73 yaşındaki Sarıkeçili Yörük, atalarından kalan devecilik geleneğini yaşatıyor

Güncel, 2026.09.27 10:16

Mersin ile Konya arasında mevsimlere göre göç eden 73 yaşındaki "Kuş Ali" lakaplı Ali Uçar, çocukluğundan bu yana sürdürdüğü konargöçer yaşamla Sarıkeçili Yörüklerinin asırlık kültürünü yaşatıyor.

73 yaşındaki Sarıkeçili Yörük, atalarından kalan devecilik geleneğini yaşatıyor

Antalya'nın yanı sıra Mersin ve Konya arasında mevsimlere göre göç eden Sarıkeçili Yörüklerinden 73 yaşındaki Ali Uçar, kıl çadırı, keçileri ve develeriyle konargöçer yaşamını sürdürüyor.

"Kuş Ali" lakabıyla tanınan Uçar, kış aylarını Mersin'in Aydıncık ilçesinde, yaz aylarını ise Konya'nın Hadim ilçesindeki Aladağ Mantarlık Yaylası'nda geçiriyor. Çocukluk yıllarından bu yana yörük hayatının içinde olan Uçar, yaklaşık 58 yıldır develerle ilgileniyor.

Uçar, geçmişte ulaşım ve yük taşımacılığında önemli yere sahip olan develerin teknolojinin gelişmesiyle birlikte bu işlevini büyük ölçüde kaybettiğini, buna rağmen kendisinin geleneği sürdürmekten vazgeçmediğini belirtiyor.

15 YAŞINDAN BERİ DEVELERLE İÇ İÇE

Deveciliğin kendisine atalarından miras kaldığını anlatan Uçar, 15 yaşından beri develerle ilgilendiğini söyledi:

"Ben 15 yaşından beri develerle uğraşıyorum. Bu bana atalarımdan kalan bir meslek. Develere karşı ayrı bir sevgim var. Bizim Yörüklerde eskiden develer çoktu. Herkes şimdi arabalara, traktörlere döndü. Develeri sattılar. Şu anda sadece bende kaldı. Bende de 10'dan fazla deve var. Onlardan vazgeçmem mümkün değil."

Yörük kültürünün gelecek kuşaklara aktarılması için çaba gösterdiğini ifade eden Uçar, yaşının ilerlemesine rağmen yaşam biçimini değiştirmediğini dile getirdi.

"Bu meslek atalarımızdan, dedelerimizden kalan bir meslek. Bu geleneğimizi yaşatmak için çaba sarf ediyoruz. Biz de yaşlandık. Bir gün biz de bu mesleği bırakacağız ama ne zaman bırakacağımızı Allah bilir. Develeri çok seviyorum. Ölünceye kadar atalarımızdan kalan bu geleneğimizi sürdürmeye devam edeceğim. Son kalan nesil de benim." diyen Uçar, deveciliği yaşatmaya kararlı olduğunu belirtti.

YAYLA YOLCULUĞU NİSAN AYINDA BAŞLIYOR

Uçar ve ailesinin yayla yolculuğu her yıl nisan ayında başlıyor. Hava şartlarına bağlı olarak mayıs ayının başlarında Konya'nın Hadim ilçesindeki Aladağ Mantarlık Yaylası'na ulaşan aile, burada yaklaşık 6 ay kalıyor.

Uçar, "Yaylaya yolculuğumuz nisan ayının başında başlar. Hava şartlarına göre mayıs aylarının başlarında konaklama yerindeki yaylaya varırız. Burada hava şartlarına göre yaklaşık 6 ay kalırız. Duruma göre ekim veya kasım ayında dönüşümüz başlar." ifadelerini kullandı.

Geçmişte göç sırasında yüklerin develerle taşındığını anlatan Uçar, bugün ise çayır ve mera alanlarına ulaşım ile yük taşımacılığında traktörlerin kullanıldığını söyledi.

Develere halen ilgi olduğunu belirten Uçar, bazı kişilerin hayvanları adaklık, kurbanlık veya turistik amaçlarla satın aldığını kaydetti.

GÖÇLERDE KEÇİLER ÖNE ÇIKIYOR

Sarıkeçili Yörüklerinin hayvancılığında kıl keçisinin önemli bir yere sahip olduğunu belirten Uçar, geçmişte koyun da beslediklerini ancak keçilerin zorlu göç koşullarına daha dayanıklı olduğunu söyledi.

Uçar, "Sarıkeçili Yörüklerinde kıl keçisi olur. Eskiden koyun vardı ama ondan vazgeçtiler. Çünkü göçlerde en dayanıklı keçi oluyor." dedi.

"KIL ÇADIR OLMADAN YAŞAYAMAYIZ"

Konargöçer kültürünün en önemli unsurlarından biri olan kıl çadırın kendileri için vazgeçilmez olduğunu ifade eden Uçar, her konaklama noktasında çadırlarını kurduklarını söyledi.

"Kıl çadır olmazsa olmaz. Biz kıl çadır olmadan yaşayamayız. Her konduğumuz yere kıl çadırı kurarız. Kıl çadırı kurmak çok kolaydır. Biz beş dakikada çadırı hemen kurarız. Çünkü bu bizim geleneğimiz, göreneğimizdir." diyen Uçar, yaşamlarının çadır, hayvan ve göç etrafında şekillendiğini belirtti.

"EVİMİZ OLSA DA İÇİNDE BİR GÜN BİLE YATMIYORUZ"

Ali Uçar'ın 70 yaşındaki eşi Hatice Uçar da doğduğu günden bu yana konargöçer hayatın içinde olduğunu söyledi.

Çocuklarını kıl çadırlarda büyüttüğünü anlatan Hatice Uçar, sahip oldukları hayvanlar nedeniyle şehir hayatından uzak kaldıklarını ifade etti.

"Ben de yörük kızıyım. Doğduğumdan beri konargöçer hayat yaşıyorum. Kıl çadırda yatıp kıl çadırda kalkıyorum. Çocuklarımı kıl çadırlarda büyüttüm. Evimiz olsa da evimizde kalamıyoruz. Bu mallar olduğu sürece konargöçer hayat yaşıyoruz. Bu çadırın içinde yaşamak zorundayız." diyen Uçar, yaşamlarının hayvanların ihtiyaçlarına göre şekillendiğini belirtti.

"BÖYLE DOĞDUK, BÖYLE YAŞIYORUZ"

Yayladan Bozyazı'ya indiklerinde de kıl çadırda yaşamaya devam ettiklerini belirten Hatice Uçar, hayvanların bakımının kendileri için her şeyden önce geldiğini söyledi:

"Ev yüzü görmüyoruz. Dağın başında yaşıyoruz. Mut ilçesinde evimiz olsa da içinde bir gün bile yatmıyoruz. Evimiz olsa ne olacak? Bir yere gidip oturamıyoruz. Keçiler olunca onların başından ayrılmıyoruz. Bir şehre inemiyoruz. Her zaman dağın başındayız. Bizimki de böyle."

Konargöçer hayatın dışarıdan bakıldığında zor göründüğünü ancak kendilerinin bu yaşama doğduklarından beri alışık olduğunu dile getiren Uçar, "Konargöçer hayatta hayvancılık tabii ki zor. Zor da olsa biz alışkın olduğumuz için bize kolay. Böyle doğduk, böyle yaşıyoruz. Sürekli bunun içinde olunca biz alışıyoruz. Tabii ki bilmeyene çok zor gelir." dedi.

Hayvanların bakımının sürekli devam ettiğini vurgulayan Uçar, kendileri hastalansalar bile hayvanları bırakıp gidemeyeceklerini belirtti.

"BABAM DA YÖRÜKTÜ, EŞİM DE YÖRÜK"

Yörüklüğün kendisi için ailesinden miras kalan bir yaşam biçimi olduğunu anlatan Hatice Uçar, "Babam da yörüktü. Yörük kızıyım. Evlendim, eşim de yörük. Doğduğumdan beri konargöçer hayat yaşıyorum." diye konuştu.

Farklı bölgelere dağılan Sarıkeçili Yörüklerinin mevsimlere göre göç ettiğini belirten Uçar, yaylada hayvanlarını ormanın izin verdiği alanlarda otlattıklarını söyledi.

73 yaşındaki Ali Uçar ve eşi Hatice Uçar, zorlu yaşam koşullarına rağmen kıl çadırları, keçileri ve develeriyle yayla ve kışlak arasındaki göçlerini sürdürüyor. Uçar ailesi, böylece Sarıkeçili Yörüklerinin asırlardır devam eden konargöçer yaşam kültürünü yaşatmaya çalışıyor.

Kaynak: IHA

Güncel, 2026.09.27 10:16