edildi. 25 Eylül Cuma günü ons altın yaklaşık 4.280 dolar seviyesinde işlem gördü.
Böylece yatırımcıların yeni haftadaki temel gündemi 4.300 dolar çevresinde şekillendi. Bu seviyenin yeniden aşılması halinde fiyatın toparlanma gücü, aşağı yönlü hareketin devam etmesi halinde ise 4.200 dolar bölgesinin nasıl karşılanacağı takip edilecek.
FED'İN FAİZ KARARI ALTIN ÜZERİNDEKİ BASKIYI ARTIRDI
Altındaki son hareketin arka planında ABD Merkez Bankası'nın para politikası bulunuyor. Fed, eylül toplantısında politika faizini 25 baz puan yükselterek yüzde 3,75-4,00 aralığına taşıdı.
Piyasanın dikkatini yalnızca faiz artışının kendisi değil, bundan sonraki döneme ilişkin beklentiler çekti. Enflasyonun dirençli kalabileceğine yönelik endişelerin güçlenmesi, ABD'de faizlerin daha uzun süre yüksek tutulabileceği beklentisini destekledi.
Faiz getirisi sağlamayan altın açısından bu tablo önemli. Tahvil ve benzeri dolar bazlı varlıkların getirilerinin yükselmesi, yatırımcıların portföy tercihlerinde altının cazibesini azaltabiliyor.

DOLAR VE TAHVİL FAİZLERİ YAKINDAN İZLENECEK
Yeni haftada altın fiyatının yönünü yalnızca ons altındaki teknik seviyeler belirlemeyecek. Doların seyri ve ABD tahvil faizleri de kritik öneme sahip olacak.
Güçlenen dolar, diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından altının maliyetini artırırken, yüksek tahvil getirileri de değerli metal üzerinde ek baskı oluşturabiliyor. Bu nedenle dolar endeksinin ve ABD 10 yıllık tahvil faizinin aynı anda gevşemesi, altın açısından daha rahat bir fiyatlama ortamı oluşturabilir.
Buna karşılık doların güçlü kalması ve tahvil faizlerinin yüksek seviyelerini koruması, ons altında toparlanma denemelerinin sınırlı kalmasına yol açabilir.
GRAM ALTINDA DOLAR/TL FAKTÖRÜ ÖNE ÇIKIYOR
Türkiye'deki yatırımcı açısından tablo biraz daha farklı. Çünkü gram altının fiyatı yalnızca uluslararası piyasalardaki ons altın hareketinden oluşmuyor. Dolar/TL kuru da gram altının TL bazındaki değerinde önemli rol oynuyor.
25 Eylül Cuma günü ons altın yaklaşık 4.280 dolar civarında işlem görürken, serbest piyasada gram altın da 6.730 lira seviyelerinde seyrediyordu.
Bu nedenle ons altında yaşanan düşüşün tamamı gram altına aynı ölçüde yansımayabiliyor. Dolar/TL'deki yükseliş, ons altındaki gerilemenin bir bölümünü dengeleyebiliyor. Tersine, ons altın ve kurun aynı yönde hareket etmesi gram altında daha belirgin fiyat değişimlerine neden olabiliyor.

4.300 DOLAR YENİ HAFTANIN KRİTİK EŞİĞİ
Ons altında 4.300 dolar seviyesi yeni haftanın en yakından izlenecek bölgelerinden biri olarak öne çıkıyor. Fiyatın bu seviyenin üzerinde kalıcılık sağlaması, geçen haftaki sert satışların ardından toparlanma isteğinin güçlendiğine yönelik bir işaret olarak değerlendirilebilir.
Ancak 4.300 doların altında kalınması durumunda yatırımcıların dikkati aşağıdaki destek bölgelerine çevrilebilir. Geçen hafta 4.244 dolar civarında oluşan dip, bu açıdan önemli bir referans noktası niteliğinde.
Bu bölgenin yeniden aşağı yönlü kırılması halinde 4.200 dolar seviyesi gündeme gelebilir. 4.200 doların da korunamaması ise piyasadaki satış baskısının henüz sona ermediğine yönelik endişeleri artırabilir.
ABD'DEKİ İKİ VERİ ALTININ YÖNÜNÜ DEĞİŞTİREBİLİR
Yeni haftanın en önemli gelişmeleri ABD ekonomik takviminde yer alıyor. 30 Eylül Çarşamba günü açıklanacak ağustos ayı PCE fiyat endeksi, Fed'in enflasyon görünümünü değerlendirmesi açısından yakından takip edilecek.
Beklentilerin üzerinde gelecek bir enflasyon göstergesi, faizlerin daha uzun süre yüksek kalacağı düşüncesini güçlendirebilir. Böyle bir senaryoda tahvil faizleri ve dolar üzerinden altın üzerinde yeniden baskı oluşması mümkün. Daha ılımlı bir enflasyon görünümü ise faiz beklentilerinin gevşemesine ve değerli metalde rahatlamaya alan açabilir.
Haftanın ikinci önemli sınavı ise 2 Ekim Cuma günü açıklanacak ABD istihdam verileri olacak. Tarım dışı istihdam, işsizlik oranı ve ücret artışları Fed'in sonraki adımlarına ilişkin beklentiler açısından yakından izlenecek.

PETROL FİYATLARI DA ALTIN İÇİN ÖNEMLİ
Altının yeni haftadaki seyrinde enerji fiyatları da dolaylı olarak etkili olabilir. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, özellikle enflasyonun yeniden güç kazanabileceğine ilişkin endişeleri artırabiliyor.
Bu durum ilk bakışta altının güvenli liman özelliğini destekleyebilecek bir gelişme gibi görünse de yüksek enerji fiyatları aynı zamanda merkez bankalarının faizleri yüksek tutma ihtimalini artırabiliyor. Böylece jeopolitik risklerin altına sağladığı destek, faiz baskısıyla sınırlanabiliyor.
UZUN VADELİ ALTIN TALEBİ DEVAM EDİYOR
Kısa vadede faiz, dolar ve tahvil getirileri altın üzerinde baskı oluştururken, değerli metalin uzun vadeli görünümünü etkileyen farklı unsurlar da bulunuyor. Merkez bankalarının altın rezervlerini artırma eğilimi, jeopolitik riskler ve rezerv çeşitlendirme politikaları piyasadaki yapısal talebin önemli kaynakları arasında yer alıyor.
Bu nedenle kısa vadeli fiyat hareketleri ile altının uzun vadeli hikâyesi birbirinden ayrışabiliyor. Yeni haftada yatırımcıların izleyeceği temel başlıklar ise 4.300 dolar seviyesi, 4.200 dolar desteği, doların seyri, ABD tahvil faizleri ve açıklanacak ekonomik veriler olacak.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Ekonomi, 2026.09.26 10:53