Altın için 3 ayı işaret etti! 'Kimse birdenbire beklemesin'

Ekonomi, 2026.10.11 09:12

Altın fiyatlarında jeopolitik gerilimler, küresel ekonomide yaşanan gelişmelere bağlı olarak dalgalı seyir sürerken altın yatırımcısı fiyatların önümüzdeki dönemde nasıl hareket edeceğini merak ediyor. Prof. Dr. Murat Ferman'dan altına dair çarpıcı değerlendirmeler geldi.

Altın için 3 ayı işaret etti! 'Kimse birdenbire beklemesin'

Altın dalgalı seyrini sürdürürken altın yatırımcısı ise bu sorunun yanıtını araştırıyor. Son olarak "Altın bir yıl içinde ne kadar olacak?" sorusuna İtalya'da toplanan küresel altın devlerinin yanıt verdiği, Külçe Piyasası Birliği'nin yıllık konferansına katılan delegelerin altının önümüzdeki 12 ay içinde yani bir yıl içinde ons başına 5013 dolar seviyesine ulaşabileceğini öngördüğü kaydedildi. Peki, bu tahmin gerçekleşir mi? Gerçekleşirse gram altın ne kadar olur? Uzman isim değerlendirdi.

"DESTEKLEYEN ÇOK ÖNEMLİ EMARELER VAR"

Habertürk canlı yayınında konuşan ve konuyla ilgili soruları yanıtlayan Beykent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Ferman "Her şeyden önce şunu vurgulamakta fayda var... Tabii iş finansal varlıklara, parasal meselelere geldiğinde tahmin ve öngörüler daha da keskin bir profili karşımıza çıkartıyor. Öyle ya bu genel geçer bir tahmin değil. Örneğin hava güzel olacak, yağmur yağacak gibi değerlendirmelerin ötesinde aslında insanların belki de istikbalini, kararlarını, servetlerini, kazanç veya kayıplarını doğrudan ilgilendirecek konulardan bahsediyoruz. Dolayısıyla hiçbir zaman elbette sizlerin de gayet hassasiyet gösterdiğiniz gibi herhangi bir yatırım tavsiyesi olmamak kaydıyla genel trendleri okumakta fayda var. Bu belirttiğiniz en son kestirim aslında benzeri diğer başta Dünya Altın Konseyi World Gold Council başta olmak üzere diğer öngörülere paralel bir tabloyu karşımıza çıkarıyor. Çünkü netice itibarıyla altında yönün yukarı olduğuna dair trendin kısa, orta ve uzun vade erimlerinde farklılaşmakla beraber ama genel anlamda yukarı yönlü olduğuna dair bir konsensus var, birliktelik var. Belirttiğiniz bu 5000 doların üzerindeki rakam da dikkat ederseniz önümüzdeki bir yıl içerisinde gerçekleşmesi öngörülen bir durum. Dolayısıyla şunu vurgulayabiliriz tabii rakamlar üzerine takılmamakla beraber dünya piyasalarında altının yukarı yönlü bir hareket göstereceğini destekleyen çok önemli emareler var. Bir kere merkez bankaları alıma devam ediyorlar. Biliyorsunuz an itibarıyla Polonya Merkez Bankası geçtiğimiz ay rekor kırdı. Ama başta Çin Merkez Bankası olmak üzere dünyada merkez bankaları alıma devam ediyorlar" şeklinde konuştu.

"ALTININ NEFESİNİ KESEN BİR FAKTÖR VAR"

Altınla ilgili değerlendirmelerine devam eden Ferman "Altının nefesini kesen bir faktör var. O da güçlü dolar sendromu ve Amerikan tahvillerinin yani Amerikan devlet borçlanma kağıtlarının faizlerinin artması. Tabii bu noktada da şu anda altının önünün açık olmadığını, nefesinin daralmış olduğunu görüyoruz. Güçlü dolar sendromu gene gündemde. Özellikle euronun değer kaybetmesi, Avrupa Birliği'nde yaşanan son sıkıntılar, Almanya seçimleri, Fransa'daki öğrenci ayaklanmaları ve Fransa'daki borç ödeme sorunları başta olmak üzere euro şu anda görece bir zafiyet içerisinde. Dolayısıyla dolar güçlü dolar sendromunu sürdürüyor. Tabii Hürmüz Boğazı üzerinden devam eden gerek Körfez çatışması gerekse arka planda 5. yılına giren Ukrayna-Rusya savaşı da özellikle enerji fiyatları ve politikaları üzerinden piyasalarda fiyatlandırma oluşturuyor. Hatırlarsanız ilk savaşın çıkmasından önce gerginliğin artması ortamında altın çok büyük prim yapmıştı ve altın güvenli limandır. Harp olduğunda, darp olduğunda, bombalar patladığında altına sığınmak gerekir tırnak içinde ifadesi geniş bir taraftar bulmuştu. Fakat savaş başlar başlamaz çatışmalar ve ilk kayıplar ortaya çıkınca altında bir gerileme görüldü. Bu da kafaları karıştırdı, peki güvenli liman değil miydi denildi. Ama tabii petrol fiyatları çok arttığı için savaşın özelliği dolayısıyla eldeki altının bir an evvel nakde dönüşüp petrol rezervlerine harcanması gerekiyordu. O bakımdan güvenli liman tahtını henüz terk etmeyen bir altın var ama altını güvenli liman andıcında nasıl şekillendireceğiz? Anlaşılıyor ki altın nakde dönmesi en kolay neredeyse likit olması dolayısıyla güvenli limandır. Biliyorsunuz özellikle Körfez bölgesinde Dubai altın ticaretinin dünyada yaklaşık üçte biri Dubai'de gerçekleşiyor. Oradaki büyük kaçış ve sıkıntılar da o dönemde altını hakikaten biraz kimyasını bozmuştu. Tabii bu dünyadaki genel görünüm" dedi.

"UFAK OYNAKLIKLAR GÖRÜLEBİLİR"

Devamında Ferman "Türkiye'de dünya fiyatlarına ve genel eğilime uygun bir hareket var. Ama biliyorsunuz bu coğrafyada altına özel bir sempatimiz, özel bir muhabbetimiz var. Bu coğrafyanın insanları sürekli olarak altına teveccüh gösteriyorlar. Maalesef Türkiye'de de enflasyon musibetinden özür dileyerek bu kavramı kullanıyorum ama gerçekten yerine olan bir kavram olduğu için söylüyorum, kurtulamadığımız Türk lirası bizim servetimizi, birikimimizi, ailemizin geleceğini istediğimiz kadar enflasyonun aşındırıcı etkisine karşı koruyamadığı için altın bizim geleneksel bir tasarruf, zorunlu tasarruf ve enflasyona korunma aracımız, bu primi devam ediyor. Ancak Türkiye'de de dikkat edilirse şu anda 6500 - 6650 liralar arasında değişen bir gram fiyatı var. Önümüzdeki haftalarda ufak oynaklıklar görülebilir. Ama Kapalı Çarşıya baktığımızda genelde alıcıdan ziyade kademeli satışın hakim olduğunu görüyoruz" ifadelerini kullandı.

"KİMSE BİRDENBİRE BEKLEMESİN"

Altın fiyatlarına ilişkin Ferman "Ekim, Kasım, Aralık ayları tarihsel olarak bakıldığında altın fiyatlarının en yüksek düzeyde seyrettiği aylardır. Bunu tarihi bize arşiv söylüyor. Özellikle biliyorsunuz Christmas geliyor. Christmas'ta altın ihtiyacı, talebi batı dünyasında artar. Ocakta Çinlilerin yeni yılı geliyor. Dolayısıyla bu aylar altında yukarı yönlü bir hareket var. Ama kimse 7 bin liraları vesaireyi birdenbire beklemesin. Biliyorsunuz 2026 yılının başından itibaren şunu söyledik; bu belirsizlik ikliminin hakim olduğu jeopolitik gerginliklerin ekopolitik gerginlikleri ve piyasa fiyatlandırmalarını doğrudan etkilediği bir ortamda para kazanmak, al satla para kazanmak, servetine servet katmadan ziyade eldeki servete sahip çıkmak, kademeli alım, kademeli satım, eldeki mala sahip çıkmak gerekiyor. Vatandaşlarımız kendileri için en uygun kararı verirler. Altın her daim bizim portföyümüzde, tercihlerimizde öncelikli yerini, eşitler arasında yerini koruyacak ama öyle geçtiğimiz sene başında vesairede yaşanan büyük koşu, ondan sonra yaşanan çöküşü de hatırlayarak daima kademeli gitmekte fayda var. Eldeki serveti koruma zamanıdır. Al satla prim yapma veya kazanç sağlama zamanı değildir. Özellikle ifade etmek isterim" dedi.

Kaynak: BURSADA BUGÜN

Ekonomi, 2026.10.11 09:12