6 Şubat'ı yaşayan ilde korkutan deprem analizi! Uzman isim en riskli bölgeleri açıkladı
Güncel, 2026.08.05 16:176 Şubat depremlerinin ağır izler bıraktığı Adana için yeni bir deprem değerlendirmesi yapıldı. Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, özellikle alüvyon zeminlerin bulunduğu bölgelerde riskin daha yüksek olduğuna dikkat çekerken, kentte 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem beklentisinin bulunmadığını söyledi.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde ağır hasar gören illerden biri olan Adana'da, deprem gerçeğine ilişkin değerlendirmeler sürüyor. Binlerce yapının ağır hasar aldığı ve yüzlerce kişinin yaşamını yitirdiği kentte, uzmanlar hem zemin özellikleri hem de yapı güvenliği konusunda uyarılarını yineliyor.
Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, yaptığı değerlendirmede depremi önlemenin mümkün olmadığını ancak doğru zemin seçimi ve güvenli yapılaşma sayesinde can kayıplarının büyük ölçüde azaltılabileceğini vurguladı.
ALÜVYON ZEMİNLER İÇİN DİKKAT ÇEKTİ
Dr. Tatar, Adana'nın her bölgesinin aynı jeolojik özelliklere sahip olmadığını belirterek özellikle Güney Adana'daki alüvyon zeminlerin daha dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Seyhan, Yüreğir ve Sarıçam'ın bazı bölümlerinin ayrışmış alüvyon zemin yapısı nedeniyle deprem dalgalarını daha fazla büyütebileceğini aktaran Tatar, buna karşılık Kuzey Adana'nın daha sağlam zemin yapısıyla öne çıktığını söyledi.
İLÇELER İÇİN DE RİSK DEĞERLENDİRMESİ YAPTI
Deprem açısından ilçe bazında da değerlendirmelerde bulunan Tatar, Karataş ve Yumurtalık çevresinde deprem üretebilecek aktif fayların bulunduğunu dile getirdi. Buna karşın Karaisalı, Feke ve Tufanbeyli'nin daha sağlam zemin yapısına sahip olduğunu ifade eden Tatar, Ceyhan'ın ise deprem açısından daha riskli bölgeler arasında yer aldığını belirtti.
Uzman isim, yerleşim planlamasında yalnızca fay hatlarının değil, zeminin taşıma kapasitesi ve jeolojik özelliklerinin de büyük önem taşıdığına dikkat çekti.

ECEMİŞ FAYI İÇİN DEĞERLENDİRME
2023 yılında yaşanan büyük depremlerin ardından Türkiye genelinde binlerce sarsıntının meydana geldiğini hatırlatan Dr. Mehmet Tatar, bu durumun fay sistemlerindeki stres dağılımını değiştirdiğini söyledi.
Yumurtalık-Karataş hattında deprem üretebilecek bir fay bulunduğunu belirten Tatar, Pozantı ve Saimbeyli çevresinde ise daha küçük ölçekli depremlere neden olabilecek fayların yer aldığını ifade etti. Kamışlı Vadisi'nden geçerek denize kadar uzandığı belirtilen Ecemiş Fayı'nın uzun süredir sessiz olduğunu dile getiren Tatar, bu fayın gelecekte hareketlenebileceğini ancak mevcut bilimsel verilerin Adana için 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem beklentisini desteklemediğini kaydetti.
SAĞLAM BİNALARIN ÖNEMİNE VURGU YAPTI
Deprem riskinin tamamen ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığını belirten Tatar, asıl önceliğin yapı güvenliği olması gerektiğini söyledi. Bilimsel zemin etütleri doğrultusunda inşa edilen, güncel deprem yönetmeliklerine uygun ve mühendislik hizmeti almış binaların olası depremlerde can kayıplarını önemli ölçüde azaltacağını ifade eden Tatar, kentsel dönüşüm ve yapı denetimi çalışmalarının kararlılıkla sürdürülmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı.
Kaynak: IHA
Güncel, 2026.08.05 16:17